4 Dünyalı şuan sitede
Uzay RSS
laptopci.com

UZAY ve YAŞAM OLASILIĞI Paylaş

Kas 03 2008

NASA 1979 yılında D.D zeki yaşamı araştırmak amacıyla SETİ projesini başlattı. Uzaya radyo sinyalleri göndermek ve sayısız gezegenlerden gelme ihtimalini düşündüğümüz sinyalleri alarak çözme yoluna gitme, Dünya Dışı uygarlıkları tanıma yolunda atılmış olumlu bir adımdır.

“Dünya Dışı Varlıklardan”dan gelmesi olası radyo dalgalarını dinlemek amacıyla kullanılan Dünyanın belli başlı radyo teleskopları şunlardır:

  • The Arecibo İonospheric Observatory, Porto Riko.
  • National Radio Astronomy observatory, Green Bank- West Virginia.
  • Eski Sovyetler Birliği’ndeki sekiz tabaklı radyo teleskop.
  • Kafkaslardaki büyük radyo teleskop.
  • ABD’de SETİ Projesi’nde 1979 yılından itibaren kullanılmaya başlanan çok duyarlı radyo teleskoplar. Bunlardan en büyüğü Arizona’daki radyo teleskoptur.
  • 1995 yılında Avustralya’nın doğusundaki Parkes Kenti’nde, günümüzün en modern uzay haberleşme merkezi oluşturularak “Phoenix Projesi” adı altında çalışmalara başlandı

1977 ile 1990 yılları arasında gök bilimciler çok değişik takım yıldızlardan bazı sinyaller aldılar. Bu sinyaller açıklanamadı ve aralarından hiçbiri de yenilenmedi. Şimdi tarihlerine göre sinyalleri incelemeye çalışalım:

15 Ağustos 1977. Yay Takımyıldızı:
Ohio Eyaleti radyo teleskopunda görevli bir araştırmacı “wow” sesi olarak tanımladığı bir sinyal aldı. Bu sinyal bir daha asla duyulmadı.

10 Ekim 1989.Yay Takımyıldızı:
Harvard META (Megachannel Extra Terrestrial Assay) radyo teleskopundan alınan 40 sinyalden biri kaydedildi.

14 Ağustos 1989.Başak takımyıldızı:
META tarafından bir başka sinyal daha kaydedildi. Dünya Dışı zekanın yayında olduğunu düşündüren türde bir sinyaldi.

16 Ağustos 1989.Balık Takımyıldızı:
Bu kez de META tarafından kaydedilen sinyal belirli aralıklarla tekrarlanıyordu. Kontrol edilme aşamasında kesildi.

15 Kasım 1989.Kasiope Takımyıldızı:
Bu META sinyali bir yıldızdan çok Dünya Dışı varlık tarafından veriliyormuş izlenimini yarattı.

9 mayıs 1990.Yılan Taşıyan Takımyıldızı:
Avustralya’da bulunan Parkes radyo teleskopu tarafından kaydedildi. Büyük bir olasılıkla Dünya Dışı zeka tarafından gönderildiği öne sürüldü.

Yukarıda sıralanan bu radyo sinyallerinin ya da hala açıklığa kavuşturulamayan mesajların alınmış olması insanı gerçekten heyecanlandırıyor: Dünya Dışı varlıkların bizlere ulaşabilmek için yayın yaptıkları fikri, araştırmacılar için son derece gerçekçi bir kanıt gibi görünüyor. Yine de hatırlanması gereken nokta bu mesajların çözülememiş olarak kalmalarıdır. Prof. Sagan’ın dediği gibi mesajlar Dünya Dışı zeka için çok basit olabilir. Fakat biz Dünyalılar bu sinyallerin anlamını çözebilmek için belki de yıllar boyunca araştırma yapmak zorunda kalacağız. Dünya Dışı varlıklar için çok kolay olan bu sinyaller bizim için karmaşık ve gizemli olmaktan öteye gitmiyor.

Her durumda, radyo-astronominin uzayı tanıma konusunda dünyaya büyük yardımları olduğunu inkar edemeyiz. Dünyada bulunan en büyük radyo-radar gözlemevi Puerto Rico adasındadır. Cornell Üniversitesi uzmanları tarafından yönetilen Arecibo gözlem çanağının çapı 305 metredir. Radyo-radar gözlem çanağının yansıtıcı yüzeyi, çanak biçimli bir vadiye daha önce yerleştirilmiş bir kürenin bölümünü oluşturur. Uzayın derinliklerinden radyo dalgaları algılar. Aldığı bu radyo dalgalarını çanağın tepesindeki antene aktarır. Anten elektronik bağlantılarla kontrol odasıyla temas halindedir. Alınan sinyal kontrol odasında çözümlenir. Bunun tersine, teleskop bir radar vericisi olarak kullanılırsa, sinyalle beslenen anten çanağa sinyali geçirir, o da uzaya yansıtır. Arecibo gözlemevi uzaydaki uygarlıklardan sinyal elde etmek için kullanıldığı gibi, bir defasında da Dünyadan bir mesajı M13 adı verilen yıldızlar kümesine göndermek için kullanıldı. Böylece yıldızlar arası diyalog kurma isteğimizi D.D varlıklara da anlatmaya çalışmış olduk.

Radyo dalgaları ışık hızıyla giderler. Bu da yıldızlar arası bir yolculuğa çıkan en hızlı uzay aracından 10.000 kez daha büyük bir sürat demektir. Radyo-teleskoplar, dar frekans dalgaları üzerinden öylesine yoğun sinyaller yayarlar ki , çok geniş yıldızlar arası mesafelerde bile alınabilirler.

Arecibo gözlemevi, Samanyolu galaksisinin orta yerinde 15.000 ışık yılı uzaklıktaki bir gezegende kurulmuş benzer bir gözlemeviyle iletişim kurabilir. Yeter ki, radyo-teleskopumuzu hangi noktaya yönelteceğimiz bilinsin. İleri uygarlıklar haberleşme alanında radyodan daha öte yöntemler geliştirmiş olabilirler. Ne var ki radyo güçlü bir kaynaktır, ucuzdur, hızlı ve basittir. Bizim gibi geri kalmış bir teknolojiye sahip bir uygarlığın, göklerden mesaj alabilmek için radyo teknolojisine başvurmak zorunda kaldığını anlayabilirler.

20986 dünyalı bu yazıyı okudu Paylaş

“UZAY ve YAŞAM OLASILIĞI” icin 108 yorum

Sayfalar: 11 10 9 8 7 6 5 4 3 2 1 » Hepsini Göster

  1. 108
    niyazi:

    bin lerce galaksinin için de gezegen var boş olamaz işte 23 cm buyüklün de bir radyo sin yali duyduk . bilim adam ları için bir sorun daha var in san ırkı nereden geldi yada biz lerin 2 çeşit gorilin çiftleşmesi ola bilir ama gezegenimiz in ilik cana varı bitki diye düşünüyorum bir gezegen et üretemez bitkiler evrim leşip dinozaor o dönüşmüş ola bilir de. in san lar başka bir galaksiden getirilmiş ola bilir, çün kü bütün mısır ve diger an tik yapıların resim lerinde gökkten ateş püsküren altın kaplı uzaylıların onları bıraktı gını anlatıyor sanırım gezegen lerin de 1 zaka olmasını istediler

  2. 107
    İLKER BALABEY:

    sayın ozan bey elbette taş kendi yerinde ağırdır ama öyle bir taş vardır ki her şeyi içine almıştır
    yani bilimin dinle daha çok sağlam temeller üzerine oturacağına inanıyorum çünkü evrenin var oluş yaratılış gayesi zaten din üzerine olmuştur bunu bir çok bilim adamıda doğrulamaktadır aslında dinin evrene, büyük patlamaya,yaratılışa,galeksiler,güneş ve sistemler bilimide dinide yanyana koyduğumuz zaman bir birini tamamlıyorlar
    sadece bir örnek 1400 küsür sene önce YÜCE ALLAH SON KİTABI KURANI KERİMİNDE yeryüzünde insanların emrine sunulmuş ola (FE) Allah uzay dediğimiz bşluktan yeryüzüne indirmiştir bunu bugün bilim kabül etmektedir tabi ben böyle düşünüyorum zaten böyle olmasa karşılıklı fikir alış verişinde bulunulmasa doğruyu bulmak zaten zor olurdu bir birimizide elbette kalp kırmadan eleştirices doğruyu bulma anlamında
    farklı düşünceler muhakkak olacaktır ben sadece bu siteye bilimle uğraşan sizler gibi değerli şahsiyetlerin yazılarına renk katmak amacıyla yazmaya başladım buradan (yalçın kardeşimede sevgi ve selamlarım bildirmek isterim)
    sağlıcakla kalın….

  3. 106
    ozan genc:

    arkadaşlar eğer biz bilimle bir yerlere ulaşmak istiyorsak dini bir kefeye bilimi bir kefeye koyup ölçmeliyiz ikisi de aynı kefedeyken bi yere ulaşamayız.

  4. 105
    yerzm:

    sayın ilkerbalabey:
    ben sadece kuranın türkçesini okuyorum,hadislerle falan lgim yoktur gerçek neyse o.
    big beng den soruyorsunuz; bldiğim kadar analtayım. ilk olarak bir boşluk vardı,sonra büyük patlama ile evren ve galaksiler oluştu ve ardından güneş sistemleri ve canlıların yaşaması için gezegenler veya dünyalar.
    sonra tanrı “adem ile havvayı” yarattı, yani insanı.biliyorsunuz insanı yaratmaktaki amacı???
    bildiğim bu kadardır. sordunuz diye yazdım.

    yalçın.

  5. 104
    İLKER BALABEY:

    önce isminizi öğrenmek isterim …
    sayın arkadaşım farz edinki ben kurandan bi haberim,sizde kuranı ve peygamber efendimizin hadislerini en iyi bilen insansınız ozaman bana büyük patlamayı ve o patlamanın esrarı ve hikmetini anlatın
    ben pek bilmiyorum ya,Allah insana us vermiş hakikati anlasın diye ancak bazı insanlar nasıl anlamak isterse öyle anlar ve öyle yaşar sen arkadaşım ismini bile çekinerek yazmayan
    şunu çok iyi biliyorum ki insanı mahlukattan daha üstün varlıklar yoktur sen kendinden üstün varlıklar olduğuna inanıyorsan senin sorunun.
    peygamberimiz sadece insanların değil bütün yaratılanların cinlerin ve diğer varlıkların peygamberi ve enüstünüdür ve yine peygamber efendimiz için cenabı hak (ey habibim sen olmasaydın bu alemi yaratmazdım) buyurmaktadır
    zaten insan yaratılırken ALLAH meleklerine… topraktan balçıktan insanı eşrefi yaratacağımki o herşeyi bilicek ve ona secde edeceksiniz buyuruyor.. sadece şeytan secde etmiyor ademe.. zaten azıcık kuran, fıkıh ve hadis bilen müslümanlar şunu çok iyi bilirlerki kainat, evren cennet cehennem her şey ama herşey yaratılmadan önce (PEYGAMBER EFENDİMİZ HZ.MUHAMMET sav nurunu yaratmıştır yani yaratılanların en üstünü..insanların ruhları ve diğer mahlukatları yaratmıştır ..
    Hz. Ademi yarattığı zaman bütün mahlukat secde etmiş ve üstünlüğünü ve zekasını kabül etmişlerdir ben ademe secde eden meleklerin yanındayım asla secde etmeyen şeytanın yanında oladım…
    ama senin daha çok araştırmanı ve ona göre yazmanı tafsiye ederim.
    ben ve benim gibiler ALLAHA ve onun gönderdiklerine şerksiz şüphesiz iman edenleriz
    fazlada tartışmanın anlamı yok çünkü ALLAH c.c Kafirin suresinin sonunda şöyle buyurmuştur..
    (o halde sizin dininiz inancınız size,benim dinim inancımda!) banadır buyurmuştur
    Hakkını helal et bunlar yazıyla olacak işler değil zira yinede bir hukukumuz olmuştur yazı münasebetiyle ben hakkımı helal ediyor bir daha yazmayacağım..
    saygılarımla sağlık ve mutluluklar dilerim
    İLKER BALABEY

  6. 103
    yerzm:

    sayın ilker balabey,sizin okuduğunuz kuranı bende okudum fakat siszin yazdıklarınıza rastlamadım. yoksa benim okuduğum kuran başkamıdır? yalnız o diyanet işlerinden onaylı türkçe bir kuran dır. bu işler dini yönden çözülecek işler değildir birazda beynimizi ve teknolojiyi kullanarak halledilecektir.birde şu var;kuranda ben insanoğlunu bu gezegende yarattım demiyor,ademi insanlara peygamber olarak gönderdim diyor buda demekkei ozaman insanlar zaten yaratılmıştı demek oluyor. kurandan bahsediyorsunuz biraz değil baya bir inceleme yapıp öyle bir karar veriniz.ha!

  7. 102
    İLKER BALABEY:

    sl arkadaşlar yıllardır uzayı inceleyen ve bunun için çok özel bir teleskop bile aldım.
    yapmış olduğunuz yorumlara saygı duyuyorum. Ben bazı arkadaşlardan farklı düşünüyorum
    ben dini kaynaklardan ve bazı bilim adamların ve kendi yorumlarımı katarak kainatın ve evrenin yegane yaratıcısı olan ALLAH (C.C) buyurmuşlarki
    onsekizbin alem yarattım bu onsekizbin alem içerisindede en şerefli en zeki en üstün insanı yarattım buyurmakktadır. Hayatın var olduğu tek mavi gezegen dünyamızdan başka bir dünya kainatta yoktur,elbetteki dünyamızın dışında olağan üstü varlıklar hayat sürmektedir bunlarında boyutunu yaşam ortamını yüce ALLAH onlara göre dizayn etmiştir.bu yorumu okuyan arkadaşlar şunuda iyi bilirlerki kıyamet denen evrenin ve milyarlarca galeksi ve güneş sistemlerinin yok olması ALLAHIN emriyle bunu bugün amerikan ve avrupa bilim adamlarıda kabül etmekteler yani dünyamızdan başka gerçek manada hayatın ve insandan daha zeki varlıklar olmadığıdır,çünkü diğer galeksiler ve gezegenleri ALLAH dünyamızın var olması için kıyamete dek yaratmştır.
    saygı ve sevgilerimle….bütün yorumcu kardeşlerime sağlıklı yaşam dileklerimle

  8. 101
    yerzm:

    kara delikler henüz varlığı ispat edilmemiş bir teoridir,şimdilik bunu bilin yeter.

Sayfalar: 11 10 9 8 7 6 5 4 3 2 1 » Hepsini Göster

Yorumunuzu Belirtin

Bunlara da Baktınız mı?