Mars’ta Tarihe Geçecek Bir Keşif!

NASA’dan açıklama: “Mars’ta bulunan keşif aracı Curiosity çok önemli bir keşif yaptı”. Bazıları, Mars’ta organizma kalıntısına ulaşıldığını öne sürdü.

Kızıl Gezegen’in yüzeyinde gözlem ve deneyler gerçekleştiren Curiosity, çok büyük bir keşif yapmış olabilir. Ancak NASA’nın konu hakkında kesin bir açıklama yapmamış olması şu an bilim dünyasında birçok soru işaretine neden olmuş durumda. NASA, Aralık’ın ilk haftasında resmi açıklama yapılacağını belirtti.

NASA’nın Jet İtiş Gücü Laboratuvarı’na ev sahipliği yapan California Teknoloji Enstitüsü’nden (Caltech) jeolog John Grotzinger, Curiosity’nin en son analizlerinde çok ilginç sonuçlar elde ettiğini belirtti. Curiosity, Mars Numune Analizi (SAM) cihazına döktüğü en son numunede ‘bir şey’ keşfetti.

“TARİH KİTAPLARINA GEÇECEK”
Grotzinger, National Public Radio’ya (NPR) yaptığı açıklamada, “Curiosity’nin elde ettiği en son bulgular tarih kitaplarına geçecek. Gerçekten çok etkileyici görünüyor” dedi. Grotzinger’in açıklamasının ardından, Mars’taki jeolojik yapıların kimyasal bileşenlerini ve bu bileşenlerin yoğunluklarını analiz eden Curiosity’nin, Kızıl Gezegen’de mikrobiyolojik yaşam tespit etmiş olabileceği ifade edildi.

Grotzinger, Wired dergisine yaptığı açıklamada, elde edilen bilgilerin yakın zamanda açıklanacağını belirtti. Söz konusu açıklamanın, 3-7 Aralık arasında San Francisco’da düzenlenecek 2012 Amerikan Jeofizik Birliği toplantısında yapılabileceği ifade edildi.

Grotzinger, gönderdiği e-posta’da, “elde edilen sonuçların Dünya’yı sarsabilecek boyutta olduğunu, bu yüzden Curiosity ekibinin elde edilen bulguların doğruluğunu teyit etmek için birçok kontrol gerçekleştireceğini” söyledi. NASA, Grotzinger’in açıklamalarının dışında son gelişmeleri gazeteciler ve bilim dünyasıyla paylaşmıyor. Hatta, NASA bünyesinde Curiosity ekibi dışındaki bilim insanlarına bile bilgi verilmiyor.

Curiosity’nin 8 Eylül’de çektiği, Mars yüzeyine ait bir fotoğraf.

“SADECE BİR İPUCU DA OLABİLİR”
Arizona Üniversitesi Ay ve Gezegen Laboratuvar’ından Peter Smith, “Eğer yapılan keşif tarih kitaplarına geçecekse, açıklanmasını beklediğimiz keşif organik materyaller olacak” dedi. Mars’ın Kuzey Kutup bölgesine 2008 yılında inen Phoenix keşif aracının ekibinde yer alan Smith, “Sadece bir ipucu elde edilmiş olabilir… Ama bu bile heyecan verici” dedi. Smith, Curiosity ekibinde yer alan kimseyle bağlantısı olmadığını ve en son gelişmeler hakkında bir bilgisi bulunmadığını söyledi.

Organik moleküllerin bulunması, Mars’ta yaşam olabileceği ihtimalini güçlendiren en önemli sinyallerden biri olacak. Phoenix, keşif görevi esnasında toprak numunesini eritmiş ancak Mars toprağında yer alan perkloratlara (tuz) rastlamıştı. Perkloratlar, ısıya tepki vererek tüm karmaşık organik molekülleri yok ediyor ve geride sadece karbon dioksit bırakıyor. Karbon dioksit, Mars atmosferinde oldukça bol mikyarda bulunuyor.

BU KEZ BULUNDU MU?
Mars’a 1976’da inen ve Kızıl Gezegen’in toprağına değen ilk insan yapımı araçlar olan Viking-1 ve Viking-2’de organik molekül arayışından sonuç alamamıştı. Bilim insanları, Mars’ta yapılan ilk keşiflerin ardından Dünya’nın en yakın komşusunda yaşam olmayacağını düşünmeye başladı. Bunun en büyük nedeni, organik molekülleri ortadan kaldıran perkloratların varlığıydı.

Phoenix’in aksine, Curiosity’nin sahip olduğu en son teknoloji analiz ve deney donanımı, perkloratların tepki vermesini önleyen bir şekilde yavaşça ısıtılmasını sağlıyor. Aynı zamanda, deney esnasında numunede ne kadar karbon, oksijen, hidrojen ve diğer moleküllerin bulunduğu net bir şekilde ölçülüyor.

Curiosity’nin, tüm Mars keşif araçlarında standart olan ‘Hazcams’ kameraları. Ön ve arkadaki bu kameralar, yer ve çevredeki riskli unsurlara karşı keşif aracını uyarıyor.

Curisosity’nin sadece basit organik bileşikler bulmasının etkileyici olmayacağını belirten Smith, bu bileşiklerin Asteorit Kuşağı’ndaki meteorlarla Mars’a taşınmış olabileceğini hatırlattı. Ancak Mars’ın geçmişte yaşamın yapı taşlarına sahip olduğuna dari bulguların elde edilebileceğini belirten Smith, bir zamanlar gezegende bulunduğuna inanılan suyun da eklenmesiyle organizmaların Kızıl Gezegen’de yaşamış olabileceğini söyledi.

“DİKKATLİ OLUNMASI GEREKİYOR”
Wired’a konuşan Smith, “Eğer çok karmaşık organik yapıda bir yaşam izi bulmuşlarsa, bu gerçekten müthiş bir gelişme olur” dedi. Böyle bir bulgunun, bir zamanlar Mars’ta yaşamış organizmaların kalıntıları olabileceğine değinen Smith, yine de ‘bir kepçe kumdan’ böyle bir bulguya ulaşmanın çok düşük bir olasılık olduğunu söyledi.

Curiosity’nin elde ettiği bulguların ilk anda açıklanmamasının doğru bir hareket olduğunu ifade eden Smith, Phoenix görevinde de benzer bir süreç izlediklerini belirtti. Ancak elde ettiği sonuçlar hakkında yapılan spekülasyonların çok büyümesi, hatta ekiplerinden birinin Beyaz Saray’la görüştüğüne dair yanlış haberlerin çıkması, Smith’i oldukça zor durumda bırakmış. Smith, “Bir şeyleri gizli tutmaya çalıştığınızda, birçok çılgın şey yaşanabiliyor” dedi.

Kaynak: ntvmsnbc

Mars’ın En Çarpıcı Görüntüleri

Nasa, Mars keşif aracı Opportunity’nin gönderdiği yeni panaromik fotoğrafları yayınladı. Fotoğraflar robotun 4 ay boyunca Mars kışında bulunduğu araziyi gösteriyor.

360 derecelik fotoğraflar panaromik kamera (Pancam) ile çekilen 817 resimin birleştirilmesi ile oluşturulmuş.

Kaynak: Nasa

Curiosity, Mars’ta Nehir İzleri Buldu

NASA’nın Mars’taki uzay aracı Curiosity (Merak), iniş yaptığı bölgenin yakınında yüzey boyunca akan tarihi bir nehrin izlerini tespit etti.

Bilim insanları, akarsuya ait kanıtın, Curiosity’nin 6 Ağustos’ta iniş yaptığı Gale Krateri yakınında fotoğrafladığı çakıl taşlarının biçimlerinin ve büyüklüklerinin incelenmesi sonucunda elde edildiğini bildirdi. Tarihi nehrin suyunun hızlı aktığı ve derin olduğunun sanıldığı kaydedildi.

ABD’nin Arizona eyaletindeki Gezegen Bilimleri Enstitüsü’nden Rebecca Williams, “Elde edilen son veriler ışığında ortak bir şekilde şunu söyleyebiliriz ki, kayalardaki ve taşlardaki izleri ancak şiddetli bir su akıntısı oluşturabilir” dedi.

2 buçuk milyar dolarlık Curiosity keşif aracının Mars’taki ilk iki yıl boyunca öncelikli hedefi, yaklaşık 5 kilometrelik bir alana uzanan kraterin tabanındaki tepeleri ve yükseltileri araştırıp hayat belirtileri ortaya çıkarmak.

Avrupa Uzay Ajansı (ESA)’nın keşif uydusu Mars Express’in de geçtiğimiz Şubat ayında kızıl gezegende milyarlarca yıl önce var olmuş iki büyük okyanusa ait güçlü deliller topladığı açıklanmıştı.

Kaynak: Cihan H.A.

Mars’ta Gün Batımı

NASA’nın Mars keşif robotu Oppurtunity, Kızıl Gezegen’deki dev Endeavour kraterine bakan bir noktada mükemmel bir kare yakaladı.

Kraterin batı ucunda bulunan robot, gün batımı esnasında Güneş ışınların kratere düştüğü anı görüntüledi. Fotoğrafta, Oppurtunity’nin gölgesi kratere uzanıyormuş gibi görünüyor. Keşif robotu, 22 kilometre genişliğindeki kratere Ağustos 2011’de ulaşmıştı.

NASA’nın yayımladığı en son fotoğraf, Oppurtunity’nin panoramik kamerasıyla Mars saatiyle 16.30 ile 17.00 arasında çekildi. NASA yetkilileri, fotoğrafın 9 Mart tarihine ait olduğunu belirtti. Sahte renkte yayımlanan fotoğraf, Endeavour’un yüzeyindeki karanlık tepeler gibi kraterin yüzeyindeki farklılıkların belli olmasını sağlıyor.

Oppurtunity, yaklaşık dört ay boyunca dev krateri Greeley Haven adı verilen bölgeden gözlemledi ve henüz iki hafta önce tekrar hareket etmeye başladı. Kış süresince sabit bir noktada bekleyen keşif robotu, bu sürede solar panellerini Güneş’e konumlandırarak aktif kaldı.

Oppurtunity, geride bıraktığı dört ay süresince, Greeley Haven’daki kayaları incelerken, bilim insanları robotun yaydığı radyo sinyallerini analiz ederek gezegegin iç yapısı üzerinde araştırmalar yaptı.

MARS’TA SEKİZ YIL
Oppurtunity ve ikizi Spirit, Kızıl Gezegene Ocak 2004’te indi. Altı tekerli, golf arabası büyüklüğündeki iki robotun asıl görevi, üç ay boyunca Mars’ta geçmişten kalan su izleri bulmaktı.

Her iki robotun görev süresi geride kalan aylar boyunca uzatılırken, Mars’ın bir zamanlar daha sulak ve sıcak bir yer olduğuna dair bulgular elde ettiler. Spirit, Mart 2010’da Güneş’i görecek şekilde konumlanmayı başaramayınca devre dışı kaldı ve geçtiğimiz yıl tamamen kullanılmaz hale geldiği açıklandı. Oppurtunity ise geride kalan sekiz yılın ardından hala güçlü. Keşif robotunun bu sürede geride bıraktığı mesafe 34.4 km.

NASA’lı mühendisler, yakın zamanda Oppurtunity’e eşlik edecek yeni bir robotu Kızıl Gezegen’e gönderecek. Bir ton ağırlığındaki Curiosity, bir aksaklık yaşanmadığı takdirde 5 Ağustos günü Mars’ın yüzeyine inecek. Araba büyüklüğündeki keşif robotu, Mars’ın yüzeyinde mikrobik hayata dair bulgular arayacak.

Uzaylılar nerelerde yaşıyor olabilir?

Amerikalı bilim adamları, uzaylıların yaşaması en olası gezegen ve uyduların listesini çıkardı. Favoriler Gliese 581g ve Titan…

Listeye göre Satürn’ün uydusu Titan ve 20,5 ışık yılı ötedeki Terazi takım yıldızında bulunduğu sanılan Gliese 581g (üstte) dış gezegeni, uzayda en yaşanılası yerler…

Astrobiyoloji dergisinde yayınlanan makalede araştırmacılar farklı kriterlere odaklanan iki ayrı liste hazırladı: Dünya’ya Benzerlik Endeksi ve Gezegen Yaşanabilirlik Endeksi. ABD’deki Washington Üniversitesi’nden Dirk Schulze-Makuch, “Önce başka gezegenlerde de Dünya’dakine benzer koşullar olabilir mi diye sorduk. Çünkü bu koşulların yaşama elverişli olduğunu biliyoruz” diyor. İkinci olarak da dış gezegenlerde bizim bildiğimiz-bilemediğimiz başka yaşam türlerinin yaşama olasılığı var mı sorusuna cevap aranmış.

Dünya’ya Benzerlik Endeksi gezegenlerin büyüklüğü, yoğunluğu ve ana yıldızdan uzaklığı gibi verileri Dünya’nınkilerle karşılaştırıyor.

Gezegen Yaşanabilirlik Endeksi ise yüzeyin buzla mı taşla mı kaplı olduğu, atmosferi ya da manyetik alanı olup olmadığı gibi başka faktörleri inceliyor. Ayrıca Ana yıldızdan gelen ışık ya da gelgit çekimi gibi organizmalara enerji verebilecek ne tür kaynaklar olduğuna da bakıyor.

Gelgit çekimi, bir diğer nesne ile yerçekimsel etkileşimlerin bir gezegen ya da uyduyu içten ısıtmasına verilen ad. Gezegen Yaşanabilirlik Endeksi’nde dikkate alınan son faktör ise kimya: Organik bileşikler ve önemli kimyasal reaksiyonlar için gereken sıvı bazlı çözücüler var mı?

Satürnün uydusu Titan

DÜNYA’YA BENZERLİK ENDEKSİ
Dünya – 1,00
Gliese 581g – 0,89
Gliese 581d – 0,74
Gliese 581c – 0,70
Mars – 0,70
Merkür – 0,60
HD 69830d – 0,60
55 Cnc c – 0,56
Ay – 0,56
Gliese 581e – 0,53

GEZEGEN YAŞANABİLİRLİK ENDEKSİ
Titan – 0,64
Mars – 0,59
Europa – 0,49
Gliese 581g – 0,45
Gliese 581d – 0,43
Gliese 581c – 0,41
Jüpiter – 0,37
Satürn – 0,37
Venüs – 0,37
Enseladus – 0,35

GLIESE 581 FARKI
Her iki endekste de üç-dört gezegenle temsil edilen Gliese 581 sistemi, gökbilimciler tarafından yakından izleniyor. Sistem kızıl bir cüce yıldızın etrafında dönen dört (belki de beş) gezegenden oluşuyor.

İlk listede Gliese gezegenleri ve Mars, Merkür ile Ay’ın dışında bir de HD 69830d gezegeni yer alıyor. HD 69830d, Neptün büyüklüğündeki bir dış gezegen ve Pupa takım yıldızında yer alıyor. Ana yıldıza ideal uzaklık olarak görülen, yüzeyin ne çok soğuk ne de çok sıcak olduğu “goldilocks bölgesi”nde konumlanıyor.

Jüpiter'in uydusu Europa

İkinci listede ise başı Satürn’ün uydusu Titan çekiyor, onu Mars ile Jüpiter’in uydusu Europa izliyor. Europa’da çekim kuvvetinin yarattığı gelgit etkisiyle ısınan bir yeraltı su okyanusu olduğu sanılıyor.

1000’DEN FAZLA ADAY
Güneş Sistemi dışında yaşanabilir ortam arama çabaları son yıllarda hız kazandı. 2009’da uzaya fırlatılan NASA’nın Kepler uzay teleskobu bugüne dek binden fazla aday gezegen buldu.

Gelecek nesil teleskopların bir adım ileriye giderek, uzak yıldızlardan gelen ışıkta biyogöstergeler bulması, örneğin bitkilerin ürettiği klorofili belirleyebilmesi mümkün görülüyor.

Kaynak: ntvmsnbc, bbc

Mars’ta Uzay Üssü!

Amatör astronom David Martines, Mars’ta insana ya da uzaylılara ait bir üs keşfettiğini iddia ediyor.

Amatör bir uzay meraklısı Google’ın uydu fotoğraflarıyla gezegenin haritasını çıkaran Google Mars’ı kullanırken Kızıl Gezegen’in yüzeyinde sıradışı bir yapı buldu.

MSNBC’nin haberine göre, Martines, ‘Bio Station Alpha’ adını verdiği şey “Tahmin ediyorum ki ya birileri burada yaşıyor ya da daha önce biriler burada yaşadı” diyor.

Şu an YouTube’de oldukça popüler olan videoda yüzeydeki garip şekle zoom yapan amatör astronot; bu şeklin 230 metre boyunda, 50 metre eninde ve silindirlerden oluşan bir silindir olduğunu söylüyor. Uzmanlarsa bu keşfin dünya dışı yaşama kanıt olamayacağı görüşünde ve kameraya takılan kozmik enerjinin bu tarz kusurlu bir görüntüye neden olduğunu söylüyorlar.

Martines bu görüntülerin bir uzay üssüne ait olduğunu düşünüyor.

Bölge Google Mars’ta 71 49’19.73″ kuzey 29 33’06.53″ batı koordinatlarında yer alıyor.

Kaynak: ntvmsnbc

Mars keşif aracı terk ediliyor

Geçen yıldan beri sinyal göndermeyen Mars keşif aracı Spirit’le bugün son kez temas kurulmaya çalışılacak.

Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), Mars’ta 22 Mart 2010’dan beri sessiz bulunan kaşif robot Spirit ile temas kurma çabalarına son veriyor.

NASA’nın Pasadena’daki Jet Motorları Laboratuvarından yapılan açıklamada, Spirit ile bugün son kez temas kurma girişiminde bulunulacağı belirtildi.

NASA, uzun Mars kışının sona ermesi ve güneşin biraz parlamasından, güneş enerjisinin artmasıyla Spirit’in biraz güç toplayabileceği düşüncesiyle geçen yıldan bu yana robotla temas kurma girişimlerini sürdürüyordu.

NASA uzmanları, Spirit’in ısıtma sistemini çalıştırmak için güneş panellerinin yeterli enerji üretememesi nedeniyle, geçen kış Kızıl Gezegen’de daha önce geçirdiği 6 kış mevsiminden çok daha düşük sıcaklıklara maruz kaldığını ve soğuğun önemli elektronik devre ile temel unsurlarda hasara yol açtığını düşünüyor.

Spirit 3 Ocak 2004’de sadece üç aylık bir görev için Mars’a indirilmişti. Kızıl Gezegen’e bundan üç ay sonra gönderilen ikizi Opportunity ise hala faal durumda bulunuyor.

NASA, yeni Mars robotu Curiosity’yi kasımda uzaya gönderecek.

Kaynak: ntvmsnbc