Uzayda yaşam bildiğimiz gibi olmayabilir

Almanya’da düzenlenen Avrupa Gezegen Bilimi Kongresinde, ”Yaşanabilir gezegen nasıl tanımlanır” ve ”Ne tür bir yaşam aranmalı” sorularına cevap aranıyor.

Başkent Berlin yakınlarındaki Potsdam’daki kongreye katılan Viyana Üniversitesi Astronomi Enstitüsü’nden Johannes Leitner, ”dünyadaki yaşamdan bilinenlerin üzerine inşa edilen mevcut yaşam tanımının radikal biçimde değiştirilmesi zamanının geldiğine” inanıyor.

Leitner, kongreye sunduğu bildiride, ”Metabolizmaları için ne suya, ne karbona ne de oksijene ihtiyaç duyan yaşam biçimlerini dışlayamayız” ifadesine yer verdi.

Karbon ve sudan başka şeylere ihtiyaç duyan ”en egzotik yaşam biçimlerini” ortaya çıkarmak için Leitner ve farklı alanlardaki uzmanların mayıs ayında Viyana’da oluşturduğu ekip, biyolojik göstergeleri tanımlamaya çalışıyor.

Ekip, mevcut tanımıyla güneş ya da bir yıldız etrafında dönen, yüzeyinde suyun sıvı halde bulunabileceği bir gezegenin ”yaşanabilir bölge” olarak adlandırıldığını, ancak bunun daha geniş bir bağlamda ele alınması gerektiğini ve ”metan, amonyak, su karışımları ve diğer solventler gibi sıvılarda yaşamın gelişebilmesine olanak sağlayacak başka bölgeler olabileceğini” düşünüyor.

Leitner, bu türden ”egzotik” yaşam biçimlerinin sadece dış gezegenlerde (exoplanet) değil, Dünyanın yer aldığı güneş sisteminde de bulunabileceğini belirtti.

Amerikan Ulusal Araştırma Konseyi (NRC), 2007’deki ”gezegen sistemlerinde organik yaşam sınırları” başlıklı raporunda, Dünyadakinden farklı yaşam biçimleri olasılığının hesaba katılması çağrısında bulunmuştu. Her ne kadar NASA şimdiye kadar ”suyu izleyerek” güneş sisteminde yaşam aradıysa da NRC, başka çevrelerde yaşam olasılığını dışlamak için bir neden olmadığı görüşünü savunuyor.

kaynak: ntvmsnbc

“Uzayda yaşam bildiğimiz gibi olmayabilir” üzerine 11 yorum

  1. Ben bunu kaç senedir söylüyorum, adamlar daha yeni konuşuyor… yaşamak için oksijen ve suya muhtaç olmayan kimbilir kaç canlı var.. en basitinden cinler ve şeytanlar: sanki onlar oksijen ve suya muhtaç, ikiside ateşten yaratılmış varlıklardır.. kimbilir diğer gezegenlerde hangi formlarda hangi şartlarda yaşayan yüzlerce değişik canlı vardır…

  2. yerzm biliyosun bitkiler fotosentez yaparlar eğer karbondioksitli bir ortam varsa ve fotosentezede elverişliyse oksijen üretilebilir. ama bir tek oksijenle de olmuyor işte daha bir sürü şey gerekiyor. çok masraf olur…

  3. yerz arkadaşım nasa aslında en doğruları yapmıyor. bunu söylüyorum çünkü nasa diğer insanların hatta amerikanın çoğunun bile bilmediği şeyleri biliyor. ve bunları halktan gizliyor.qisem sen hele hele çok yanlış düşünüyosun. zaten bu düşünceni kanıtlayacak bişede yapamazsın ama bilim uzaylıların warolduğunu kanıtlıyor. we işte bu bomba habar nasa nın elinde 1990 lı yıllardan itibaren incelenmede olan 6 uzaylı organizması war we bunlar gerçek organizmalar. Bunları söylemiyolar ama buna karşı uluslarını we kendilerini kurtarmak için birçok hazırlık yapıyolar. tabi diğer dewletlerde ayakta uyuyor. awrupa dewletleri bile…

  4. herkese merhaba uzaylılar varmı diye insanoğlunun kafasını karıştırmıştır ben kendi düşüncemi söylüyeyim uzaylılar var.bu uzaylılar insan kılığında dolaşıyorlar,özellikle yürürken dikkat edin gözleri kapkara olan gözlere dikkat edin göz akı yoktur.söylendikleri gibi boyları 160-165 cm’dir.gören insanların eminimki bir müddet boyunca psikolojisini bozabilir.diyeceksin sen nerden biliyorsun diye unutmayalımki yürürken gözleri dikkat çekiyor.gözleri simsiyahtırlar.başkasına söylesem bana deli diyen olur diye saklayanlarda vardır.bu evren hiç bilemediğimiz kadar büyük vede güneş sisteminden dahada büyük sistemler vede galaksiler var,bu büyük uzayda başka formların olabileceğini düşünmemiz gerekir.

  5. mustafaya katılıyorum eğer uzayda koşullar farklıyla mutlaka yaşam formları da farklı olacaktır örneğin bir bahçe çiçeği ile amazon ormanlarındaki raflessia aynı değildir bu da aynı gezegen üzerinde olsa bile yaşam formlarının farklılık göstrebeileceğinin bir kanıtıdır

  6. biz insanoğulu bulunduğumuz yerleri heryeri kirletiriz her zaman daha fazla istediğimiz yüzünden dünyamız küüresel ısınma tehtiddiyle karşu karşıya…bunun sorumlusu biziz.biz eğer dünyamızı temiz tutsaydık,herkes üstüne düşen görevi yapsaydı belkide şu durumda olmayacaktık.dünya bizim yüzümüzen yok olacak.bu yüzende başka gezegenlerde araştırma yapıp,yaşam var mı dır diye arayış içerisindeyiz.başka gezegenlerde yaşam bulunabilir belki ama dünya gibi o gezegenleri kirletmeyeceğimiz ne malum_???önemli olan bu olaydan ders alıp doğruya gidebilmek.zararın neresinden dönsek kardır.

  7. neden bilimadamları üzerinde su oksijen olan gezegenler arıyorlar, bizim yerleşmemiz içinse olabilir anlarım ama teknolojimiz buna şimdilik yetmiyor. demek istediğim birazda onların kolonileri olabilecek yerlerde arayalım. belkide onlar burnumuzun dibindedir mesela güneş sistemindeki gezegenler gibi mesela ay gibi.

  8. Gerçekte NASA en doğrusunu yapıyor.Eğer yaşamdan bahsediyorsak üzerinde bizim dünyamızda yaşıyan canlıların yaşamasına elverişli yaşamlara uygun gezegenler bulmalıyız. Yoksaki başka form ların yaşaması önemli değildir.eğer böyle bir başka dünya bulabilirsek ozaman yaşamın illaki bu dünyada gelişmediğine ancak inanabileceğiz.Ve birçok şey alt üst olacaktır işte ozaman.
    Karbondioksitle yaşıyan canlıların bulunduğu bir gezegen bulsak ne fayda,bizlerde heralde karbondioksitle yaşamaya uygun olacak değiliz muhakkak.
    İllaki suyu, %21oksijeni,atmosferi,ağaçları olan bir dünya gerek bizlere.

  9. bhen uzaylılara inanmıyorummm yha görmediğim için sanıırm bu mesela uzay ne uzay evren gibi bişi aMa diil ya uzay gezegenleri galaksileri içinde bulunduran sonsız boşluq büyüyünce bunlarla iligili araştırmalar yapacağıMmM VE daha çok bilgim olacak…

    UZAYLILARR

  10. TABİ Kİ EVRENDE HAYAT FORMLARI DEĞİŞİK OLABİLİR, HATTA MADDİ YAPISI OLMAYAN YAŞAM FORMLARI BULUNMA OLASILIĞI DAHİLİNDEDİR. UZAYDA YAŞAM ARARKEN HER İHTİMALİ GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURMAK GEREKİR. BELKİ ARAMIZDA SADECE ZAMAN ENGELİ VAR, BELKİ ZAMANLAMA HATASI. UNUTMAYALIM Kİ ZAMAN MADDİ HAYATTA YARATANDAN SONRAKİ BELİRLEYİCİ FAKTÖR.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir