Curiosity’den İnanılmaz Mars Görüntüleri

Mars keşif robotu Curiosity, Kızıl gezegenden çarpıcı görüntüler ve fotoğraflar göndermeye devam ediyor. Mars’ın görüntülerinden oluşan galeriyi buradan görebilirsiniz.

Mars robotu Curiosity, beyaz ışık altında bir mars kayasını görüntülüyor. Bu fotoğraf Mars’ın ilk gece görüntüsü olarak tarihe geçiyor.
Mars kayasının yakın plan çekilmiş görüntüsü. Ortadaki beyaz-transparan kaya parçası oldukça belirgin.
Bu toprak parçası Curiosty’nin ilk sondaj çalışması için seçilen yer.
İlk sondaj çalışmasının yapılacağı bölge ve civarı
Damarlı kaya bölgesi. Buradaki beyazımsı minarellerin kalsiyum sülfat olduğu tahmin ediliyor.
Mars ve Dünya’da ki kaya içi damarların görüntüleri. Sağdaki sülfatça zengin damarların, solda tarafta Mars’takilere ne kadar benzediğini görebilirsiniz.
Mars keşif robotu Curiosity’nin kum ve tozları temizlemek için fırçasını kullandığı ilk bölgenin görüntüsü
Fırçayla temizlenmiş bölümün yakın plan görüntüsü.
“Yılan Nehri” olarak adlandırılan nehir yatağı.
Curiosity’nin robotik elini kullanarak çektiği kendi fotoğrafı. Arka planda Curiosity’nin gittiği Mount Sharp tepesini görebilirsiniz.
Mars robotu Curiosity yılbaşını Gale kraterinin daha önce keşfedilmemiş bir bölgesinde geçiriyor.
Kumlardaki robot kepçeleri, Rocknest bölgesi.
Mars keşif robotunun iniş yaptığı Bradbury’den Point Lake bölgesine olan yolculuğun yol haritası.
Curiosity keşif robotunun çalıştığı Rocknest bölgesi.

 

Mars topraklarından örnek görüntüler. Yukarıdaki iki görüntü Spirit keşif robotundan. Sol alttaki Viking robotunun iniş yaptığı bölge. Sağ alttaki de Curiosity’den Gale kraterinin yakın plan görüntüsü.

 

Mars’taki Rocknest bölgesinin panaromik görüntüsü.

 

Rocknest 3 olarak adlandırılan Mars kayası. Bu görüntü 59. Mars gününde öğle vaktinde kaydedilmiştir.

 

Curiosity robotu yeniden yollarda.

 

Mars robotu Curiosity’nin kendi çektiği yüksek çözünürlüklü fotoğrafı.

 

Rocknest’in Curiosity fotoğrafları. Soldaki modifiye edilmemiş orjinal Mars koşullarındaki görüntü. Sağdaki ise Dünya’daki ışık koşullarına göre beyaz dengesi yapılarak modifiye edilmiş görüntü.

 

Curiosity’nin Mars yüzeyindeki ilk kepçe izleri.

 

Mars toprağındaki ortada görünen parlak partikül. Önceleri bunun eski keşif robotlarından bir parça olduğu düşünülüyordu. Ancak yapılan incelemelerle bunun doğal bir toprak parçası olduğu anlaşıldı.

 

Mars robotu Curiosity’nin örnek için topladığı kum parçaları.

 

Curiosity’nin Rocknest bölgesindeki tekerlek izi

 

Mars’ın antik dereyatakları olduğunu gösteren kanıtlardan biri.

 

Mars’ta bir zamanlar akarsu olduğunu gösteren yüzey şekilleri.

 

Rocknest’teki koyu renk kayalıkların olduğu kumul bölge.

 

Kaynak: NASA ve Space.com

Üzerinde Yaşam Olabilecek 9 Gezegen

Aralık 2012’de, Porto Riko üniversitesinden The Habitable Exoplanets Catalog (Yaşanabilir Gezegenler Kataloğu) ekibi, güneş sistemimiz dışında üzerinde yaşam olabilecek 9 gezegeni açıkladı.

Bunların bazıları henüz gezegen olarak onaylanmamış ve yaşam çevreleri hakkında daha öğrenmemiz gereken çok şey olsa da, bu katalog dünya dışı yaşamın nerede aranabileceğine dair bir başlangıç noktası sunuyor.

İşte yaşam olabilecek 9 gezegen:

1- Gliese 581g
2010’da keşfedilen bu gezegen, henüz doğruluğu tartışılsada, üzerinde dünya-dışı yaşam olabilecek en kuvvetli aday olarak gösteriliyor. Kendi yıldızının yaşanabilir bölgesinin ortasında yer alan gezegen, Dünya’dan sadece iki veya üç kat daha ağır.

2- Gliese 667Cc
Bir diğer Süper-Dünya olan bu gezegen, bizden 22 ışık yılı uzaklıktaki Scorpius takımyıldızında bulunuyor. Dünya’dan en az 4.5 kat daha büyüktür ve kendi yıldızının etrafındaki dönüşünü 28 günde tamamlar.

3- Kepler-22b
Dünya’nın 2.4 katı büyüklüğünde ve sera etkisi ile Dünya’ya benzeyen yüzey sıcaklığının 22 derece olduğu varsayılıyor. Bizden 600 ışık yılı uzakta bulunan Cygnus takımyıldızında bulunuyor.

4- HD 40307g
Kendi yıldızına yaşanabilir mesafede bulunan bu Süper-Dünya, bizden 42 ışık yılı uzaklıktaki Pictor takımyıldızında yer alır. Yörüngesi kendi yıldızından 90 milyon km uzaklıktadır. Bu oran Dünya-Güneş arasında 150 milyon km dir.

5- HD 85512b
2011 de keşfedilen bu gezegenin ağırlığı Dünya’nın 3.6 katıdır. Bizden 35 ışıkyılı uzaktaki Vela takımyıldızında yer alır. Araştırmacılar ykın bir zamanda yüzeyinde su olup olmadığını anlamayı umuyor.

6- Tau Ceti e
Aralık 2012’de keşfedilen bu gezegen, bizden 11.9 ışık yılı uzaklıkta bulunur ve Dünya’dan 4.3 kat daha ağırdır. Henüz belirlenemeyen atmosferine göre basit yaşam formu için uygun sıcaklıkta veya Venüs gibi kavurucu olabilir.

7- Gliese 163c
Dünya’nın 7 katı ağırlığındaki bu gezegen, kendi yıldızı etrafında dönüşünü 26 günde tamamlar. Bizden 50 ışık yılı uzaklıkta Dorado takımyıldızında yer alır.

8- Gliese 581d
Bir araştırmaya göre bu gezegenin kalın, karbon dioksit atmosfere sahip olabileceği düşünülüyor. Dünya’dan 7 kat daha ağır olan bu gezegen, yine yaşam olabilecek Gliese 581g ile aynı sistemde yer alır. Bizden uzaklığı 20 ışık yılıdır.

9- Tau Ceti f
Kardeşi Tau Ceti e gibi Süper-Dünya adayı olan bu gezegen, yaşanabilir bölgenin dış sınırına daha yakındır. Dünya’nın 6.6 katı ağırlında olan bu gezegenin atmosferi yeteri kadar sıcaksa yaşam için uygun olabilir.

 

 

 

 

Bu grafikte, yaşam olabilecek 9 gezegenin dünya ile benzerliğini görebilirsiniz

Kaynak: Space.com / Porto Riko Üniversitesi

Mars’ın En Çarpıcı Görüntüleri

Nasa, Mars keşif aracı Opportunity’nin gönderdiği yeni panaromik fotoğrafları yayınladı. Fotoğraflar robotun 4 ay boyunca Mars kışında bulunduğu araziyi gösteriyor.

360 derecelik fotoğraflar panaromik kamera (Pancam) ile çekilen 817 resimin birleştirilmesi ile oluşturulmuş.

Kaynak: Nasa

Ay ve Gün Batımı Fotoğrafları

Yaşlı gezegenimizden günbatımı manzaraları ve ay görüntüleri. National Geographic tarafından derlenen bu fotoğraflar için kendilerine teşekkür ediyor ve siz ziyaretçilerimize sunuyoruz.

Alaska Hilali, Fotoğraf: Thomas J. Abercrombie, National Geographic
Matangi adası, Fiji – Fotoğraf: Mark Cosslett, National Geographic
Myanmar – Fotoğraf: Steve Winter, National Geographic
Oahu, Hawaii – Fotoğraf: Richard Nowitz, National Geographic

Fotoğrafların telif hakkı yayıncılarına aittir.

Maryland, ABD – Fotoğraf: Al Petteway, National Geographic
Cuandixia, Çin – Fotoğraf: Raymond Gehman, National Geographic
Kuzey Kutup Bölgesi, Kanada – Fotoğraf: Norbert Rosing, National Geographic
Alaska – Fotoğraf: Norbert Rosing, National Geographic

Uzay Görüntüleri – 4

Uzay görüntüleri serimizin 4. bölümünde uzaya dair çok özel fotoğrafları görebilirsiniz. Fotoğrafların büyük halleri için üzerlerine tıklayabilirsiniz.

Astrofotoğrafçı Thierry Legault’nun çektiği bu fotoğraftaysa, Uluslararası Uzay İstasyonu’yla ona kenetlenmiş Endeavour uzay mekiğini görüyoruz. Legault’nun diğer fotoğrafları için astrophoto.fr adresini ziyaret edebilirsiniz.
2009 yılı, insanoğlunun uzaya ilgisinin en çok arttığı yıllardan oldu. Ulusların uzay yarışı, art arda fırlatılan uydular, mekikler, elde edilen şaşırtıcı bulgular, keşifler… ve tabi fotoğraflar. Yandaki karede NGC 2818 kod adlı nebulanın Hubble Uzay Teleskobu tarafından 28 Kasım’da çekilen fotoğrafı görülüyor. Yayım tarihi 15 Ocak.
Yazılım milyarderi Charles Simonyi, Uluslararası Uzay İstasyonu’na yapacağı ‘turistik’ ziyaret için uzun uzun hazırlandı. Fotoğrafta, bir Rus uçağında yerçekimsizlik eğitimi alırken görülüyor.
Dev galaksi Centaurus A üç ayrı teleskop tarafından görüntülendi. 20 Ocak’ta yayımlanan karede, mavi ışıklı katman Chandra X-Ray Gözlemevi’nden, turuncu katman Şili’de bulunan Avrupa Güney Gözlemevi‘ndeki APEX teleskobundan, normal (sarı) ışık katmanı da yine Şili’deki MPG/ESO teleskobundan alındı ve hepsi birleştirildi.
Mars’ın iki uydusundan küçük olanı Deimos, yüksek çözünürlüklü olarak görüntülendi. 21 Şubat’ta NASA’nın Mars Keşif Aracı’ndaki HiRISE kamerasıyla çekilen fotoğraftan tam bir yıl sonra, Deimos’un ağabeyi Phobos da görüntülenecekti.
Hubble Uzay Teleskobu, Satürn’ün uydularını izlerken üçünü aynı karede yakaladı. Kuzey kutbuna yakın görünen dev ve turuncu renkli Titan’ın Satürn üzerine düşen gölgesi net şekilde görülüyor. Sol tarafta, halkaya yakın konumda ufak uydulardan Mimas ile Enceladus yer alıyor.
Üç galaksiden oluşan Arp 274 (veya NGC 5679) adlı grup, Dünya’dan yaklaşık 400 milyon ışık yılı uzakta. Fotoğrafı çeken Hubble Uzay Teleskobu.

Fotoğraflarla ilgili telif hakları yayıncılarına aittir.

Hubble’ın bakım ve tamirat görevi sırasında dördüncü uzay yürüyüşünü yapan astronot Mike Massimino Atlantis’in camından içeriye bakıyor. STS-125 kod adlı bakım görevi sayesinde, Hubble’ın ömrü en az 10 yıl uzadı.
Kelebek Nebulası ve Böcek Nebulası adlarıyla da anılan NGC 6302, Hubble’ın tamirat geçirdikten sonra fotoğrafladığı ilk konulardan. 27 Temmuz’da çekildi, 9 Eylül’de yayımlandı.
NASA’nın Maryland’deki Goddard Uzay Havacılık Merkezi’nde bulunan lazerle mesafe ölçme tesisi, periyodik olarak Ay Keşif Uydusu’na (Lunar Reconnaissance Orbiter) lazer ışını göndererek konumunu tespit ediyor.
Mars’taki kum tepeleri fırtınalarda şekilden şekile girer. Mars Keşif Uydusu’nca çekilen fotoğrafta, ‘kum şeytanı’ da denilen mini tornadoların yüzeyde oluşturduğu desenler görülüyor.
Mars yüzeyinde araştırmalar yapan Spirit, numune toplamak üzere robot kolunu toprağa uzatırken araçtaki dahili kameralarla görüntülendi. Karede sol tarafta görülen yumuşak kumlu alana saplanan Spirit aylarca kurtulmaya çalıştı.
Kızıl Gezegen’den gönderilen en yüksek çözünürlüklü karelerden biri yayımlandı. Mars Keşif Uydusu’nun çektiği fotoğraf, Mars’ın güney kutbu yakınlarındaki karbondioksit buzlarının farklı katmanlarını gösteriyor.
Uzay mekikleri emekliye ayrıldıktan sonra uzaya insan ve malzeme taşımakta kullanılacak olan Ares I-X füzesinin prototipi başarıyla denendi. 2010 ortalarında göreve başlatılması öngörülüyor.
Vizyoner ve milyarder işadamı Richard Branson’ın Virgin Galactic firması, 2010 veya 2011’de turistik uzay uçuşlarını başlatacak. Atmosferin hemen dışına çıkarak yolculara Dünya’yı izlettirecek olan uzay aracı SpaceShipTwo’da bir biletin bedeli 200 bin dolar.
Norveç’in kuzeyinde gökyüzünde görülen mavi spiral ışık şaşkınlık yarattı. Ancak daha sonra bu gök şovunun sorumlusunun, Rusya tarafından gerçekleştirilen başarısız bir denizden-havaya füze denemesi olduğu açıklandı.
Satürn uydusu Iapetus’un net görüntüsü ilk kez kamuoyuyla paylaşıldı. Koyu alanların sıvı, açık renkli alanların ise buz halinde su içerdiği tahmin ediliyor.

Kaynak: ntvmsnbc

Mars’ta Gün Batımı

NASA’nın Mars keşif robotu Oppurtunity, Kızıl Gezegen’deki dev Endeavour kraterine bakan bir noktada mükemmel bir kare yakaladı.

Kraterin batı ucunda bulunan robot, gün batımı esnasında Güneş ışınların kratere düştüğü anı görüntüledi. Fotoğrafta, Oppurtunity’nin gölgesi kratere uzanıyormuş gibi görünüyor. Keşif robotu, 22 kilometre genişliğindeki kratere Ağustos 2011’de ulaşmıştı.

NASA’nın yayımladığı en son fotoğraf, Oppurtunity’nin panoramik kamerasıyla Mars saatiyle 16.30 ile 17.00 arasında çekildi. NASA yetkilileri, fotoğrafın 9 Mart tarihine ait olduğunu belirtti. Sahte renkte yayımlanan fotoğraf, Endeavour’un yüzeyindeki karanlık tepeler gibi kraterin yüzeyindeki farklılıkların belli olmasını sağlıyor.

Oppurtunity, yaklaşık dört ay boyunca dev krateri Greeley Haven adı verilen bölgeden gözlemledi ve henüz iki hafta önce tekrar hareket etmeye başladı. Kış süresince sabit bir noktada bekleyen keşif robotu, bu sürede solar panellerini Güneş’e konumlandırarak aktif kaldı.

Oppurtunity, geride bıraktığı dört ay süresince, Greeley Haven’daki kayaları incelerken, bilim insanları robotun yaydığı radyo sinyallerini analiz ederek gezegegin iç yapısı üzerinde araştırmalar yaptı.

MARS’TA SEKİZ YIL
Oppurtunity ve ikizi Spirit, Kızıl Gezegene Ocak 2004’te indi. Altı tekerli, golf arabası büyüklüğündeki iki robotun asıl görevi, üç ay boyunca Mars’ta geçmişten kalan su izleri bulmaktı.

Her iki robotun görev süresi geride kalan aylar boyunca uzatılırken, Mars’ın bir zamanlar daha sulak ve sıcak bir yer olduğuna dair bulgular elde ettiler. Spirit, Mart 2010’da Güneş’i görecek şekilde konumlanmayı başaramayınca devre dışı kaldı ve geçtiğimiz yıl tamamen kullanılmaz hale geldiği açıklandı. Oppurtunity ise geride kalan sekiz yılın ardından hala güçlü. Keşif robotunun bu sürede geride bıraktığı mesafe 34.4 km.

NASA’lı mühendisler, yakın zamanda Oppurtunity’e eşlik edecek yeni bir robotu Kızıl Gezegen’e gönderecek. Bir ton ağırlığındaki Curiosity, bir aksaklık yaşanmadığı takdirde 5 Ağustos günü Mars’ın yüzeyine inecek. Araba büyüklüğündeki keşif robotu, Mars’ın yüzeyinde mikrobik hayata dair bulgular arayacak.

Güneş Sistemi’ndeki en iyi manzara

Uluslararası Uzay İstayonu’nda (ISS) görev yapan astronotlar, Dünya’ya ait yüzlerce saatlik çekimden bazı kısımları hızlandırılmış video haline getirdi.

İnsanlığın 2000 yılından bu yana alçak yörüngedeki yerleşim noktası olan uzay laboratuarı, altında dönüp duran Mavi Bilye’ye ait mükemmel görüntüler çekiyor.

Yeryüzünde astronotların gönderdiği videoyu montajlayan Alex Rivest, “ISS’deki şanslı astronotlar ve bilim insanları kesinlikle Güneş Sistemi’ndeki en iyi manzaraya sahip” dedi.

Uzay istasyonunun cupola (ISS’de ve bugüne dek uzay araçlarında bulunan en büyük pencere) kısmında yer alan kamera, astronotların her gün tanık olduğu görüntüleri bize gösteriyor. Okyanuslar, nehirler, bulutlar ve rengarenk şehirler, Dev pencerenin altında akıp gidiyor.

Rivest, hazırladığı videoyu, Yuri Gagarin’in uzaya çıkışının 51’inci yıldönümü olan 12 Nisan’da yayımladı. Gagarin’in uzaya çıkan ilk insan olduğu rekabet günlerinde, ABD ve Sovyet Rusya teknolojik özelliklerini sunmak için büyük bir yarışa girmişti.

Avrupalı, Kanadalı, Japon, Rus ve ABD’li astronotların, Avrupa Uzay Ajansı (ESA) ve NASA işbirliğiyle beraber yer aldıkları ISS ise bugün gelinen noktanın 50 yıl öncesine kıyasla ne kadar farklı olduğunu gösteriyor. ABD’nin uzay mekiği filosunun Temmuz 2011’de emekliye ayrılmasıyla, ABD’li astronotlar Rusların inşa ettiği roket ve uzay araçlarıyla atmosferin dışına yolculuk yapıyor.

Kaynak: ntvmsnbc