Uzayda Yaşam

Uzayda uygarlık arayanlara ipuçları

Uzayda başka bir yerlerde ‘akıllı yaşamın’ olup olmadığı, varsa bu yaşamın gelişmiş bir medeniyet düzeyinde olup olmayacağı yüzyıllardır astronom ve diğer bilimcilerin kafa yorduğu konulardan. Bunu açıklığa kavuşturma yolunda bugüne kadar yürütülen çalışmalar, özellikle Dünya istikametine gönderilmiş olabilecek radyo dalgalarının varlığını araştırmaya odaklandı hep. Ancak belki onların bizi arayıp bulmak gibi bir derdi olmayabilir. Hatta belki de başkalarının onları bulmasını bekliyor olabilirler. ABD Illinois’deki Fermi Ulusal Hızlandırıcı Laboratuarı’ndan Richard Carrigan, uzayda yaşam arayışına ilişkin bazı temel ipuçlarını sıraladı. Uzaylı arayanların dikkatine…

Dünya’daki ışıklar, geceleyin yakın uzaydan görülebiliyor. Dolayısıyla başka bir gezegendeki medeniyet de kendi ışıklarını yayıyor olabilir. Ancak bunu tespit etmek çok zor. Çünkü, örneğin Dünya’daki tüm elektriğin kullanıldığı dev bir lamba bile yapsanız, onun ışığı Dünya’nın yüzeyine düşen hafif bir Güneş ışığının binlerde biri düzeyinde olacaktır. Dolayısıyla bu bilginin, başka gezegenlerden yayılan ışıklar için de geçerli olduğunu söyleyebiliriz.

Güneş Sistemi dışındaki gezegenlerin atmosferlerinde kimyasal kirletenler olup olmadığına bakılabilir. Örneğin kloroflorokarbon gibi yapay bileşikler, çok uzaktan tespit edilebilecek işaretler bırakıyor atmosferde. Şöyle ki, bu gazlar karakteristik dalga boyundai kızılötesi ışığı büyük ölçüde emiyorlar ve bu şekilde tespit edilebiliyorlar. Ancak bunun için bugün sahip olduklarımızdan çok daha gelişmiş ve hassas kızılötesi teleskoplar gerekiyor.

Nükleer atıkları bir yıldıza gönderip yoketmek, orada oluşacak nükleer fisyon sonucunda çok büyük miktarlarda teknetium ve neodimium gibi nadir elementlerin ortaya çıkması demek. Bu denli büyük miktarlardaki elementler, yıldızın ışığında tespit edilebilir. Ancak bu miktarın, örneğin teknetium için, 100 bin tondan fazla olması gerekiyor. Bugüne kadar Dünya’daki tüm nükleer reaktörlerde ortaya çıkan teknetiumun 100 ton civarında olduğunu belirtelim.

Uzaydaki başka bir medeniyet teknolojik açıdan o denli gelişmiş olabilir ki, güneş enerjisinden yararlanmak için Dyson küresi gibi sistemler kullanıyordur. Bu teorik ‘koza’ sistemi, yıldızın etrafını sarıyor ve yayılan ışığı yönetiyor. Böyle bir durumda elbette yıldızdan dışarıya yayılan ışıkta azalma olacaktır ama Dyson küresi de bu sırada sürekli ısınacağı için Dünya’dan görülebilecek derecede yoğun kızılötesi ışın üretebilir. Bugüne kadar uzayda tespit edilen bazı ‘kozamsı’ olumuşlar, Dyson küresini akla getirdiyse de, genellikle yıldızı saran hidrojen gazı bulutu, toz bulutu ve hatta asteroid katmanı olarak yorumlandı.

Sadece bir yıldızı değil pek çok yıldızı kapsayan bir Dyson sistemi kurulmuş olabilir. Bu teorik yapı, galaksideki pek çok yıldızın ışıklarını azaltacağı için Fermi baloncuğu olarak adlandırılan bir ‘karanlık alan’ oluşturabilir. Bunlar da tabi ki daha fazla ısı yayacak ve kızılötesi ışıkta görülebilecek. Ancak bir karanlık alanın Fermi baloncuğu olup olmadığını anlamak çok zor. Özellikle spiral galaksilerde bu tür karanlık bölgeler ve toz bulutları bolca bulunuyor. Daha simetrik, eliptik galaksiler araştırma açısından daha uygun.

Çok gelişmiş bir uygarlık, enerjisi azalmakta olan kendi yıldızını modifiye edip yok olmaktan kurtulabilir. Malum, yıldızlar yaşlandıkça çekirdeklerindeki hidrojen de azalır ve yaydığı ısı ve ışık düşer. Bu da çevresindeki gezegenlerde yaşayan canlıların hayatını sonlandırabilir. Eğer bu medeniyetlerden biri son derece güçlü ve ileriyse, farklı yollarla yıldızın ömrünü uzatabilir. Örneğin yıldızın dış çeperindeki hidrojenle çekirdeğindekini karıştırabilir, bazı elemenentleri yıldızdan ayırabilir ya da merkezdeki basncı değiştirmek için yıldızın dönüş hızını bile ayarlayabilir. Ve elbette tüm bunlar yıldızın uzaktan izlenen davranışlarında değişikliğe yol açar.

Kaynak: ntvmsnbc

“Uzayda Yaşam” üzerine 58 yorum

  1. arkadaşlar öncelikle ARTIK BENİM NİCKİMİ KULLANMAYIN! ya ayıp oluyor ben geçen seneden beri bu nickle giriş yapıyorum bundan sonra kendimi belli etmek içinuzaylı nickinin sonuna bir işaret ekleyeceğim. ADMİN YARDIM!

    her neyse

    bence de uzayda yaşam tabiiki var ma bunların bizden ileride veya geride olduklarını bilemeyiz gelişmiş olanları olduğu gibi taş devri dönemleri uzaylıları da olabilir ama şu bi gerçek ki uzaylılar var ama gelişmiş ama gelişmemiş buna inanıyorum…

  2. Bu ucsuz bucaksız evrende yanlız olmamız imkansız.Şu da bi gerçek ki bizlerden çok öndeler…

  3. biz insan oğlu başka yerde yaşam olsa da bizim teknoloji nerde bunu yapacak gittiğimiz gezegen mars başka var mı başka gezegenlerden bahsetmek kolay önce teknol sonra yaşam aramak lazım benim fikrim bu.

  4. mevlüt sen açıklasanda kim inanır yaş iş bunlar sen çözümü ablanı sustrmakta aramaya koyul bence :)))

  5. bu grüntler gölgesinde yapacağm yorumu destekleyeblecek bilgiler önünüze sunabilirim dolunay_zmrye ve okyanus_tuğçe

  6. artık dünya yok olmak üzere bizim varsayımlara değil gerçeklere ihtiyacımız var bir iki kişinin var yada yok demesiyle olmaz bu işler milletimizin bu konu hakkında iyi bir tacrübeye ihtiyacı var

  7. arkadaşım bilge çok haklısın uzayda mutlaka yaşam war ama tek sorun nerde? işte bu sorunun cewabını bulmaya çalısıyoruz. dünysnın sonu yaklaştığı için başka yaşam olan gezegen aranıyor arkadaşım. ama emin ol ki yakında bulunacak…

  8. tabiki başka gezegenlerde değişik varlıklar yaşıyordur ama onlarla iletişim kuramadan kıyamet gelicek ve tüm insanlık yok olacak…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir