Mars’ta Koloni Projesi: Mars One

Mars’a gideceğimiz günler hiç uzakta değil. Uzay araştırmacıları Mars’a ayak basmak, hatta üzerinde kolonileşmek ve yaşam sürmek için araştırmalarına son hızla devam ediyor.

Bu projelerden biride “Mars One (Mars Bir)” projesi. Detaylarını ve konsept resimlerini aşağıda görebilirsiniz.

2016: Mars One besin görevi. Ocak 2016’da gerçekleşecek bu görevle yaklaşık 2.5 ton yiyecek ve malzemeler Mars’a gönderilecek.

Okumaya devam et Mars’ta Koloni Projesi: Mars One

ESA’dan Yüksek Çözünürlüklü Mars Görüntüleri

Avrupa Uzay Ajansının (ESA, European Space Agency), Kızıl Gezegene gönderdiği Mars Express uydusundan heyecan verici ve yüksek çözünürlüklü yeni fotoğraflar geldi.

Mars’ın Amenthes bölgesinden çekilen bu görüntüleri aşağıda görebilirsiniz. Fotoğraflarla ilgili yorumlarınızı bekliyoruz.

Amenthes bölgesinin güneydoğusu. Kraterler ve lav kanalları net şekilde görülüyor. Koyu renkli bölgeler, rüzgarlarla savrulmuş koyu tortular tarafından kaplanmış.

 

 

Vadi ve onun sol üstünde görünen 100km genişiliğindeki Palos krateri.

 

Amenthes bölgesinin volkanik ovaları.

 

Amenthes bölgesinin topografik görüntüsü.

 

Amenthes bölgesinin üç boyutlu 3D görüntüsü. 3D gözlükle bakarsanız, bu muhteşem görüntüyü oradaymış gibi görebilirsiniz.

 

Kaynak: ESA

Curiosity’den İnanılmaz Mars Görüntüleri

Mars keşif robotu Curiosity, Kızıl gezegenden çarpıcı görüntüler ve fotoğraflar göndermeye devam ediyor. Mars’ın görüntülerinden oluşan galeriyi buradan görebilirsiniz.

Mars robotu Curiosity, beyaz ışık altında bir mars kayasını görüntülüyor. Bu fotoğraf Mars’ın ilk gece görüntüsü olarak tarihe geçiyor.
Mars kayasının yakın plan çekilmiş görüntüsü. Ortadaki beyaz-transparan kaya parçası oldukça belirgin.
Bu toprak parçası Curiosty’nin ilk sondaj çalışması için seçilen yer.
İlk sondaj çalışmasının yapılacağı bölge ve civarı
Damarlı kaya bölgesi. Buradaki beyazımsı minarellerin kalsiyum sülfat olduğu tahmin ediliyor.
Mars ve Dünya’da ki kaya içi damarların görüntüleri. Sağdaki sülfatça zengin damarların, solda tarafta Mars’takilere ne kadar benzediğini görebilirsiniz.
Mars keşif robotu Curiosity’nin kum ve tozları temizlemek için fırçasını kullandığı ilk bölgenin görüntüsü
Fırçayla temizlenmiş bölümün yakın plan görüntüsü.
“Yılan Nehri” olarak adlandırılan nehir yatağı.
Curiosity’nin robotik elini kullanarak çektiği kendi fotoğrafı. Arka planda Curiosity’nin gittiği Mount Sharp tepesini görebilirsiniz.
Mars robotu Curiosity yılbaşını Gale kraterinin daha önce keşfedilmemiş bir bölgesinde geçiriyor.
Kumlardaki robot kepçeleri, Rocknest bölgesi.
Mars keşif robotunun iniş yaptığı Bradbury’den Point Lake bölgesine olan yolculuğun yol haritası.
Curiosity keşif robotunun çalıştığı Rocknest bölgesi.

 

Mars topraklarından örnek görüntüler. Yukarıdaki iki görüntü Spirit keşif robotundan. Sol alttaki Viking robotunun iniş yaptığı bölge. Sağ alttaki de Curiosity’den Gale kraterinin yakın plan görüntüsü.

 

Mars’taki Rocknest bölgesinin panaromik görüntüsü.

 

Rocknest 3 olarak adlandırılan Mars kayası. Bu görüntü 59. Mars gününde öğle vaktinde kaydedilmiştir.

 

Curiosity robotu yeniden yollarda.

 

Mars robotu Curiosity’nin kendi çektiği yüksek çözünürlüklü fotoğrafı.

 

Rocknest’in Curiosity fotoğrafları. Soldaki modifiye edilmemiş orjinal Mars koşullarındaki görüntü. Sağdaki ise Dünya’daki ışık koşullarına göre beyaz dengesi yapılarak modifiye edilmiş görüntü.

 

Curiosity’nin Mars yüzeyindeki ilk kepçe izleri.

 

Mars toprağındaki ortada görünen parlak partikül. Önceleri bunun eski keşif robotlarından bir parça olduğu düşünülüyordu. Ancak yapılan incelemelerle bunun doğal bir toprak parçası olduğu anlaşıldı.

 

Mars robotu Curiosity’nin örnek için topladığı kum parçaları.

 

Curiosity’nin Rocknest bölgesindeki tekerlek izi

 

Mars’ın antik dereyatakları olduğunu gösteren kanıtlardan biri.

 

Mars’ta bir zamanlar akarsu olduğunu gösteren yüzey şekilleri.

 

Rocknest’teki koyu renk kayalıkların olduğu kumul bölge.

 

Kaynak: NASA ve Space.com

Mars’ın Coğrafyası

Mars’ın küçük bir gezegen olmasına rağmen – yarıçapı Dünya’mızın yarısı kadardır – kıyaslarsak, Everest dağından ve Büyük Kanyon’dan daha etkileyici yerlere sahip olduğunu artık biliyoruz.

Bun yerlerden birisi olan Valles Marineris, kabaca Mars’ın ekvator bölgesinde yer alan, 4000km uzunluğunda ve 600km genişliğinde bir yarıktır. Amerika Birleşik Devletleri’nde ki Büyük Kanyon sadece 450km uzunluğunda ve 29km genişliğindedir.

Valles Marineris

Bir diğer etkileyici yer, güney yarımkürede bulunan Hellas havzasıdır. Bu havza 2300km çapında ve derinliği 9km’den fazladır.

Hellas havzası

Ama bunların yanında belki de en dikkat çekici olan, kuzey ve güney yarımküreleri arasındaki yükseklik ve yüzey biçimi farklılığıdır. Güneyin engebeli ve dağlık yüzeyine göre, kuzey yarımküre düz, pürüzsüz ve ortalama altı km daha alçaktır.

Mars ve Dünya arasındaki büyüklük oranı

Kaynak: ESA

Okyanuslar ve bulutlarla kaplı bir Mars

Dünya’nın en yakın komşusu Mars, on yıllardır gök bilimcilerin sırlarını çözmeye çalıştığı gezegenlerin başında geliyor. Son 10 yıl içinde yapılan keşifler, gezegende bir zamanlar sıvı halde su olduğuna işaret ederken, Mars’ın antik zamanlarda tıpkı Dünya’ya benzediği görüşü de güçleniyor.

Yüzeyindeki Oppurtunity ve Curiosity keşif araçlarının yanı sıra, Mars Yörünge Kaşifi (MRO) uydusu tarafından gözlemlenen Mars, elde edilen son bulgularla bir zamanlar nasıl bir görünüme sahip olduğu hakkında bilim insanlarına ipucu veriyor.

MRO’un, Kızıl Gezegen’deki jeolojik yapıların yüksekliğine ait gönderdiği verileri değerlendiren ABD’lı yazılım mühendisi Kevin Gill, bilgisayar ortamında Mars’ın görüntüsünü oluşturdu.

Discovery News sitesine çalışması hakkında açıklama yapan Gill, “Dünya’ya ait benzer modeller yapıyordum. Mars’ta hayat olduğu izlenimi veren çizimlere rastladıktan sonra aynısını denemek istedim… Mars hakkında yeni bilgiler edinmek, yaratıcı olmak ve kullandığım yazılımı geliştirmek güzel bir şey” dedi.

DEV OKYANUSLAR VE NEHİRLER ORTAYA ÇIKTI
Gill, yaptığı çalışmada Mars’ın bir yüzünü tamamen farklı bir görünüme soktu. Dev okyanuslar ortaya çıkarken, 4 bin km’yi geçen uzunluğuyla Güneş Sistemi’ndeki en uzun vadileri içeren Vallis Marineris, okyanuslara açılan bir nehir haline geldi.

Mars’ın batı yarım küresindeki volkanik plato olan Tharsis Bulge’de bulunan ve uzunluğu Everest’in üç katı olan Olympus Mons, diğer yanardağlar Pavonis Mons, Ascraeus Mons ve Arsia Mons ile bulutlara yükselen bir görüntü oluşturdu.

Gill, yüksek rakımlı ekvatora yakın volkanik bölgede bitki örtüsünü az tutarken, daha alçak olan alanlara daha nemli ve yeşilliği bol bir görünüm kazandırdı. Mars’ın yüzde 95’i karbondioksitten oluşan ince atmosferi ise bulutlarla örtüldü.

büyük hali için tıklayın

CURIOSİTY TAHMİNLERİ DOĞRULUYOR
Mars’a Ağustos 2012’de iniş yapan keşif aracı Curiosity, Kızıl Gezegen’in bir zamanlar su akan nehirlerle kaplı olduğuna dair en büyük kanıta ulaşmıştı.

İniş yaptığı Gale Krateri’nde derinliği neredeyse 60 santimetre olan nehir yatağı keşfeden Curiosity, Mars’ın sadece kutup bölgelerinde buz halinde sıvı bulunmayabileceğini ortaya koydu. Kısa bir süre önce ise Oppurtunity keşif aracı Endeavour kraterinin kenarında geçmişte suyun etkisiyle oluşmuş minerallere rastladı.

Dahası, MRO’nun ve gemişteki uyduların Dünya’ya gönderdiği fotoğraflarda, Mars’ın yüzeyinde dev çukurlar ve nehir deltalarına benzeyen yapılar görüldü. Mars’ın kuzey yarımküresinde yer alan ve 4-5 km derinliğiyle gezegenin en alçak bölgesi olan Vastitas Borealis’te, bir zamanlar var olan okyanusun izlerini gösteren antik kıyı şeridi yer alıyor.

ATMOSFER DAHA KALINDI
Mars, mayetosfer tabakasını 4 milyar yıl önce kaybetti. Güneş fırtınaları, Mars atmosferini daha rahat etkisi altına alırken, manyetik alanının bulunmaması, kozmik fırtınalara karşı Kızıl Gezegen’i savunmasız bırakıyor. Bu bilgiler, Mars’ın uzun bir süredir Dünya gibi bir biyosfere sahip olmadığını gösteriyor.

Gill, Mars’ı renklendirirken bilimsel bulgulardan uzaklaştığını belirtti: “Gezegen bilimcisi değilim. Bu yüzden birçok tahminimi Dünya’daki coğrafi özelliklere göre yaptım. Ardından Mavi Bilye fotoğraflarıyla değerlendirme yaptım.”

Bir zamanlar gerçek olup olmadığı henüz bilinmese de, okyanuslara, bitki örtüsüne ve canlı bir atmosfere sahip olan bir Mars düşüncesi bugün hala heyecan verici.

Mars’ta Yaşam İzi Bulundu! [Güncellendi]

Güncelleme: NASA, bu hafta başında Mars keşif aracı Curiosity’nin yaptığı ‘büyük keşfin’ aslında beklendiği kadar büyük ve önemli olmadığını açıkladı ve tüm dünyada hayal kırıklığı yarattı. Massachusetts Institute of Technology’de (MIT) akademisyen olan Türk bilim insanı Bülent Kızıltan yaptığı açıklamada ‘NASA’nın PR denemesi yaparak gereksiz bir heyecan yarattığını’ belirtti.

Mars keşif aracı Curiosity’nin görev ekibinde yer alan John Grotzinger, Kızıl Gezegen’in yüzeyinde ilkel yaşam izlerine rastlandığını belirtti. Elde edilen sonuçların, kesinleşmesi için birçok testten geçirilmesi gerektiği ifade edildi.

NASA, Curiosity’nin Mars kumundan topladığı numuneler üzerinde yapılan analizler sonucunda, ‘tarihi bir keşif yapılmış olabileceğini’ açıklamıştı. Mars yüzeyinde Ağustos ayından bu yana keşif yapan Curiosity’nin elde ettiği bulgular, bir hafta süren değerlendirmelerin sonucunda bugün kamuoyuna açıklandı.

Curiosity ekibinde yer alan bilim insanları, Kızıl Gezegen’in toprağında karmaşık kimyasal yapılar tespit ettiklerini, aynı zamanda uzun zamandır aradıkları organik bileşiklerin izine rastladıklarını belirtti. Mars’ta ilkel yaşam izlerine ilk kez ulaşıldığına dair tarihi bir açıklama yapılırken, bulguların kesinleşmesi için numunelerin Dünya’ya getirilmesi ve burada analiz edilmesine kadar uzanan kapsamlı testlerin yapılması gerektiği ifade edildi.

YAŞAM İZİ NEREDEN GELDİ?
Curiosity’nin Mars yüzeyinden topladığı numunede klor, sülfür ve su izine rastladığı açıklandı. Bu elementlerin yanı sıra, karbon içeren kimyasalların, yani organik moleküllerin (yaşamın yapı taşı olan bloklar) izine rastlandığı ifade edildi.

Bu element ve moleküller, Curiosity’nin Mars Numune Analizi (SAM) donanımı tarafından tespit edildi. Curiosity, robotik kolunun ucundaki kepçeyle Mars kumu ve toprağını süzdükten sonra bu donanıma boşaltıyor ve numunelerin bileşikleri tespit ediliyor.

John Grotzinger, basın toplantısında yaptığı açıklamada, Curiosity’nin gerçekleştirdiği analizlerin doğruluk payına dikkat çekerken, daha çok test yapmaları gerektiğini söyledi. Grotzinger, “Curiosity mükemmel çalışan ve son derece hassas olan bir donanıma sahip. Bu donanım Mars yüzeyinde elde ettiği numunelerde organik moleküller keşfetti. Bunun test edilmesi gerekiyor. Dünya’ya getirilecek numunelerin analiz edilmesi gerekiyor. Bu organik moleküller nereden geldi, Mars çevresinde mi oluştu yoksa başka bir yerden mi geldi bunu anlamamız lazım” dedi.

Curiosity ekibi, yapılan tespitin ardından sorulması gereken en önemli sorunun, bu bileşiklerin Mars’ın doğasında mı oluştuğu veya diğer kozmik cisimler tarafından mı Kızıl Gezegen’e taşındığını anlamak olduğunu ifade etti. Dahası, bu yaşam izlerinin, Curiosity tarafından Dünya’dan Mars’a taşınmış olabileceği belirtildi.

‘TESTLER SÜRECEK’
Curiosity’nin SAM baş analisti Paul Mahaffy, Grotzinger’in ardından söz alarak, “SAM, organik moleküllere ait kesin bir tespitte bulundu diyemeyiz… Her ne kadar organik bileşikler bulmuş olsa da, ilk olarak bu bileşiklerin Mars’a özgü olup olmadığını anlamamız lazım” dedi.

NASA yaptığı basın açıklamasında, “Tespit edilen klorun büyük olasılıkla Mars’a ait olduğunu ancak karbonun Curiosity aracılığıyla Dünya’dan gelmiş olabileceğini” ifade etti.

Curiosity'nin Mars izleri
Curiosity’nin Mars izleri

Curiosity, en son elde ettiği bulguları Sharp Dağı’na giden yolun üzerinde bulunan rüzgarlı ve kumlu ‘Rocknest’ bölgesinde keşfetti. Curiosity, dev Gale Krateri’ne indikten sonra kapsamlı analizler gerçekleştirmek için Sharp Dağı’na ilerliyor.

Grotzinger, 2.5 milyar dolarlık nükleer enerjili keşif aracının, yakın zamanda sondaj çalışmalarına da başlayacağını ifade etti. Mars’a gönderilen en gelişmiş uzay aracı olan Curiosity, en az 2 yıl süreyle Gale Krateri’nde keşif yapacak.

Grotzinger, bugüne kadar Curiosity’nin Dünya’ya çok büyük ve çok önemli miktarda veri gönderdiğini, kamuoyuyla paylaştıkları fotoğraf sayısının 11 bini bulduğunu belirtti. ABD’li araştırmacı, bir hafta boyunca bekleyen açıklamanın oldukça önemli olduğunu belirtirken, Curiosity ekibi, uzay aracının birçok önemli keşifte bulunduğunu ve antik bir nehir yatağı keşfinin ‘inanılmaz’ olduğunu ifade etti.

Kaynak: nasa, ntvmsnbc