VENÜS GEZEGENİ

Büyüklüğü açısından Dünya ile benzerlik gösterdiğinden Dünya ile kardeş gezegen olarak da bilinmektedir. Gökyüzünde Güneş’e yakın konumda bulunduğundan ve yörüngesi Dünya’nınkine göre Güneş’e daha yakın olduğundan yeryüzünden sadece Güneş doğmadan önce veya battıktan sonra görülebilir. Bu yüzden Venüs Akşam Yıldızı veya Sabah Yıldızı olarak da isimlendirilir. Bir diğer adı da ‘Çoban yıldızı’dır. Görülebildiği zamanlar, gökyüzündeki en parlak cisim olarak dikkat çeker. Venüs, Güneş’e yaklaşık 108 milyon kilometre uzaklıkta oldukça dairesel bir yörünge üzerinde, bir devrini 224,7 günde tamamlar. Güneş sistemi’nin gezegenleri arasında gözlenen en düşük dışmerkezlik oranı, 0,007 ile Venüs yörüngesine aittir.
Venüs, Güneş sistemi’nin iç gezegenler olarak adlandırılan diğer dört üyesi gibi katı bir yapıya sahiptir. 5,25 g/cm3 olan yoğunluğu Yer’e oranla biraz düşüktür, gezegen Yer’den yalnızca % 5 daha küçük olan çapı ve Yer kütlesinin % 80′ ini aşan kütlesi ile, dünyamızla karşılaştırılabilecek boyutlardadır. Çapı, ekvator ya da kutuplar arasında ölçüldüğünde hemen hemen aynıdır. Gezegenin Yerküre gibi basık olmaması, kendi ekseni etrafında dönüş hızının çok yavaş olması ile uyumludur. Güneş’e en yakın gezegen Merkür’e oranla birim yüzey başına ancak dörtte bir oranında güneş ışını almasına, ve yansıtıcılık değeri yüksek atmosferinin 0,65 gibi yüksek bir beyazlık (albedo) derecesi ile gezegen üzerine düşen güneş ışınlarının üçte ikisini yansıtmasına karşın bu yoğun atmosferin neden olduğu güçlü bir sera etkisi altındadır ve sıcak bir gezegendir. Yüzey ısısı 480oC (750 K) ile Güneş sistemi gezegenleri arasında saptanan en yüksek değerdir, ve yoğun atmosferin koruyucu etkisi sayesinde gündüz-gece arasında ve enlemler boyunca önemli farklılık göstermez.
Venüs’ün iç yapısı
Venüs üzerine indirilmiş bir çok uzay sondası olmasına karşın, gezegen yüzeyindeki olumsuz koşullar, aygıtların uzun süreli veri sağlamasına olanak tanımamıştır. Elde sismik verilerin bulunmayışı gezegenin iç yapısı hakkındaki bilgilerimizi kısıtlar. Diğer yer benzeri gezegenler gibi, Venüs’te de katı bileşenlerin yoğunluklarına göre yüzeyden derine doğru tabakalar halinde yerleşmiş olduğu düşünülür. Buna göre en içte büyük kısmını demir ve nikelin oluşturduğu bir metal çekirdek, çevresinde daha hafif silikat ‘kaya’lardan oluşan bir manto tabakası ve en dışta en hafif kayaların oluşturduğu kabuk tabakası yer alması beklenir. Venüs’ün yoğunluğunun Yer’e oranla daha düşük olmasına karşın, kütlesinin, dolayısıyla kütle çekim güçlerinin ve derin tabakalardaki sıkışma oranının da az olması hesaba katıldığında, bileşiminin Yerküre’dekine çok benzer olması gerektiği ortaya çıkar. Dikkate değer bir manyetik alanın bulunmayışı en azından çekirdek kısmında sıvı halde demir bulunmadığını, varsa da bu katmanda konveksiyon akımlarına yol açacak bir iç ısı kaynağı olmadığını düşündürür. Venüs’ün boyut ve kütlesine dayanarak oluşturulan modeller, çekirdek yarıçapının 3200 km. kadar, yani gezegen yarıçapının % 55′ i kadar olduğunu varsayar.
Venüs’ün Yüzey şekilleri

Venüs’ün yoğun atmosferi, yüzey yapılarının incelenmesine olanak tanımaz. 1960′lardan başlayarak dünya yüzeyinden yapılan Doppler araştırmaları, 1970′lerde Pioneer Venüs Orbiter uzay aracının radar incelemeleri ve 1989′da Magellan uzay aracının ayrıntılı radar verileri gezegenin yüzey şekilleri ve jeolojisi hakkında değerli bilgiler sağlamıştır.
Volkanik etkinlik
Venüs yüzey şekillerinin ancak beşte biri tektonik süreçlere bağlanabilirken, gezegen yüzeyinin % 80 inin volkanik etkinlikler sonucu şekillenmiş olduğu düşünülmektedir. Geniş lav düzlükleri Venüs’te en yaygın yüzey şeklidir. Bu düzlükler içine dağılmış durumda sayısız yanardağlar yer alır. Bunlardan en az yüz tanesi dünya ölçülerine göre dev denebilecek boyutta ‘kalkan yanardağ’lardır. Küçük boyutlardaki yanardağ sayısının ise milyonları bulabileceği sanılır. Venüs’e özgü bir yüzey şekli ise ‘taç’ (corona) adı verilen 100-300 km. çapında halka benzeri yükseltilerdir. Bunların, kabuk tabakasının yükselen bir magma sütununun itmesi ile kabarıp, sonradan orta kısmının içe doğru çökmesi sonucunda bir taç şeklini almasıyla oluştuğu düşünülmektedir. Venüs kabuğunda levha hareketliliği olmadığından yanardağ etkinliği yalnızca yükselen magma sütunlarının bulunduğu sıcak noktalarda gerçekleşir. Günümüzde etkin olan, ya da yakın tarihlerde etkin olduğu tahmin edilen yanardağlar, radar yansıtıcılığı yüksek taze lav akıntıları yardımıyla tanınırlar.
Yeryüzünde olduğu gibi Venüs’te de genç yanardağların, düşey / yatay boyut oranlarının yaşlı olanlardan daha yüksek olduğu ve daha keskin hatlar taşıdıkları görülür; ancak Venüs yanardağları tipik olarak yüksekliklerine oranla çok geniş alanlara yayılırlar. Gerek ‘lav kalkanları’nın, gerekse ‘lav kubbeleri’nin dünyadaki benzerlerine göre çok büyük boyutlarda olduğu Venüs’te, lav baskınları ile oluşmuş düzlüklerin de dünyadaki örneklerle karşılaştırıldıklarında hem tek tek, hem de toplam alan bakımından çok daha büyük oldukları görülür. Ayrıca lav akıntılarının açtığı vadiler, kanallar ve bu yapıların oluşturduğu karmaşık ağlara rastlanır. Baltis Vallis adı verilen vadinin uzunluğu 7.000 kilometreyi bulmaktadır.
Venüs yüzeyinde yandaki haritadan görüldüğü gibi 3 büyük kıta vardır. Bunlardan en büyüğü yaklaşık Afrika büyüklüğünde ve akrep şeklindeki Aphrodite Terra’dır. İkinci büyüklükteki kıta Avustralya büyüklüğündeki Ishtar Terra’dır. Ishtar Terra’nın doğusundaki Maxwell Dağları 11,2 km ile Venüs’ün en yüksek noktasını oluştururlar. Üçüncü kıta ise aslında iki dev volkan Rhea ve Theia Mons’tan oluşur.
43554 dünyalı bu yazıyı okudu Paylaş
Yorumlarınızda lütfen Türkçe dil bilgisine önem verin.
Sakıncalı olduğunu düşündüğünüz yorumları lütfen bize bildirin. Yorumun yazıldığı yazının başlığını ve ilgili yorumun numarasını belirtmeyi unutmayın. Sol taraftaki "İletişim" butonuna tıklayarak mesajınızı gönderebilirsiniz.
Konuyla alakası bulunmayan, dini içerikli yorumları sitemizde yeri olmadığını düşünerek yayınlamıyoruz. Lütfen yorumlarınızda buna dikkat edin.
“VENÜS GEZEGENİ” icin 52 yorum
Sayfalar: 6 5 4 3 2 1 » Hepsini Göster
Sayfalar: 6 5 4 3 2 1 » Hepsini Göster


tahminimce dünya dışı yaşam olasılığı en yüksek gezegen venüs ! sebebini söyle söyliyim mısır piramıtlerındeki tabletlerde Venüs gezegeniyle ilgili yazılar var , ayrıca uzaylı benzeri cizimler duvarlarda var ayrıca mısırda yaklaşık 80 piramit ve sayısız sfenks var bunların insanların tarafından o yıllarda yapılması pekte kolay deıl gıbıme gelıyor , ayrıca sadece mısır deıl maya anıtlarında venüs gezegeni geçiyor , yani venüste yaşam olasılıgı var ama venüste gündüz sıcdaklıgı yaklasık 400 derece civarı ve yüzey basıncı dünyanın 90 katı yanı oraya bir insan giderse üstüne tank düşmüş gibi ezilir belkide eskiden orda yaşam vardı ve dünyayı ziyaret ediyorlardı belkide soyları tükendi veyahut başka bir gezegene yolculuk ettiler birçok soru geliyor aklıma aslında dusuncelerım pekte uçuk deil
tabi kendi görüşüm ama uyumlu eski cağlarda venüs gezegeni cok kullanılmış ayrıca avrupada M.ö 7,000 yıllarda magralarda ilginc kıyafetler giymiş canlı motifleri var şuanki astronotlar gibi
çok güzel onlarla arkadaş oluruz
uzaylılar kesinlikle var, “milyarlarca gezegen var ve sadece içinde dünyada yaşam olacak” bu kadar saf olmayalım arkadaşlar, hem zaten hergün uzayda yaşama dair kanıtlar bulunmakta (mikrobiyolojik canlılar da olsa)
Uzay ve uzaylılar hakkında sohbet etmek,düşüncelerini paylaşmak isteyen arkadaşlarla konuşmak isterim, konuşmak isteyen herkese de açığım…
talha kardeşim.. 1. soru bu siteyi kim kurdu bilmiyorum ama uzayda dünyada ki tüm plajlarda ki kum tanesi sayısı kadar yıldız ve gezegen vardır…. belki daha fazladır….
ben inanıyorum ama %35 ama ben marsı araştırarak bilgi ediniyorum bana marsla ilgili herşeyi sorabilirsiniz
uzaylıların olması bana korkunç geliyor tüğlerim diken diken oluyor ama bu söylediklerim gerçek
türkiyede fazla ufo görülmez ama biz amerikaya gittiğimizde ben havada siyah bir tabak gibi
uçan ufoyu gördüm orda yorum yazan arkadaşımız esra allah katında her kez eşit yaratılmıştır demiş bu söylediği yanlış uzaylıların hiç bizle aynı yaratıldığını anlamadım belki uzaylıların 8 kolu
vardır öyle değilmi
Bir eklemede ben yapayım bilim adamları Samanyolu Galaksisin’de Dünya dışında tek canlılığın olabileceği gezegenin Venüs olduğunu tahmin etmekte. Venüs’ün içeriğinde bulunan asitli ortamlarda bu tür şartlarda yaşamaya alışkın mikrobiyolojik varlıkların olabileceğini söylüyor. Bugün ABD ‘de bulunan Yellow Stone volkanında, asidik ortamda canlıların varlığı bilinmekte ve Venüs gezegenide aynen bu şekilde bir yapıya sahip asidik ortamlar bulunmakta.
Ben çok hayalperest biriyimdir. Venüs’te insanların yaşamsını hayal ediyorum. gökyüzü her zaman kızıl turuncu renkli, yüksek sıcaklığa dayanıklı canlılar, bir günün bir yıldan fazla olduğu bir zaman, okuldaki derslerde venüs gezegenimizin batıdan doğuya doğru döndüğü gerçekten çok enteresan bir gezegen. güneş doğmadan kısa bir süre önce ve güneş battıktan kısa bir süre sonra gökyüzüne hep bakarım. venüs halk arasında çoban yıldızı çok parlak olarak görünür. sürekli bakarak hayal kurarım…