12 Eylül 2012

NASA’nın yeni ortaya çıkan raporu, ilk kez farklı bir felaketi öngörüyor ve olası bir tarih de veriliyor: 12 Eylül 2012…
Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi’nce (NASA) hazırlanan raporda, şimdiye kadar pek de düşünülmeyen, farklı bir felaketten söz ediliyor. Raporda ne küresel ısınma, ne depremler, ne süper-volkan, ne göktaşı çarpması var.

Raporda, Güneş’te meydana gelmesi beklenen büyük bir fırtınadan söz ediliyor. Bunun, Dünya’da yaratacağı etkiler ise “kötü bir kehanet” ya da bir korku filmi senaryosundan farksız…

Güneş yüzeyinde meydana gelen büyük fırtınalarla ortaya çıkan plazma toplarının Dünya’daki enerji şebekelerini çökerterek insanlığı mutlak bir çöküşe sürükleyebileceği uyarısı yapılıyor.

NASA’nın Amerikan Ulusal Bilimler Akademisi’yle ortaklaşa hazırladığı raporda, Güneş’te meydana gelen enerji patlamalarının bugüne kadar Dünya’daki enerji ve iletişim hatlarında görece kısa süreli ve küçük çaplı hasarlara yolaçtığı, ancak büyük çaplı bir patlamanın Dünya’nın manyetik alanına muazzam bir hasar verebileceği kaydedidildi.

Bahsi geçen patlamalardan bugüne kadar kayıtlara geçen tek örneğin 1859’da yaşanan “Carrington Olayı” olduğu belirten uzmanlar, benzer bir patlamanın Kuzey Amerika, İskandinavya, Avrupa ve Çin üzerinde on yıllarca onarılamayacak tahribata yolaçabileceğini söylüyor.

Güneş yüzeyindeki olası bir büyük patlamanın, Dünya’da saatler içerisinde tüm enerji hatlarını eriterek kullanılamaz hale getirebileceği, bunun sonucunda da altyapının çökeceği ve insanlığın Taş Devri’ne dönüş yaşayacağı öngörülüyor. NASA’nın raporunda böyle bir felaket için olası bir tarih de veriliyor: 12 Eylül 2012…

Kaynak: Hürriyet

“12 Eylül 2012” üzerine 70 yorum

  1. o günü sabırsızlıkla bekliyorum insanlık için bir deneyim ve adrenalin patlamsı olacak, umarım bu olay gerçekleşir

  2. 2012 de böyle bir olay olsa bile insanoğlundaki zeka sayesinde dünya üzerindeki tüm şebekeler çökse bile insanoğlu tüm şebekelerin 2 katı kadar daha şebeke yapar yani sözün kısası:Böyle birşey olsa bile taş devrine dönmeyiz

  3. bi kere ben bi kuşak gördüm üff…hem de alt kuşakları var ha..bendeyim 50000000 yıl sen de 6000000 yıl acaip abi ya…senin sarmalın var mı? benimki hem uzun hem 24 lü yaa…

  4. ben de geçen sene başlarında okuduğum çok daha enteresan bi yazıyı paylaşmak istiyorum..

    Yüksek enerjili fotonlardan oluşan büyük bir kuşak. 2012 yılında güneş sistemimiz tüm gezegenleri ile birlikte bu kuşağa girdiğinde dünyamızın ozon deliği onarılacak ve tüm yaşam 3. boyuttan 5. boyuta geçecek. İnsanların 2 sarmallı DNA’ları ikişerli olarak biraraya gelip 12 sarmallı bir DNA’ya sahip olacaklar. Bu olay sırasında tüm insanların chakra’ları açılacak ve duyuları ve algılamaları artacak. Herkes birbirinin düşüncesini okuyabilecek. Bu ilk önce kısa süren bir kaosa neden olacak fakat daha sonra herkes bir düşünce birliği halinde bir araya gelerek, önyargının, yalanın ve kötü düşüncelerin olmadığı bir ortama geçilecek. İnsanlar birbirinin auralarını görebilecekler. 12 sarmallı DNA’ya geçiş sonrası insanlarda hiçbir hastalık kalmayacak, hasta olanlar kendilerini ve birbirlerini iyileştirebilecekler. İnsanlar ölümsüz olacaklar. Ölüm olayı ise fiziksel dünya’da kalmaktan vazgeçip başka bir boyuta geçmeye karar verme şeklinde olacak. Yani, dünya’da geri kalanlar (kalmayı seçenler) ölmeye (başka boyut gitmeye) karar verenlerin ortadan bir anda kaybolduğunu görecekler. Fiziksel dünyamızda kalmayı seçen insanların ışık bedenleri olacak ve bu cennete benzeyen ışıklı dünyada çok güzel vakit geçirecekler. Fiziksel olarak 2000 yıl sürecek olan bu olay sonrasında foton kuşağı güneş sistemimizi terkedecek.
    Foton kuşağı ilk kez ingiliz astronom Edmund Halley (1656-1742) yılında Pleiades takımyıldızlarını kuşatan gazımsı bir kuşak olarak gözlendi (Halley kuyruklu yıldızını da keşfeden astronom). Fredrick Wilhelm Bessel ise foton kuşağının dönüş hızını keşfetti (herbir yüzyılda 5.5 derece saniye). Jose Comas Sol Pleiades takımyıldızındaki güneş sistemlerini keşfetti. Paul Otto Hesse foton kuşağının kalınlığını saptadı (2000 ışık yılı). Güneş sistemimiz her 25.860 yılda bir Pleiades çevresinde bir tur dönmektedir. Yani, yaklaşık olarak her 12.500 yılda bir güneş sistemimiz bu foton kuşağının içine girer. Güneş sistemimizin foton kuşağının içindeki yolculuğu 2000 sene kadar sürer. Yani, foton kuşağından çıktıktan sonra tekrar foton kuşağına girmek için 10.500 yıl geçmektedir. Bu devrelerin alt devreleri de vardır ama üst devre 206 milyon yıl sürer.
    Foton kuşağının kendisinin de aurası var ve ilk aura katmanına (enerji seviyesine) 1962 yılında dünyamız (ve tüm güneş sistemimiz) girmiş durumda. Yani şu anda foton kuşağının düşük enerjili ilk kısmının içinde bulunuyoruz. Dünya’mız ikinci enerji seviyesine ise 1987 yılında girdi. 2012 yılında üçüncü enerji seviyesine girmesi sırasında 110-144 saat (5-6 gün) boyunca karanlıkta kalacağız. Üçüncü enerji seviyesine (foton kuşağının kendisinin bulunduğu esas enerjili kısım) girildiğinde ise karanlık sona erecek ve artık hiç gece olmayacak yeryüzünde. Sırasıyla yazarsak:
    1. gün: 21 Aralık 2012’de kör bölgeye giriş, tüm canlıların beden tipinin değişmesi, hiçbir elektrik aygıtının çalışmaması, tam karanlık
    2. gün: Atmosfer basıncının düşmesi, herkesin kendisini şişmiş hissetmesi, Güneş’in yeterli ısıtamaması, dünya ikliminin soğuması (buzul çağı soğuğu)
    3.-4. gün: Atmosferin şafak vakti gibi sönük bir ışıkla aydınlanması, foton etkisinin başlaması, foton enerjili aygıtların çalışabilir hale geçmesi, yıldızların yeniden gökyüzünde belirmeleri.
    5.-6. gün: 24 saatlik gündüz devresine giriş, kör bölgeden çıkıp ana foton kuşağına giriş, tüm canlıların güçlenip zindeleşmeleri, dünya ikliminin ısınması, foton ışınıyla çalışan gemilerin uzayda yolculuk yapmaya başlaması, telepati, telekinezi gibi psişik yeteneklerin ortaya çıkışı (uyanış, süperbilinç).
    Kısaca, foton kuşağı dünya’daki tüm yaşam için çok büyük bir faydası olan, yüksek enerjili fotonlardan oluşan devasa bir kemer. Güneş sistemimiz bu kuşağa girdiği zaman tekrar çıkması 2000 sene sürecek. Foton Kuşağı (Manaşik Halka) kendi etrafındaki dönüşünü 25.860 yılda bir tamamlamakta ve güneş sistemimiz her bir 10.500 yılda bir foton kuşağına girmekte. Foton kuşağı torus şeklinde (araba lastiği biçiminde) bir kemer ve bunun kalınlığı (çapı değil, kemerin kalınlığı) 2000 ışık yılı. Önemli bir husus elektrikli hiçbir aygıtın ise foton kuşağına girildikten sonra hiçbir şekilde çalışmaması. 2000 yıl boyunca sürecek olan safhada elektrik enerjisi ile çalışacak araca ihtiyaçta olmayacak zaten. Çünkü süperbilinç halinde olma hali ve foton enerjisi kullanabilecek teknoloji ile elektrik enerjisini kullanmaya ihtiyacımız olmayacak.

    Kaynak:http://www.onlinefizik.com/component/option,com_joomlaboard/Itemid,140/func,view/id,3643/catid,2/

    Kaynağa şuan ulaşılamıyo yalnız , çok zaman geçti üstünden.

  5. Güneş üzerinde meydana gelecek olan patlama sonucu oluşan bir elektromanyetik ışık topu (ateş topu değil) dünyayı süpürüp geçecek deniyor. patlamadan sonraki bu topun dünyaya ulaşması saniyeler mertebesinde.
    Oluşacak sıkıntı gerçekten fecaat. Elektrik altyapısı tamamen çökecek, elektrikli hiçbir alet çalışmayacak.
    Örneğin çok katlı bir apartmandasınız diyelim hidrofor çalışmayacağı için bu olaydan yaklaşık yarım saat sonra musluklarınızdan su aklamayacak.
    Marketten alırım derseniz buda kısa bir zaman sonra ciddi sıkıntı , neden mi marketlerin raflarındaki ürünler kısa sürede tükenecek. market dağıtım araçları, kargo uçakları, trenler birsüre sonra mazot/benzin/ gaz/ kömür yokluğundan çalışamıyor olacaklar. Çünkü bu tür yakıtları çıkartmak içinde elektrik gerek. işin sonu yiyecek sıkıntısına da dayanıyor.
    Bu felakatin akabinde yağma ve suç oranı artacaktır. yaralanınca hastaneye gitmeyi denemeyin çünki orada da elektrik en fazla 2 gün idare edebilir. jeneratörlerde mazotla çalışır unutmayın.

    Bu manyetik fırtına kuzey enlemlerindeki ülkeleri etkileyecek. Kuzey Amerika, norveç, çin vs.

    Maya takvimi için bilim adamlarının yaptığı bir yaklaşım daha var. Maya takvimi hesaplanırken 0 atlanarak MÖ 1 ve MS 1 yılları arasındaki 2 yıllık fark 2012 yılı bulunurken dikkate alınmadığından Maya takviminin aslında gregorian takvimine göre 2014 ‘e karşılık geldiği söylenir.

  6. kardeşim ne saçma şey mayalar kıyametin kopçağını nereden bilecek nasanın bu konuda net bir bilgisi varmı bir bakarsın olmaz bazı şeyleri nasa bence uyduruyo

  7. ya mayalılar ne yapsın taaa kac yıl once yapmıslar takvımı sımdı eelfonların takvımı 2099a kadar 2099da kıyametmı kopcak allah allah sacmalıka bak.hem gercekten oleyse nıda 23aralık dogum gunum 21de olmaz 23dede olmaz ktlamam lazım 28ekım hıc olmaz daha sonraya atsınlarXD

  8. arkadaşlar eğer türk mitolojisi okuduysanız orada da 2013 kalgançı çaktan bahsediyor yani karanlık çağ ve ardından bir çok kehanet ortaya atılıyor biyolojik savaşlar gibi bence tarih bir yerlerde doğru birşeyler söylemiş

  9. ama dünyanın sonu anlamına gelmezkii ben bi yerde okumuştumm aynen veriyorum.
    ‘Çoğu kişi Maya Takvimi’ni 21 Aralık 2012′de sona erecek olması ile ilgili haberlerden tanır. Bu haberlerde genellikle kıyamet kopacak, dünyanın sonu gelecek, marduk gelip dünyaya çarpacak gibi bilgilere yer verilir.
    21 Aralık 2012 tarihi üzerinde herkesin anlaştığı bir tarih değil. Bazılarına göre bu takvim 23 Aralık 2012′de bitiyor. Bazılarına göre ise 28 Ekim 2011′de bitiyor.’

  10. arkadaşlar bunu bende okmuştum hatta tarihte bunu destekleyen bir çok ta kanıt var örneğin maya takvimi 2012 yılında sonlanıyor

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir