Türk Keşif Uydusu Göktürk-2 Uzayda

Türkiye’nin yüksek çözünürlüklü ilk milli yer gözlem uydusu Göktürk-2 başarıyla uzaya fırlatıldı.

Yüzde 80 yerli yapım olan yüksek çözünürlüklü Türk keşif ve gözlem uydusu Göktürk-2, Çin’deki Jiuquan Fırlatma Üssü’nden saat 18.12’de Uzay’a fırlatıldı.

Başarılı bir ateşlemeyle uzaya gönderilen uydu, saat 18.25’te 686 kilometre yükseklikteki yörüngesine oturdu. Göktürk-2’den ilk sinyal 19.39’da Norveç Trömso’dan alındı.

Konuyla ilgili açıklama TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü Müdür Vekili Tamer Beşer’den geldi.

Beşer, Göktürk-2’nin 18.25’te yörüngeye yerleşmesinin ardından, 19.39’da uydunun ilk sinyalinin de başarılı şekilde alındığını ve uydu ile yer arasındaki iletişimin sağlıklı şekilde kurulduğunu ifade etti.

Uydunun çalıştığına dair testlerin de başarıyla kontrol edildiğini anlatan Beşer, bundan sonra uydunun panellerinin de yarın sabah açılacağını ve normal işlevlerine başlayacağını söyledi.

Testler tamamlandıktan sonra yarın Göktürk-2’nin uzaydan yollayacağı ilk görüntüleri almayı hedeflediklerini bildiren Beşer, ”Bu tümüyle ekibin tercihi olacak. Görüntü alımından önce belki biraz daha testlere devam edebiliriz. Ancak Göktürk-2’den görüntü alabilecek durumdayız” diye konuştu.

Göktürk-2’nin uzaya fırlatış görüntüsünü aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz:

ERDOĞAN: 25 ÜLKEDEN BİRİYİZ
Göktürk-2’nin fırlatılmasını, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve üst düzey devlet yetkilileri, Türk bilim insanlarıyla beraber Ankara’dan izledi.

Burada bir konuşma yapan Erdoğan, “Bir hayal kurduk ve hayalimizi gerçekleştirdik” dedi.

Erdoğan, ”Bugün Türkiye için miletimiz için tarihi bir anı hep birlikte yaşıyoruz. Türkiye olarak geçmişte de uzaya uydu gönderdik ancak bugün gönderdiğimiz Göktürk-2 uydusu bu alanda artık iddia sahibi bir ülke olduğumuzun da somut ispatı oldu. Şu anda kendi uydusunu imal edebilen 25 ülkeden biri konumuna yükseliyoruz” diye konuştu.

MEHMET AKİF ERSOY’DAN ŞİİR OKUDU
Konuşmasında İstiklal Marşı’nın yazarı Mehmet Akif Ersoy’dan da alıntı yapan Erdoğan, ”Atiyi karanlık görerek azmi bırakmak, alçak bir ölüm varsa eminim budur ancak. Ye’s öyle bataktır ki; düşersen boğulursun. Ümide sarıl sımsıkı, seyret ne olursun! Azmiyle, ümidiyle yaşar hep yaşayanlar; Me’yus olanın ruhunu, vicdanını bağlar. Sahipsiz olan memleketin batması haktır. Sen sahip olursan bu vatan batmayacaktır. Feryadı bırak kendine gel. Çünkü zaman dar… Uğraş ki telafi edecek bunca zarar var” dizelerini okudu.

Erdoğan, şöyle devam etti: ”Biz işte böyle bir ruhla, böyle bir özgüvenle, böyle bir azim, ümit ve kararlılıkla hareket etme durumundayız. Biz yetiştirdiğimiz öğrencilere, genç nesillere, çocuklara böyle bir ufku, böyle bir vizyonu vermek zorundayız. Bakın yıllar yılı bizde diğer devletler, diğer medeniyetler karşısında maalesef ezik nesiller yetiştirilmek istendi. İthal her ürüne hayranlıkla bakan, dünyadaki her gelişmeyi hayranlıkla izleyen ama ben bunu daha iyi yaparım demeyen, diyemeyen nesiller yetiştirilmek istendi. Son 50 yılda dünyada her alanda çok büyük değişimler ve bilimsel teknolojik ilerlemeler kaydedilirken bizde başta üniversiteler olmak üzere kamuoyu gereksiz, faydasız boş tartışmalarla meşgul edildi. Bugün artık tüm bu gereksiz tartışmaları geride bıraktık. Biz geleceğe odaklandık. Milletçe, 75 milyon 2023 hedeflerine inandık ve hamdolsun emin adımlarla kararla adımlarla bu hedefe ilerliyoruz. Hızımızı hiç kesmeyeceğiz. Son 10 yılda yakaladığımız bu ivmeyi sürekli yükselteceğiz.”

TÜRKİYE’NİN ‘GÖZ’Ü OLACAK
TUŞAŞ ve TÜBİTAK tarafından geliştirilen Göktürk-2, askeri istihbarat ve keşiflerde Türkiye’nin gözü olacak.

Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na ait olan ve 140 milyon lira bütçeli proje kapsamında yapımına 2007 yılında başlanan uydu, sahip olduğu 2.5 metreye kadar çözünürlük kapasitesiyle kamyonet, otomobil ve zırhlı araçları net bir şekilde görüntüleyebilecek.

Havaalanlarındaki askeri hareketliliği Türkiye’ye rapor edecek olan Göktürk-2, dünyanın her noktasından görüntü alabilecek ve bunları Ankara’daki harekat merkezine gönderecek.

Dünya çevresini 98 dakikada turlayabilecek olan uydudan tek seferde 600 kilometrelik şeridin görüntüsü indirilebilecek.

Mars’ta Gün Batımı

NASA’nın Mars keşif robotu Oppurtunity, Kızıl Gezegen’deki dev Endeavour kraterine bakan bir noktada mükemmel bir kare yakaladı.

Kraterin batı ucunda bulunan robot, gün batımı esnasında Güneş ışınların kratere düştüğü anı görüntüledi. Fotoğrafta, Oppurtunity’nin gölgesi kratere uzanıyormuş gibi görünüyor. Keşif robotu, 22 kilometre genişliğindeki kratere Ağustos 2011’de ulaşmıştı.

NASA’nın yayımladığı en son fotoğraf, Oppurtunity’nin panoramik kamerasıyla Mars saatiyle 16.30 ile 17.00 arasında çekildi. NASA yetkilileri, fotoğrafın 9 Mart tarihine ait olduğunu belirtti. Sahte renkte yayımlanan fotoğraf, Endeavour’un yüzeyindeki karanlık tepeler gibi kraterin yüzeyindeki farklılıkların belli olmasını sağlıyor.

Oppurtunity, yaklaşık dört ay boyunca dev krateri Greeley Haven adı verilen bölgeden gözlemledi ve henüz iki hafta önce tekrar hareket etmeye başladı. Kış süresince sabit bir noktada bekleyen keşif robotu, bu sürede solar panellerini Güneş’e konumlandırarak aktif kaldı.

Oppurtunity, geride bıraktığı dört ay süresince, Greeley Haven’daki kayaları incelerken, bilim insanları robotun yaydığı radyo sinyallerini analiz ederek gezegegin iç yapısı üzerinde araştırmalar yaptı.

MARS’TA SEKİZ YIL
Oppurtunity ve ikizi Spirit, Kızıl Gezegene Ocak 2004’te indi. Altı tekerli, golf arabası büyüklüğündeki iki robotun asıl görevi, üç ay boyunca Mars’ta geçmişten kalan su izleri bulmaktı.

Her iki robotun görev süresi geride kalan aylar boyunca uzatılırken, Mars’ın bir zamanlar daha sulak ve sıcak bir yer olduğuna dair bulgular elde ettiler. Spirit, Mart 2010’da Güneş’i görecek şekilde konumlanmayı başaramayınca devre dışı kaldı ve geçtiğimiz yıl tamamen kullanılmaz hale geldiği açıklandı. Oppurtunity ise geride kalan sekiz yılın ardından hala güçlü. Keşif robotunun bu sürede geride bıraktığı mesafe 34.4 km.

NASA’lı mühendisler, yakın zamanda Oppurtunity’e eşlik edecek yeni bir robotu Kızıl Gezegen’e gönderecek. Bir ton ağırlığındaki Curiosity, bir aksaklık yaşanmadığı takdirde 5 Ağustos günü Mars’ın yüzeyine inecek. Araba büyüklüğündeki keşif robotu, Mars’ın yüzeyinde mikrobik hayata dair bulgular arayacak.

Ay’ın karanlık yüzü

NASA’nın ikiz GRAIL uzay araçları, Ay’ın Dünya’dan gözlemlenemeyen karanlık yüzünü ilk kez görüntüledi.

Ay’ın karanlık yüzüne ait görüntüler, ikiz uzay araçlarının üzerinde bulunan MoonKAM adlı kamerayla çekildi.

Ay ve Dünya arasında “gelgit kilitlenmesi” olduğu için, Dünya’dan bakıldığında sadece bir yüzü görünüyor. Yaklaşık yüzde 40’lık kısmı ise Dünya’dan bakıldığında sürekli karanlıkta kalıyor. Karanlıkta kalan bu kısım sadece robotik uzay araçları ve 1960 ile 1970’li yıllarda düzenlenen Apollo görevlerinde Ay’a ayak basan astronotlar tarafından gözlemlenebildi.

NASA’nın yayımladığı videoda, bir göktaşının çarpması sonucu oluşan 900 kilometre genişliğindeki Mare Orientale krateri görülüyor. Mare Orientale’nin solunda ise merkezinde yıldız benzeri bir oluşum gözlenen 149 kilometre genişliğindeki Drygalski krateri yer alıyor.

AMAÇ TAMAMEN EĞİTİM
NASA, ikiz uzay araçlarından bir tanesi tarafından 19 Ocak’ta çekilen görüntünün, tamamen eğitim amaçlı araştırma için kullanılacağını belirtti.

Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde (MIT) araştırmacı olan Maria Zuber, “görüntü kalitesinin mükemmel olduğunu ve eğitim amaçlı çekilen görüntülerin öğrencilere Ay’ı tanımaları açısından büyük fayda sağlayacağını” söyledi.

Eğitim programı altında, dördüncü ve sekizinci sınıf öğrencileri, Ay’ın incelenmesini istedikleri bölgelerini NASa yetkilelerine bildirecek. NASA’nın uyduları, gelecekte bu bölgeleri fotoğraflayacak ve öğrencilerin eğitimi için kullanacak.

NASA, 496 milyon dolarlık proje kapsamında üretilen GRAIL uzay araçlarını Eylül 2011’de uzaya gönderdi. İkiz uzay araçlarının asıl görevi, Ay’ın yerçekimi incelemek. Çamaşır makinesi büyüklüğündeki ikiz uzay araçları, yerçekimi analizlerine başlamak için Ay’ın yüzeyine 55 kilometre yaklaşacak.

GELGİT KİLİTLENMESİ NEDİR
Gelgit kilitlenmesi, bir gök cisminin sahip olduğu gelgit kuvvetinden dolayı diğer bir gök cismine sadece tek yüzünü göstermesi anlamına geliyor.

Ay’ın, kendi ekseni etrafındaki dönüş süresi, yörüngesinde bulunduğu Dünya’nın etrafındaki dönüş süresine eşit. Kısaca Ay’ın “eş zamanlı-senkronize dönüş” olarak bilinen oranı 1:1. Bu yüzden, Dünya’dan bakıldığında Ay’ın bir yüzü sürekli aydınlıkta, diğer yüzü sürekli karanlıkta kalıyor.

Uzaylılar nerelerde yaşıyor olabilir?

Amerikalı bilim adamları, uzaylıların yaşaması en olası gezegen ve uyduların listesini çıkardı. Favoriler Gliese 581g ve Titan…

Listeye göre Satürn’ün uydusu Titan ve 20,5 ışık yılı ötedeki Terazi takım yıldızında bulunduğu sanılan Gliese 581g (üstte) dış gezegeni, uzayda en yaşanılası yerler…

Astrobiyoloji dergisinde yayınlanan makalede araştırmacılar farklı kriterlere odaklanan iki ayrı liste hazırladı: Dünya’ya Benzerlik Endeksi ve Gezegen Yaşanabilirlik Endeksi. ABD’deki Washington Üniversitesi’nden Dirk Schulze-Makuch, “Önce başka gezegenlerde de Dünya’dakine benzer koşullar olabilir mi diye sorduk. Çünkü bu koşulların yaşama elverişli olduğunu biliyoruz” diyor. İkinci olarak da dış gezegenlerde bizim bildiğimiz-bilemediğimiz başka yaşam türlerinin yaşama olasılığı var mı sorusuna cevap aranmış.

Dünya’ya Benzerlik Endeksi gezegenlerin büyüklüğü, yoğunluğu ve ana yıldızdan uzaklığı gibi verileri Dünya’nınkilerle karşılaştırıyor.

Gezegen Yaşanabilirlik Endeksi ise yüzeyin buzla mı taşla mı kaplı olduğu, atmosferi ya da manyetik alanı olup olmadığı gibi başka faktörleri inceliyor. Ayrıca Ana yıldızdan gelen ışık ya da gelgit çekimi gibi organizmalara enerji verebilecek ne tür kaynaklar olduğuna da bakıyor.

Gelgit çekimi, bir diğer nesne ile yerçekimsel etkileşimlerin bir gezegen ya da uyduyu içten ısıtmasına verilen ad. Gezegen Yaşanabilirlik Endeksi’nde dikkate alınan son faktör ise kimya: Organik bileşikler ve önemli kimyasal reaksiyonlar için gereken sıvı bazlı çözücüler var mı?

Satürnün uydusu Titan

DÜNYA’YA BENZERLİK ENDEKSİ
Dünya – 1,00
Gliese 581g – 0,89
Gliese 581d – 0,74
Gliese 581c – 0,70
Mars – 0,70
Merkür – 0,60
HD 69830d – 0,60
55 Cnc c – 0,56
Ay – 0,56
Gliese 581e – 0,53

GEZEGEN YAŞANABİLİRLİK ENDEKSİ
Titan – 0,64
Mars – 0,59
Europa – 0,49
Gliese 581g – 0,45
Gliese 581d – 0,43
Gliese 581c – 0,41
Jüpiter – 0,37
Satürn – 0,37
Venüs – 0,37
Enseladus – 0,35

GLIESE 581 FARKI
Her iki endekste de üç-dört gezegenle temsil edilen Gliese 581 sistemi, gökbilimciler tarafından yakından izleniyor. Sistem kızıl bir cüce yıldızın etrafında dönen dört (belki de beş) gezegenden oluşuyor.

İlk listede Gliese gezegenleri ve Mars, Merkür ile Ay’ın dışında bir de HD 69830d gezegeni yer alıyor. HD 69830d, Neptün büyüklüğündeki bir dış gezegen ve Pupa takım yıldızında yer alıyor. Ana yıldıza ideal uzaklık olarak görülen, yüzeyin ne çok soğuk ne de çok sıcak olduğu “goldilocks bölgesi”nde konumlanıyor.

Jüpiter'in uydusu Europa

İkinci listede ise başı Satürn’ün uydusu Titan çekiyor, onu Mars ile Jüpiter’in uydusu Europa izliyor. Europa’da çekim kuvvetinin yarattığı gelgit etkisiyle ısınan bir yeraltı su okyanusu olduğu sanılıyor.

1000’DEN FAZLA ADAY
Güneş Sistemi dışında yaşanabilir ortam arama çabaları son yıllarda hız kazandı. 2009’da uzaya fırlatılan NASA’nın Kepler uzay teleskobu bugüne dek binden fazla aday gezegen buldu.

Gelecek nesil teleskopların bir adım ileriye giderek, uzak yıldızlardan gelen ışıkta biyogöstergeler bulması, örneğin bitkilerin ürettiği klorofili belirleyebilmesi mümkün görülüyor.

Kaynak: ntvmsnbc, bbc

Türkiye’nin Uzay Programı

Uzay teknolojilerine ayrılan kaynak 1.1 milyar dolar. Yörüngedeki Türk uyduları, yapım aşamasındaki uydular, yapımı süren uydular ile Türkiye’nin uydu yol haritasının dünü, bugünü ve geleceği…

“Geleceğin en etkili silahı da, aracı da, hiç kuşkunuz olmasın uçaklardır. Bir gün insanoğlu uçaksız da göklerde yürüyecek, gezegenlere gidecek, belki de aydan bize mesajlar yollayacak. Bu mucizenin tahakkuku için iki bin yılını beklemeye hacet kalmayacak. Gelişen teknoloji bize daha şimdiden bunu müjdeliyor…”

İnsan yapımı ilk uydu olan Sputnik (SSCB) fırlatılmadan 21 yıl önce, 1936’da sarf edilen bu sözler herhangi bir ABD’li ya da Avrupalı lidere veya bilim insanına ait değil… Eskişehir Tayyare Alayı’nı ziyareti eden Mustafa Kemal Atatürk’ün sözleri bunlar. Gazi, alayın onur defterine yazdığı bu satırları, “Bize düşen görev ise Batı’dan bu konuda fazla geri kalmamaktır” temennisiyle noktalıyordu. İlk uydumuzun 1994’te fırlatıldığı, ilk uzay politikamızın 2005’te oluşturulduğu düşünülürse, bu nasihate ne kadar uyulduğunu tartışmaya bile gerek yok.

Ancak geleceğe dönük atılan adımları da küçümsemek haksızlık olur. Türkiye, her ne kadar yarışa son kulvardan dahil olsa da bugün performansını en üst düzeyde kullanıyor. Aslında ilk uydu maceramız hayal kırıklığıyla başlamıştı. 24 Ocak 1994’de Ariane 4 ile fırlatılan TÜRKSAT 1A, roketteki arıza nedeniyle 12 dakika 12 saniye sonra okyanus sularına gömülmüştü. Neyse ki sigortalıydı ve yerine TÜRKSAT 1B aynı yıl uzaya gönderildi. BİLSAT Projesi de bir parça hayal kırıklığı yaratmıştı. TÜBİTAK UZAY ve İngiliz SSTL işbirliğiyle geliştirilen BİLSAT 1 uydusu, 2003’te yörüngeye oturtulmuş ancak görev ömrünü üç yılda tamamlamak zorunda kalmıştı. Pil arızası nedeniyle enerji depolayamayan uydu, uzayda kaderine terk edilmişti.

Elbette iyi niyetli fakat ulusal bir program dahilinde olmayan ve sınırlı devlet desteğiyle yapılan girişimlerdi bunlar. Nihayet gerekli destek de bütçe de Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu’nun 2005 yılındaki 11’inci toplantısında oluşturuldu. 2015’e kadar 1.1 milyar liralık bütçenin uzay teknolojileri için kullanılması öngörülüyordu. İşte Başbakan Tayyip Erdoğan’ın seçim meydanlarında müjdelediği milli uydu projelerinin arkasında o kritik toplantı yatıyor. Türkiye bugün, hem askeri, hem sivil tüm kurumlarıyla bu hedefe odaklanmış vaziyette. Bu vizyonun ilk mahsulü sayılan TÜBİTAK UZAY’ın yer gözlem uydusu RASAT muhtemelen bu ay uzaya gönderilecek. Sırada ise Göktürk serisi askeri uydular ve TÜRKSAT’ın haberleşme uyduları var. Milli uydunun ardından yeni hedef ise fırlatma yeteneğine sahip olabilmek. İTÜ Uzay Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Alim Rüstem Aslan bugün sadece ABD, Avrupa Uzay Ajansı-ESA (İngiltere, Almanya, Fransa, İtalya), Rusya, Çin, Japonya, Hindistan ve İran’ın uydu fırlatabildiğini İsrail’in de bu kabiliyete sahip olduğunun tahmin edildiğini söylüyor.

İşte eskilerin deyimiyle 32 kısım tekmili birden Türkiye’nin uydu yol haritasının dünü, bugünü ve geleceği…

PROJE AŞAMASINDAKİ UYDULAR

GÖKTÜRK 3 Savunma Sanayi Müsteşarlığı’nın başlangıç aşamasındaki Göktürk 3 projesi, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin operasyonel faaliyetlerinin icrası için yüksek çözünürlüklü görüntü ihtiyacının gece-gündüz her hava şartında karşılanması amacına uygun hazırlanıyor. TUSAŞ liderliğinde geliştirilmesi planlanan proje, bir adet SAR (Yapay Açıklıklı Radar) sensörü taşıyan uydu yapımını ve iki yer istasyonunun teslimini kapsıyor. http://www.ssm.gov.tr/anasayfa/projeler/mebs/uyduRadar/Sayfalar/Gokturk3SarUydu.aspx

TÜRKSAT 5A TUSAŞ-TAI tesislerinde kurulacak Uydu Montaj, Entegrasyon ve Test Merkezi’nde (UMET) TÜRKSAT 4A ve 4B projesine katılan Türk mühendisleri tarafından üretilecek. 2015 başlarında uzaya gönderilecek. http://finanstek.net/haberler/turkiyenin-ilk-yerli-uydusu-turksat-5a-2015te-firlatilacak.html

TÜRKSAT 5B Uydu Montaj, Entegrasyon ve Test Merkezi’nde (UMET) yerli imkanlarla üretilecek. 2017 yılında yörüngeye fırlatılacak.

TÜRKSAT 5C UMET’te Türk mühendisler tarafından üretilmesi ve 2019 yılında uzaya fırlatılması öngörülüyor.

YÖRÜNGEDEKİ TÜRK UYDULARI

TÜRKSAT 1B 10 Ağustos 1994’te Ariene 4 roketiyle fırlatılan TÜRKSAT 1B Türkiye, Avrupa ve Orta Asya’yı kapsamına aldı. Fransız Alcatel Alenia Space Industries üretimi olan uydu 2006’da görevini tamamladı.

TÜRKSAT 1C 1996’da hizmete giren ve Türkiye, Avrupa ile Orta Asya’ya yönelik yayın yapan 1C de Alcatel Alenia tarafından üretildi. 10 Temmuz 1996’da fırlatılan ve 1062 kilogram ağırlığa sahip uydu ömrünü tamamladı.

TÜRKSAT 2A 10 Ocak 2001’de fırlatılan 2A, 2001 Şubat ayı itibariyle hizmet vermeye başladı. TÜRKSAT 1C ile aynı pozisyonda bulunan ve halen aktif durumdaki 2A, Ortadoğu ve Rusya’yı da içine alacak şekilde Avrupa’dan Orta Asya’ya kadar Türk TV yayınlarının izlenmesine olanak sağlıyor.

TÜRKSAT 3A Üretimine 10 Şubat 2006’da Alcatel tarafından başlanan 3A diğer uydulara oranla daha yüksek kullanım kapasitesine sahip. Halen aktif görevdeki uydu, hem haberleşme hem de Avrupa, Türkiye ve Orta Asya üzerinden doğrudan TV yayınları için kullanılıyor. 3A ile ayrıca telefon ve internet erişimi götürülemeyen bölgelere bu hizmetler sağlanıyor.

BİLSAT 1 Türkiye’de küçük uydu teknolojilerini başlatmak amacıyla yola çıkan TÜBİTAK UZAY ve İngiliz SSTL firmasının ortaklaşa ürettiği BİLSAT 1, 27 Eylül 2003’te fırlatıldı. Uydu 13.3 milyon dolara mal olurken görev ömrü kademeli olarak 15 yıl olarak planlandı. Ancak pil hücrelerindeki arızadan dolayı 2006’da operasyon sona erdirildi ve BİLSAT kaderine terk edildi.

ITUpSAT1 23 Eylül 2009’da Hindistan’dan uzaya gönderilen ilk Türk uydusu ITUpSAT1’in proje çalışmalarına 2005’te İstanbul Teknik Üniversitesi ve TÜBİTAK’ın desteğiyle başlandı. Eğitim amaçlı olarak küp uydu standardında (10 cm3) üretilen ITUpSAT1, 990 gram ağırlığında. Uydu 250 bin liraya mal olurken, projenin toplam maliyeti 1.5 milyon TL’yi buldu.

YAPIMI SÜREN UYDULAR

GÖKTÜRK 1
Proje sahibi: Savunma Sanayi Müsteşarlığı
Ana yüklenici: Telespazio (İtalya)
Yerli ana yüklenici: TUSAŞ
Yerli alt yüklenici: TAI, Aselsan, TÜBİTAK-UEKAE ve ROKETSAN
Tür: Keşif ve gözetleme
Bütçe: 250 milyon euro
Fırlatma tarihi: 2013-2014
Amaç: Coğrafi kısıtlama olmadan, gündüz şartlarında dünya üzerinde herhangi bir bölgeden Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyacına yönelik istihbarat amaçlı yüksek çözünürlüklü görüntü elde etmek.
Özellikler: 1 m²’den küçük alanları gözetleme kapasitesine sahip uydudan elde edilecek görüntüler istihbarat dışında ulaşım, çevre, ormancılık, afet yönetimi, doğal kaynakların gözlenmesi amacıyla da kullanılacak.
Link: http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=200549

GÖKTÜRK 2
Proje sahibi: Milli Savunma Bakanlığı
Ana Yüklenici: TÜBİTAK UZAY ve TUSAŞ
Tür: Keşif ve gözetleme
Amaç: Türk Silahlı Kuvvetleri ile diğer kamu kuruluşlarının yüksek çözünürlüklü görüntü ihtiyacının karşılanması.
Proje bedeli: 100 milyon dolar
Fırlatma tarihi: 2011-2012
Fırlatma Üssü: Çin
Özellikler: Yaklaşık 200 kilogram ağırlığında ve bir metreküp hacminde olması öngörülen Göktürk 2 uydusu, 2,5 metre çözünürlükte görüntü toplayacak. Yerden 700 kilometre yükseklikte yörüngeye girecek uydu her 93 dakikada dünyanın çevresinde bir tur atacak.
Link: http://www.haber365.com/Haber/Gokturk_2_Cinden_Firlatilacak/

RASAT
Proje sahibi: Devlet Planlama Teşkilatı
Ana Yüklenici: TÜBİTAK UZAY
Tür: Yer gözlem
Proje bedeli: 10-14 milyon dolar
Fırlatma tarihi: 2011
Fırlatma Üssü: Rusya
Amaç: BİLSAT ile kazanılan bilgi ve beceriyi pekiştirmek amacıyla yola çıkılan proje kapsamında, Türkiye’nin uydu teknolojileri konusunda yetişmiş insan gücünün artırılması hedefleniyor. RASAT Uydusu’ndan ayrıca haritacılık, afet izleme, çevre ve şehircilik konularında faydalanılması planlanıyor.
Özellikler: Türk mühendislerce geliştirilen yeni modüllere sahip RASAT, Türkiye’de tasarlanıp üretilen ilk yer gözlem uydusu. Görüntüleme sistemleri 1 milyon 326 bin euro’ya Güney Koreli Satrec Inivatiative firmasına ihale edilen 93 kilo ağırlığındaki uydu, 700 kilometrede yörüngeye oturtulacak.
Link: http://rasat.uzay.tubitak.gov.tr/blog/?tag=uydu

TÜRKSAT 4A
Proje sahibi: TÜRKSAT
Ana Yüklenici: Mitsubishi Electric (Japonya)
Tür: Haberleşme
Amaç: TÜRKSAT 4A ile C Bant ilk defa kullanılacak ve bu frekans bandında Afrika da kapsama alanında olacak. Bu sayede TÜRKSAT uyduları Türkiye, Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika, Orta Asya ve Çin’den sonra Afrika kıtasının da tamamını kapsayacak.
Bütçe: 571 milyon dolar (TÜRSAT 4B dahil)
Fırlatma tarihi: 2013
Fırlatma Üssü: Baykonur (Kazakistan)
Özellikler: 2 bin 340 Mhz band genişliğine ve 3 bin 800 kilogram kuru yük ağırlığına sahip Türksat 4A’nın, 30 yıl manevra ömrü bulunuyor.
Link: http://www.turksat.com.tr/content/view/1022/

TÜRKSAT 4B
Proje sahibi: TÜRKSAT
Ana Yüklenici: Mitsubishi Electric (Japonya)
Tür: Haberleşme
Amaç: TÜRKSAT 4B ile TV yayıncılığına ilave olarak Türkiye’nin karasal altyapı üzerinden internet hizmeti verilemeyen bölgelerine ve bazı komşu ülkelere uydu aracılığıyla ucuz geniş bant internet götürme imkânı elde edilecek. Hâlen TÜRKSAT 3A üzerinden sağlanan internet hizmeti, TÜRKSAT 4B ile yarı yarıya ucuzlayacak.
Bütçe: 571 milyon dolar (TÜRKSAT 4A dahil)
Fırlatma tarihi: 2014
Fırlatma Üssü: Baykonur (Kazakistan)
Özellikler: Yapımında Türk teknik elemanlarının da yer alacağı uydu, Mitsubishi Electric’in geliştirdiği DS 2000 platformu üzerinde inşa edilecek. Türksat 4B uydusu 3 bin 340 Mhz band genişliği ve 3 bin 900 kilogram ağırlığında olacak. 4B’nin de 30 yıl manevra ömrü olacak.
Link: http://www.turksat.com.tr/content/view/1022/

Uydu Montaj Entegrasyon ve Test Merkezi (UMET)
Proje sahibi: TUSAŞ
Amaç: Tasarımdan fırlatma aşamasına kadar yerli imkanlarla uydu montaj ve testlerinin gerçekleştirilmesi.
Bütçe: 100 milyon dolar
Tesis yeri: Gölbaşı (Ankara)
Özellikler: Uzay koşullarının simüle edileceği UMET, daha yerdeyken uydunun çalışacağından yüzde 100 emin olunmasını sağlayan bir dizi testin gerçekleştirileceği bir teknoloji merkezi olacak. GÖKTÜRK 1 Projesi kapsamında TUSAŞ tesislerinde kurulması ve 2012 yılında hizmete alınması planlanan tesiste aynı anda iki ayrı uydunun üretimi ve testi yapılabilecek. Hem askeri hem de sivil kurumlara hizmet verecek UMET’te ilk olarak Göktürk serisi uyduların montaj ve testleri gerçekleştirilecek. TÜRKSAT haberleşme uydularının geliştirilmesi ve entegrasyonu da Türk mühendisleri tarafından bu merkezde yapılacak.
Link: http://www.hurriyetport.com/ekonomi/uydu-ve-uzay-merkezi-ankara-ankara-yavas-yavas-uzay-cagina-hazirlaniyor

Kaynak: ntvmsnbc

Türkiye’de üretilen ilk uydu fırlatıldı

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Uzay Mühendisliği Bölümü tarafından Türkiye’de üretilen ilk uydu olan ”İTÜpSAT1”, Hindistan’dan uzaya fırlatıldı.

Alınan bilgiye göre, Türkiye saatiyle 09.19’da Hindistan Uzay Araştırmaları Kurumu (ISRO) tarafından PSLV C-14 roketi ile yerden 720 kilometre yüksekteki yörüngesine yerleştirilmek üzere fırlatılan küp şeklindeki uydu, dünyanın kıtasal ölçüde fotoğraflarını çekebilecek.

Uydunun, Türkiye saati ile 09.35’te roketten ayrılarak yörüngesine yerleşmesi ve yörüngesinde saniyede yaklaşık 7,5 kilometre yol alarak dünyayı yaklaşık 90 dakikada bir dönmesi bekleniyor.

PSLV roketi ile Türkiye uydusuna ek olarak Hindistan tarafından üretilen Oceansat-2 uydusu yanında 4 Alman ve 1 İsviçre uydusu da yörüngeye yerleştirilecek.

Projeye İTÜ Makine Mühendisliği Bölümü’nün uydu titreşim testleri, Elektronik Bölümü’nün de uydu anteni ile ilgili olarak önemli destek verdiği ifade edilen açıklamada, TÜBİTAK 1001 programı tarafından da desteklenen proje bütçesinin önemli bölümünün İTÜ tarafından sağlandığı kaydedildi.

Bu desteklerle 2 adet uydunun tasarım ve üretimine ek olarak ”Uzay Sistemleri Tasarım ve Test Laboratuvarı” ile ”Küp Uydu Haberleşme Laboratuvarı”nın da oluşturulduğu ifade edilen açıklamada, uydunun fırlatma ve uzayda çalışabilmesi için gerekli tüm testlerin İTÜ’deki mevcut laboratuvarlarda yapıldığı bildirildi.

PSLV roketinin, Türkiye uydusuna ek olarak Hindistan tarafından üretilen Oceansat-2 uydusu yanında 4 Alman ve 1 İsviçre uydusunu da yörüngeye yerleştireceği kaydedildi.

Açıklamada, görüşlerine yer verilen ve projenin yürütücülüğünü üstlenen İTÜ Uzay Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Alim Rüstem Aslan, ”İTÜpSAT1’in toplam kütlesi 1 kilogram ve boyutları 10x10x10cm’dir. Uydu bir VGA kameraya ek olarak sıcaklık, ivmelenme ve manyetik alan ölçümü yapan duyargalara sahiptir. Yer yüzeyinden 720 kilometre mesafeye yerleştirilecek olan İTÜpSAT1, dünyamızın kıtasal ölçekte resimlerini çekerek yine İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi’nde proje ekibi tarafından kurulan yer istasyonuna iletecek. Uydu bilgisayarı tarafından kaydedilen sıcaklık, ivmelenme ve diğer bilgiler de yer istasyonuna düzenli olarak aktarılacak” ifadesini kullandı.

kaynak: ntvmsnbc

Voyager uzaylılara ne mesaj götürüyor?

NASA’nın 1977’de fırlattığı ikiz uzay kaşifleri Voyager 1 ve Voyager 2’de bulunan plakta ne bulunuyor?

NASA’nın 5 Eylül 1977’de fırlattığı Voyager 1 ve  ve 20 Ağustos 1977’de fırlattığı Voyager 2 uzay gemilerinin iki aşamalı görevi halen devam ediyor.

Fırlatılış tarihleri ve isimleri birbiriyle çelişen bu iki uzay aracının ilk görevleri Neptün, Satürn ve Jüpiter’in araştırılması 1989’da tamamlandı ancak, uzay gezginleri büyük boşlukta hareket ediyor.

İkiz uzay gemileri, evrendeki yolculukları sırasında uzaylılar tarafından bulunmaları durumunda onlara Dünya’dan samimi bir mesaj iletmeyi umuduyla, içinde mesajlar, fotoğraflar ve insan kültürüne ait bilgiler taşıyan, 30 santimetrelik bakırdan yapılmış ve oksitlenmemesi için altınla kaplanmış birer plak taşıyor.

Okumaya devam et Voyager uzaylılara ne mesaj götürüyor?