Karadeliğin Yıldızı Yuttuğu An (Video)

100 milyon yılda bir gerçekleşen bir karadeliğin yıldızı yuttuğu an NASA’nın Swift uydusu tarafından görüntülendi.

Bizden yaklaşık 3.9 milyon ışık yılı uzaklıktaki bir galakside gerçekleşen bu olay gerçekten inanılmaz bir görüntü sunuyor. Yıldızın, galaksinin merkezindeki kardeliğe çok yaklaşması nedeniyle olduğunu belirten bilim insanları, Swift’in gönderdiği görüntülerde, uzayda normalin üzerinde bir hızla güçlenen, yeni bir gama ışını kaynağı keşfetti. Parlaklığını uzun süre muhafaza eden kaynakla ilgili yapılan araştırmada, ışınların uzak bir galaksinin içerisinde yer alan bir kara delikten geldiği tespit edildi.

Bu inanilmaz görüntüleri aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz:

Kaynak: The Sun

Geleceğin Uzay Gemileri

İkarus projesinin grafik mühendisi Adrian Mann, yıldızlararası yolculuk için gerekli olan uzay araçlarına dair bazı konsept çalışmaların çizimlerini yaptı.

Güneş sistemimizin ötesine, uzayın derinliklerine yapılacak yolculuklar için, araçların nükleer güç ve anti-madde gücü gibi bazı itici mekanizmalara sahip olması bekleniyor. Bu beklentilere göre yapılan ilüstrasyon çalışmalarını Adrian Mann’ın gözünden görebilirsiniz.

Saturn Roketleri

Saturn V’in (sol baştaki) bazı eklemelerle geleceği son hali.

Okumaya devam et Geleceğin Uzay Gemileri

Zamanda Yolculuk: Teoriler, Paradokslar ve Olasılıklar

Zaman yolculuğu, yani zamanda farklı noktalar arasında hareket etmek, bilim kurgu filmleri ve dizileri için her zaman popüler bir konu olmuştur. Doctor Who’dan Star Trek’e ve Geleceğe Dönüş’e kadar bir çok yapımda kahramanlarımızı bir aracın içinde geçmişe veya geleceğe yaptıkları maceralı yolculuklarda izledik.

Fakat gerçek biraz daha karmaşıktır. Bilim insanlarının hepsi zamanda yolculuğun mümkün olduğuna inanmaz. Hatta bazıları için böyle bir şeyi denemek ölümcül olacaktır. Okumaya devam et Zamanda Yolculuk: Teoriler, Paradokslar ve Olasılıklar

Mars’ta Koloni Projesi: Mars One

Mars’a gideceğimiz günler hiç uzakta değil. Uzay araştırmacıları Mars’a ayak basmak, hatta üzerinde kolonileşmek ve yaşam sürmek için araştırmalarına son hızla devam ediyor.

Bu projelerden biride “Mars One (Mars Bir)” projesi. Detaylarını ve konsept resimlerini aşağıda görebilirsiniz.

2016: Mars One besin görevi. Ocak 2016’da gerçekleşecek bu görevle yaklaşık 2.5 ton yiyecek ve malzemeler Mars’a gönderilecek.

Okumaya devam et Mars’ta Koloni Projesi: Mars One

NASA’nın Uzay Yemekleri

Astronotların uzay yemekleri nasıldır? Uzayda geçirilen uzun görevler sırasında ne yerler ne içerler? NASA’nın yemek teknolojisi ile astronotların yemeklerini nasıl yediklerini burada görebilirsiniz.

Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) yemek kabı

  Okumaya devam et NASA’nın Uzay Yemekleri

Asteroitler: 2 Dinozorlar: 0

Gök bilimciler, 65 milyon yıl önce dinozorların dünya üzerinden silinmesine neden olan asteroitin bir değil, iki tane olabileceğini belirtti. Yeni teoriye göre, dinozorları yok eden ‘ikiz’ asteroitler, birbirlerinin yörüngesinde hareket ediyordu.

Dinozorların neslini yok eden ‘katil asteroit’, bir değil iki tane olabilir. 65 milyon yıl önce Dünya’ya çarpan asteoitin 7 ila 10 kilometre çapında olduğu düşünülüyor. Avrupalı bilim insanları ise ikinci bir gök cisminin de çarpışmada yer almış ve sanılandan daha büyük bir patlamanın yaşanmış olabileceğini öne sürdü.

Dünya üzerinde iki asteroitin çarpması nedeniyle oluşan kraterleri inceleyen araştırmacılar, dinozorların da ‘ikili asterorit çarpması’ nedeniyle yok olmuş olabileceğini düşünüyor.

Newscientist sitesinin haberine göre, Kanada’nın Hudson Körfezi yakınlarında yer alan Clearwater Gölleri, ikili asteroit çarpmasının izlerini gösteriyor. 290 milyon yıl öncesine uzanan göller, Dünya’nın ikiz asteroit çarpmasına ait nadir izlerinden biri. Dünyadaki kraterlerin sadece 50’de 1’i ikiz asteroit çarpması sonucu oluşmuş durumda.

Clearwater gölleri.

İKİ ÇARPMA, TEK İZ
Paris’te yer alan Dünya Fizikleri Enstitüsü’nden Katarina Miljkovic, “15 yıldır bildiğimiz bir şey, Dünya’nın yörüngesine yakın asteroitlerin yüzde 15’inin ikili olduğu” dedi. Bu asteroitlerin, ikiz olacak kadar büyüklük bakımından birbirlerine benzediği düşünülüyor.

Miljkovic ve meslektaşları, gerçekleştirdikleri bilgisayar simülasyonlarında, ikili asteroitlerin çarpışmalarda ağırlıklı olarak tek bir krater oluşturduğunu saptadı. Bir göktaşının kendisinden 10 kat büyüklükte bir krater açabildiğini bilinirken, iki tane küçük ve aralarında mesafe bulunan asteroitin iki krater oluşturma olasılığı da çok yüksek. Miljkovic, simülasyonların ‘ikili asteroitlerin Dünya’daki kraterlerin neden sadece yüzde 2’sini oluşturduğunu ortaya koyduğunu’ ifade etti.

İkili asteroitlerin geçmişte Dünya’ya sanılandan daha fazla çarptığını ve tek bir krater oluşturma olasılıklarının yüksek olduğunu belirten Miljkovic, dinozorları yok ettiği düşünülen çarpışmanın da tek bir iz bıraktığına inanıyor. İki asteroit tarafından oluşan kraterlerin en büyük özelliği, asimetrik olmaları.

Meksika’nın Yucatan yarımadasının güneyinde yer alan ve 65.5 milyon yıl önce oluşan Chicxulub kraterinin de, aslında ikili asteroit çarpmasına işaret eden bir krater. Aynı krater, dinozoların ölümünü getiren çarpışmanın izi olarak kabul ediliyor.

Chicxulub, bugün üzeri örtülmüş bir krater.

BULGULAR GÜÇLENDİ
Miljkovic, “Chicxulub krateri önemli asimetrik özellikler gösteriyor, ikili asteroitler tarafından oluşmuş olabileceğini ele almamız gerek” dedi.

Çek Cumhuriyeti’nin Ondrejov kentindeki Bilim Akademisi’nden Petr Pravec, Miljkovic ve ekibinin araştırmasını destekleyen bilgiler sundu. Pravec, “Chicxulub kraterindeki çarpışmanın neden olduğu yerçekimsel anormallikler, kraterin ikili asteroit tarafından oluştuğu düşüncesini güçlendiriyor” dedi.

Miljkovic’in simülasyonları, 180 km çağındaki kraterin, 7 ila 10 km çapında iki tane asteroitin çarpmasıyla oluşabileceğini, her bir asteroitin 80 km’lik kratere neden olabileceğini gösterdi. Miljkovic, elde ettikleri bulgularının gelecekleri araştırmalar için kılavuz oluşturduğunu ifade etti.

ABD’nin California Üniversitesi’nden Jean-Luc Margot da çalışmanın “net analitik bulgular sunduğunu ve iki asteroitin tek bir krater oluşturabileceğine yönelik delilleri güçlendirdiğini” söyledi.

Kaynak: Newscientist, ntvmsnbc

Uzaya Çıkan Hayvanlar

Uzaya çıkan ilk canlılar biz değildik. Bizden önce küçük dostlarımız, bu tehlikeli yolculuklarda yer alarak insanoğlunun uzay macerasına katkıda bulunmuşlardır.

İşte uzaya çıkan ilk canlı dostlarımız, astronot hayvanlar:

Laika. Bu sevimli kırma köpek uzaya çıkan ilk canlı olarak tarihe geçmiştir. 1957’de Sovyetlerin Sputnik-2 görevinde yer almıştır.

 

Maymun astronot Sam. Bu rhesus maymunu 1959’da NASA’nın Mercury uzay aracıyla dünya dışına çıkmıştır.

 

Sam’in ikinci yolculuğu 1960’da yine NASA’nın Mercury göreviyle gerçekleşmiştir.

 

Ham adındakı bu şempanze NASA tarafından 1961’de uzaya gönderilmesinin ardından yeryüzüne başarıyla dönmüştür.

 

Enos adındaki şempanze, 1961’de ki uzay görevi için hazırlanıyor.

 

2013’de İran’ın uzaya gönderdiği maymun.

 

Kaynak: NASA ve Space.com