Dünya’ya En Çok Benzeyen Gezegen Bulundu

Dünya’dan 1.5 kat büyük olan ‘süper-Dünya’, gezegen avcısı Kepler uzay teleskopu tarafından keşfedildi.

Gezegen avcısı Kepler uydusu, bugüne kadar keşfettiği 2 bin 500’ü aşkın gezegene bir yenisini ve belki en önemlisini ekledi. KOI (Kepler’in Merak Konusu) 172.02 adı verilen gezegenin, bulunduğu yıldız sisteminde yaşanabilir bölgede yer aldığı ve sıvı suya sahip olma ihtimalinin bulunduğu belirtildi. Gök bilimciler, Dünya’dan 1.5 kat büyük olan ve bu sebeple ‘süper-Dünya’ olarak tanımlanan gezegenin, okyanuslara da sahip olabileceğini ifade etti.

KOI 172.02 gezegenin keşfi, kısa bir süre önce Samanyolu Galaksisi’nde Dünya büyüklüğünde 17 milyar gezegenin bulunduğunu açıklayan bilim dünyasında büyük heyecan yarattı.

Yıldızından yaklaşık 0.75 AU (astronomik birim) uzaklıkta olan KOI 172.02, yıldızdan gelen ışınların yüzeyinde aşırı sıcaklığa neden olmadığı, böylece sıvı suyun varlığına izin verdiği mesafede yer alıyor. Bu mesafenin kapsadığı alan, gök bilimde ‘Goldilocks Bölgesi’ yani Yaşanabilir Alan olarak biliniyor.

Yıldızının etrafındaki dönüşünü, yani bir yılı 242 günde tamamlayan KOI 172.02, kendisine hayat veren yıldızdan 112 milyon km uzaklıkta yer alıyor. Dünya’nın Güneş arasındaki mesafesi ise 0.98 AU, yani yaklaşık 150 milyon km.

KOI 172.02’nin keşfi, 221’inci Amerikan Astronomi Topluluğu Konferansı’nda, 8 Ocak günü açıklandı. NASA’nın Ames Araştırma Merkezi’nde Kepler projesinde yer alan Natalie Batalha, konuşmasında, ‘Yıldızının yaşanabilir bölgesinde bulunan ilk süper-Dünya’yı keşfettiklerini ve keşfin çok heyecan verici olduğunu’ söyledi.

Space.com’a konuşan ABD’nin Baltimore eyaletindeki Uzay Teleskopu Bilim Enstitüsü’nden Mario Livio, ‘Bu çok önemli bir gelişme… Kesinlikle Dünya dışı yaşam için iyi bir aday’ ifadesini kullandı.

KEPLER KEŞİFE DOYMUYOR
Yapılan büyük keşfin ardından ilk akıllara gelen soru, KOI 172.02’nin yaşama ne kadar elverişli olduğu. NASA, yaptığı açıklamada, Kepler’in başarısına değinirken, KOI 172.02 gezegeninin detaylı bir şekilde analiz edilmeye devam edildiğini belirtti.

2009 yılında Uzay’a gönderilen ve Güneş’in yörüngesini bir turunu 371 günde tamamlayan Kepler, hareketi esnasında gökyüzünde bir bölgeye kilitleniyor ve eş zamanlı olarak 150 bin yıldızın parlaklığını gözlemleyebiliyor. Teleskopun merkezinde, 42 tane kamera sensörü sıralanıyor. Bu sensörler, yıldızlarının önünden geçen yıldızları yakalıyor.

NASA, KOI 172.02’nin Dünya dışı yaşamın araştırılmasında önde gelecek kozmik cisimlerden biri olacağını belirtti.

DÜNYA BENZERİ YERLER
Gök bilimciler, Dünya benzeri kozmik cisimleri, evimizdekine benzer yaşam koşulları içeren bir gezegen veya uydu olarak tanımlıyor.

NASA, Dünya benzeri kozmik cisimlerin önemini, ‘Dünya’daki gibi karmaşık yaşam şekline, hatta bir medeniyete sahip olma ihtimali bulunmaları’ olarak ifade ediyor.

Bilim insanları, teorisel olarak, bir gün yabancı gezegenleri yaşama elverişli kılarak (terraforming), başka Dünya’lar oluşturulabileceğine inanıyor. Çoklu evren teorisi ise Dünya benzeri gezegenlerin bulunduğunu, paralel evrenlerde ise Dünya’nın başka bir versiyonunun var olduğunu öne sürüyor.

NASA, son yıllarda elde edilen bulguların astrobiyoloji ve Dünya dışı yaşam bulmaya yönelik alanlara olan ilgiyi daha da artırdığını ve SETI projesiyle bu arayışa devam ettiklerini belirtti.

Kepler, en son gözlemlerinde 461 Dünya dışı gezegen daha keşfetmiş ve keşif sayısını 2 bin 740’a çıkarmıştı. Bu gezegenlerden sadece dördünün ‘Dünya gibi yaşama olanak verebileceği’ düşünülüyor. KOI 172.02 ise beşinci ve en büyük aday konumunda.

Kaynak: space.com, ntvmsnbc

“Süper Dünya” bulundu!

Güneş sistemi dışında buharlı atmosferi olan bir gezegen keşfedildi. Harvard Üniversitesi’nden Zachory Berta, ‘Süper Dünya’ adı verilen gezegen için “Bilinen hiçbir gezegene benzemiyor” dedi.

Gök bilimciler, yoğun, buharlı atmosferi olan yeni bir gezegen türünün varlığını ispatladı.

Güneş Sistemi dışındaki ”GJ 1214b” adlı gezegen, Dünya’dan büyük, Jüpiter gibi gaz devlerinden ise daha küçük.

Hubble teleskobu ile yapılan gözlemler, ”Süper Dünya” adı verilen gezegenin kütlesinin büyük bir kısmının sudan oluştuğunu belirledi.

Harvard Üniversitesi Astrofizik Bölümü’nden Zachory Berta, ilk kez 2009 yılında keşfedilen ”GJ 1214b”nin bilinen hiçbir gezegene benzemediğini söyledi.

Çapı Dünya’nınkinin 2,7 katı büyüklüğünde olan gezegen, 2 milyon kilometre uzaklıktaki kırmızı cüce bir yıldızın yörüngesinde yer alıyor.

Gezegendeki sıcaklığın 200 dereceden fazla olduğu sanılıyor.

DÜNYADAN FAZLA SUYA SAHİP
Yapılan ölçümler, GJ 1214b’nin Dünya’dan daha fazla suya sahip olduğunu gösteriyor.

Bilim adamları, yüksek ısı derecesi ve basıncın gezegende ”Sıcak buz” ya da ”Süper akışkan su” gibi egzotik maddelerin bulunabileceğine işaret ettiğini belirtti.

GJ 1214b ile ilgili bulgular, ”Astrophysical Journal” adlı dergide yayımlanacak.

Kaynak: ntvmsnbc

Dante’nin Cehennemi küçük, hızlı ve sıcak

Avrupalı bilim adamları, bu yılın başında keşfi açıklanan Güneş Sistemi dışındaki en küçük gezegenin ağırlığını ve yoğunluğunu ölçtüler.

Astronomy and Astrophysics dergisinde yayımlanan bilimsel makaleye göre, Avrupa Uzay Ajansı tarafından Aralık 2006’da yörüngeye fırlatılan COROT uydu teleskobuyla yapılan keşif dolayısıyla Corot-7b adı verilen bu dış gezegen (exoplanet) Dünya gibi kayalık.

Araştırma ekibine başkanlık eden Cenevre Üniversitesi’nden Didier Queloz, bu bilinen ilk kayalık dış gezegenin çevresinin Dünya’dan yüzde 80 daha geniş, 5 kat daha ağır olduğunu belirterek, “Dante’nin Cehennemi” diye tanımladığı gezegenin yüzey sıcaklığının bin ila 1500 santigrat derece olduğunu, bunun da bilinen anlamda yaşama olanak tanımadığının altını çizdi.

Yeni gezegen, güneşi çevresinde saatte 750 bin km hızla 20 saat sürede dönüşünü tamamlıyor. Dünya’nın güneşine en yakın gezegen Merkür ise Güneş etrafında dönüşünü 88 günde bitiriyor.

Astronomların defalarca yaptıkları gözlem ve ölçümlerde, bu dış gezegenin yoğunluğunun Dünya gibi kayalık olduğunu ispat ettiği görüldü. Dünya’nın Güneşi çevresinde döndüğü gibi başka yıldızların yörüngesinde gaz devi 330 civarında dış gezegen keşfeden bilim adamları, bunların büyük bölümünün Yerküre’den 17 kat büyük Neptün gezegeniyle benzerlik taşıdığına işaret ediyor.

Dünyanın komşusu gökadada bulunan yeni gezegen, güneşinden sadece 2,5 milyon km, Dünya’dan ise 500 ışık yılı uzakta yer alıyor. (1 ışık yılı: 9,7 trilyon km)

Keşiflerini “süper Dünya” dış gezegen kategorisine sokan bilim adamları, ilk kez bu kadar küçük bir dış gezegenin yoğunluğunun ölçüldüğünü ve bulguların, böylesine küçük bir gezegenin kütle ve yoğunluğu konusunda somut kanıtlar sunması açısından önemli olduğunun altını çiziyor.

Fransız Uzay Kurumunun başını çektiği COROT projesi, ESA, Avusturya, Belçika, Almanya, İspanya ve Brezilya’nın katkılarıyla yürütülüyor.

kaynak: ntvmsnbc