Uzay nerede başlar?

Kanadalı bilimadamları, uzayın sınırının deniz seviyesinin 118 kilometre yukarısında başladığını hesapladı.

Journal of Geophysical Research dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, Kanada’nın Calgary Üniversitesi tarafından tasırımı yapılan ve Amerikan Havacılık ve Uzay Kurumu (NASA) tarafından iki yıl önce fırlatılan Supra-Thermal Ion Imager adı verilen cihaz, 200 km irtifadan topladığı verilerle uzayın sınırının hesaplanmasına yardımcı oldu.

Araştırmada, uzayın sınırı atmosferin göreli yumuşak rüzgarları ve hızı saatte bin kilometreyi aşan uzaydaki parçacık yüklü daha şiddetli akıntıların izi takip edilerek hesaplandı.

Calgary Fizik ve Astronomi Bölümü Doçenti David Knudsen, uzayın sınırın hesaplanması için daha önce de ölçümler yapıldığını, ancak üst atmosferin rüzgarları da dahil olmak üzere, tüm bileşenleriyle ilk kez incelendiğini belirtti.

Kaynak: ntvmsnbc

“Uzay nerede başlar?” üzerine 6 yorum

  1. BİLİM için sanılandan farklı bir şeydir boşluk. Kuantum kuramı, boşluğun boşluk olmadığını kabul eder meselâ. Bu kurama göre, boş sanılan uzay bir “etkinlikler bölgesi”dir aslında. Alanlar vardır, titreşir, dalgalanır. Boşluğun bu dalgalanmaları enerji demektir. “Mutlak Sıfır” enerjisinin var olabileceğini, Heisenberg’in ünlü belirsizlik ilkesi öngörmüştü. Richart Feynman ve John Wheeler bir elektrik ampülünün içindeki boşluğu incelemiş ve böyle bir boşluk enerjisinin gezegenimizin tüm okyanuslarını kaynatıp buharlaştırabilecek bir güce sahip olduğunu göstermişlerdir. “Boşluğun kuantumlaşması” ile “genel görecelik” arasındaki ilişki de ünlü Fizikçi Paul Davies ve Stephen Fulling tarafından yapılan bir deneyle gösterildi. Boşluktaki bir ayna titreştirilip foton ışıması oluşturuldu.

    Tüm bu gelişmelere rağmen, “boşluk enerjisi”nin tam olarak ne olduğu fizik bilimi içinde anlaşılmış değildir henüz. Bu yüzden de sanayide kullanılabilecek türden bir enerji biçimi haline gelemedi. Bu konuda hâlâ bilinmeyen noktalar var. Örneğin, bizler durgun potansiyel suyu alıp yukarıdan aşağıya doğru akıtarak onu kinetik enerji şekline dönüştürebiliyoruz. Böylece elektrik elde edebiliyoruz. Ama altında bir enerji fazı ve düzlemi bulunmadığı için, boşluk enerjisini akıtamıyoruz, dolayısıyla bu enerjiden şimdilik elektrik üretilemiyor. Bu durum, koca bir okyanusun içinde yaşayıp da çevreyi oluşturan dev enerji ortamından faydalanamamaya benziyor.

    Boşluğun anlaşılmasında karşılaşılan problemi çözme adına atılan adımlardan biri, “süper sicim teorisi”dir. Sicimler öyle bir küçüklüğü ifade ediyor ki, atom bir gezegenin yanında ne kadar kalıyorsa, sicim de bir atomun yanında o kadar kalıyor. 10 üzeri 33 santimetre (Planck sabiti) [1] çapındaki süpersicimler bütün maddenin temelini oluşturuyor. Yıldızlar arasındaki sözde boşluk da dahil, her şey onlardan oluşuyor. Onlardan daha küçük bir cisim yok. “Onlar olmasaydı hiçbir şey olamazdı” diyor Green. “Ne zaman, ne uzay, ne de madde olurdu. Yıldızlar ve gezegenler de olmazdı. Evren diye bir şey olmazdı.”

  2. uzay elbette sonsuz degildir mutlaka bir sonu vardır bence çözüm yani fezanın sırrı dahası semanın kapıları karadeliklerdir nasılki ses hızını aşınca sessizlik oluyorsa karadelik ten geçmekte yok olmak anlamına gelmez dolayısıyla başka semalara geçilebilir ve zamanın önünden gidilebilir cunku zaman goreceli bir kavramdır cunku yaratıcı olumden bahsederken başka dunyalara gıdın ne varkı okum oradada sızı yakalar dıyor burada bır acık kapı olmalı bırı bunu goze almalı ben bılım adamı olsam dusunmezdım bıle sınunu ama yınede bılım ınsanlarına basarılar dılıyorum bu arada kainat yani güneş sistemi bir şekilde güneşe doğru gidiyor yani artık onun girdabına kapılmış donuş yok sonu kıyamet

  3. çok merak etim yaa bilim adamları uzay sınırının deniz seviyesinin 118 kilometre yükarısından başladıgını söyliyorlar. ee peki siz uzayın genişligini, çapını,yüksekligini vb buldunuzmu ki siz bu yargıya varıyorsunuz? çünkü bu söylediklerimi bilmeden uzay sınırının nerden başladıgını kusura bakmayın bilmezsiniz… ve uzay nerden başlıyor derken eger siz dünya için diyorsanız ben o zaman bişey diyemem ama yok uzay için kast ediyorsanız zaten dünya da uzay için de yer almıyor mu?

  4. bence bu siteye yorum köşesi gibi bi sorun cevaplyalım cevaplasınlar veya soru cevap v.b. bölümler ekleyin sayın yönetici yorum köşelerinde soru sormak pek olmuyor böyle yaparsanız eminim ki daha çok ziyaretçi toplarsınız

  5. ya ne uzayın sonu var fakat büyüyor bence daha cok uzakta dünyanın uzunluğunu söylersek dünya acılımı dikdörtgene benceyecek ve dünya uzayın yarısını kaplayacak şekle gelecek saçmalık ? daha geniş çaplı bilgileri koymanızı rica ediyorum….

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir