Zamanda Yolculuk: Teoriler, Paradokslar ve Olasılıklar

Zaman yolculuğu, yani zamanda farklı noktalar arasında hareket etmek, bilim kurgu filmleri ve dizileri için her zaman popüler bir konu olmuştur. Doctor Who’dan Star Trek’e ve Geleceğe Dönüş’e kadar bir çok yapımda kahramanlarımızı bir aracın içinde geçmişe veya geleceğe yaptıkları maceralı yolculuklarda izledik.

Fakat gerçek biraz daha karmaşıktır. Bilim insanlarının hepsi zamanda yolculuğun mümkün olduğuna inanmaz. Hatta bazıları için böyle bir şeyi denemek ölümcül olacaktır.

Zamanı anlamak

Zaman Nedir? Çoğu insan için zaman sabitken, ünlü fizikçi Albert Einstein bize zamanın göreceli olduğunu ve uzaydaki hızımıza göre değişebileceğini göstermiştir. O’na göre zaman dördüncü boyuttur. Uzay üç boyutlu bir yerdir. Uzunluk, genişlik ve derinlik gibi koordinatlarla bulunduğumuz yeri belirtiriz. Zaman ise başka bir koordinat veya yöndür ve sadece ileri doğru hareket eder.

Einstein’ın özel görelilik teorisine göre zamanın yavaşlaması veya hızlanması, bizim başka bir şeye göre ne kadar hızlı olduğumuzla ilişkilidir. Bir cisim hızlandıkça zamanı genişler. Zaman genişlemesi, cisim için zamanın daha yavaş akmasıdır. Örneğin ışık hızına yaklaşan bir uzay gemisindeki bir kişi, dünyadaki ikizine göre daha yavaş yaşlanır. Bu da bir anlamda astronotların zaman yolcusu olduğunu gösterir.

Einstein’ın genel görelilik teorisine göre yerçekimi de zamanı bükebilir.

Kütlesi olan herşey uzayda bir yer kaplar ve bu da uzay-zamanın bükülmesine, çökmesine neden olur. Uzay-zamanın bükülmesi de objelerin eğimli bir yörünge üzerinde hareket etmesine neden olur ve bu da bizim bildiğimiz adıyla yerçekimidir.

Kredi: Shutterstock/Kim D. French

Solucan Delikleri (warmhole)

NASA’ya göre, genel görelilik teorisi zamanda geriye doğru yolculuğun mümkün olabileceğini gösterir. Ancak buradaki denklemler fiziksel olarak oldukça zor kabul edilir.

Bir olasılık, uzay-zamandaki noktalar arasında solucan delikleri (warmhole) yaratmak olabilir. Einstein’ın denklemlerine göre bu mümkün. Ancak bu sadece çok küçük partiküller için geçerli olan bir teoridir. Ayrıca bilim insanları henüz bu solucan deliklerini gözlemlememiştir ve bir solucan deliği yaratmak da günümüz teknolojisinin çok ötesinde bir durumdur.

Alternatif Zamanda Yolculuk Teorileri

Einstein’ın teorileri zamanda yolculuk yapmayı zorlaştırırken, bazı gruplar zamanda ileri – geri gitmek için alternatif çözümler önermektedirler.

I. Sonsuz silindir

Astronom Frank Tipler’in önerdiği bir mekanizma (Tipler Silindiri olarakta bilinir) zamanda yolculuğu mümkün kılabilir. Tipler silindiri, masif ve uzun bir silindirin kendi ekseni etrafında dönmesine dayanır. Ancak bu metodun bazı kısıtlamaları bulunur. Buna göre zamanda sadece geriye yolculuk yapılabilir, geleceğe yapılamaz ve çalışması için silindirin sonsuz uzunluğa sahip olması gerekir.

II. Kara delikler

Bir başka olasılık, bir gemiyi hızlıca bir kara deliğin etrafında dolaştırmaktır.

Stephen Hawking’in yazdığı bir makalesine göre kara deliğin etrafında dolaşanlar için zaman yarılanabilir. Yani kara deliğin etrafındaki kişiler için geçen 5 yıl, kara delikten uzakta olan dünyadaki kişiler için geçen 10 yıl demektir.

Bunun çalışması için kara deliğin etrafında ışık hızında dolaşmak gerekir.

III. Kozmik sicimler

Potansiyel zaman yolcuları için bir başka teori kozmik sicimlerdir. Kozmik sicimler, tüm evren boyunca uzanan enerjinin küçük ince parçacıklarıdır. Evrenin ilk zamanlarından kalan bu ince parçacıkların devasa miktarlarda kütleye sahip olduğu tahmin ediliyor. Bu yüzden de uzay-zamanı bükebileceği düşünülüyor.

Bilim insanlarına göre kozmik sicimler de sonsuz ve sonu olmayan döngüler içindedir. Birbirine paralel iki sicimin yakınlaşması uzay-zamanı bükebilir. Böylece teorik olarak zamanda yolculuk yapılabilir.

IV. Zaman makineleri

Genel kabul olarak zamanda yolculuk etmek için bir araca, yani zaman makinesine ihtiyacımız olacak.

Bir zaman makinesinin uzay-zamanı bükerek yolculuk yapabilmesi için negatif enerji yoğunluğu denilen maddenin egzotik formuna ihtiyaç duyacağı düşünülür. Egzotik madde bazı garip özelliklere sahiptir. Örneğin ittirildiğinde normal maddenin tersi yönünde hareket eder.

V. Büyükbaba paradoksu (Grandfather paradox)

Zamanda yolculuk, fizik problemleri arasında bazı eşsiz durumlara da yol açabilir. Örneğin zamanda geriye giderek ailenizi veya büyükbabanızı öldürürseniz, hiç doğmamış olmanız gerekirdi.

Bazı fizikçilere göre eğer böyle bir şey olsaydı şu andaki evrende değil ama paralel başka bir evrende doğabilirsiniz (paralel evrenler kuramı). Başka fizikçilere göre ise bu paradoks yüzünden zamanda hareket edilemez.

Peki zamanda yolculuk mümkün müdür?

Günümüz teknolojisi ve fizik kurallarımızla zamanda yolculuk pek mümkün görünmüyor. Belki kuantum teorilerindeki ilerlemeler zamanda yolculuğa ait paradoksları çözmemize yardım edebilir. Teknoloji ve fizik gibi alanlardaki ilerlemelerde gerçekten hızlı ve yakın gelecekte zaman yolculuğuna dair daha güçlü olasıklar sunabilirler.

Peki siz ne düşünüyorsunuz? Zamanda yolculuk yapmak, geçmişe veya geleceğe gidebilmek sizce mümkün müdür?

Kaynak: space.com – time travel

“Zamanda Yolculuk: Teoriler, Paradokslar ve Olasılıklar” üzerine 57 yorum

  1. Öncelikle belirtmek isterim ki uzaylıların varlığı %100 kesin. Çünkü dünyamız da uzay boşluğunu dolduran bir cisim olması dolayısı ile teknik olarak dünya üzerinde var olan her canlı bir uzaylıdır.
    Zaman ile ilgili hiç yazacaklarımı düşünen oldu mu; mekan ve zaman birlikte hareket ediyor olabilir mi yada ayrılmaz bir bütünün parçaları? Peki biz mi zamanda hareket ediyoruz (yani zaman durağan olabilir) yoksa zaman mi bizde hareket ediyor da biz sadece olduğumuz yerde zamanın getirisine göre pozisyon değiştiriyoruz (hareket etmeden yani ilerlemeden)? Daha detaylı anlatmak isterim ama öncelikle bakalım giriş olarak anlattıklarımı anlayan varmı.

  2. KAİNAT NASIL YARATILDI ;
    Bana göre zaman görecelidir. galaksilerin kütlesine oranlı olarak metabolizması vardır ve galaksinin zamanı bana göre budur. hız ve ivmede bir cismin diğerine göre ölçülmesinden ortaya çıkar. bir foton tanesi diğerine göre ters istikamette hareket ediyor ise 2 ışık hızında aynı yönde hareket ediyor iseler hızı sıfırdır. ışık hızı ile zamanın alakası yoktur. Tabi ki benim düşünceme göre. (AYNŞTYN DİNİ DÜŞÜNCELERİNİ BİLİME ALET ETTİĞİ İÇİN ALLAH’IN VAR OLUP OLMADIĞI KONUSUNDA Kİ ŞÜPHELERİ VAR OLDUĞUNDAN BELKİDE ZAMANDA YOLCULUĞUN OLMA OLASILIĞINI DÜŞÜNMÜŞ VE İLİŞKİLENDİRMİŞ OLABİLİR ZATEN BANA GÖRE DE ZAMANDA YOLCULUK YAPAN BİR VARLIK HER ŞEYE MUKTEDİR OLABİLİR.) Aynştyan’ın görecelik kuramı bana göre kütlelerin metabolizma hızları söylemi ile aynıdır. TABİKİ KÂİNATINDA (YANİ İÇİNDE MİLYARLARCA GALAKSİNİN BULUNDUĞU EVRENİN) BİR METABOLİZMASI VARDIR. AMA BU KÂİNATIN METABOLİZMASI HEPSİNİ KAPSADIĞI İÇİN BURADA ZAMANDA YOLCULUK YAPMAK SAÇMADIR. BELKİ KÂİNATLAR ARASINDA ZAMAN YOLCULUĞU MÜMKÜNDÜR. ODA DİNİMİZCE NASIL OLACAĞI AÇIKLANMIŞTIR. ÖLÜNCE……

    E= Cismin enerjisi (joule)
    m= Cismin kütlesi (kilogram)
    c2= Işık hızının karesinin sayısal değeri (kilogram ile çarpıldığında metre/saniye değeri kullanılmalıdır).
    Okunuşu: Bir madde, 1 kg ise enerjisi 89 875 517 873 681 764 J’dür. E=mc2

    BU FORMÜL İLE ZAMANIN NE ALAKASI VAR. ANLAMIŞ DEĞİLİM. BİRDE ENERJİ FARKLIDIR ZAMAN FARKLIDIR. HEM MADDE OLMADAN ENERJİ OLAMAZ. KÜTLE ÇEKİM ENERJİDE, ELEKTROMANYETİK ENERJİDE NÜKLEER GÜÇLÜ VE ZAYIF ENERJİDE MADDE VARSA VARDIR. BENZETME YAPACAK OLURSAK HALK OLMADAN DEVLET OLUR MU?

    Ayrıca bana göre karanlık madde dedikleri bilinmeyen enerji galaksiler arasında daha atom oluşumu aşamasını tamamlamamış veya parlamamış madde yığınları da olabilir. Bence büyük olasılıkla bu tür maddelerdir. Atomun atom altı parçacıklarının aşamaları bu yerlerde vardır. Diye düşünüyorum. Bir atom ne gibi aşamalardan geçmişte, atom olmuş bu yerleri inceleyerek gözlemleyerek görebiliriz.

    KAMER49 – Muhakkak ki Biz her şeyi bir kaderle, bir ölçü ile yarattık. (KURAN-I KERİM Suat YILDIRIM meali)

    EVRENİN ZAMANI BANA GÖRE TOPLAM KÜTLENİN BİRBİRİ İLE ETKİLEŞİM HIZIDIR. EVREN NE KADAR BÜYÜKTÜR BENDE BİLMİYORUM. ZAMAN EN KÜÇÜK İKİ MADDE BİRBİRİ İLE ETKİLEŞİME BAŞLAYINCA BAŞLAMIŞTIR. NE KADAR ÇOK KÜTLE BİRBİRİNİ ETKİLERSE O KADAR ZAMAN HIZLI AKAR. YANİ METABOLİZMA O KADAR HIZLANIR. GALAKSİNİN ZAMANI FARKLIDIR, GÜNEŞİN ÜZERİNDE ZAMAN FARKLIDIR, DÜNYA ÜZERİNDE ZAMAN FARKLIDIR AY ÜZERİNDE DE ZAMAN FARKLIDIR. ZAMAN BULUNDUĞUN YERE GÖRE DEĞİŞİR YANİ GÖRECELİDİR. Ayrıca galaksi görelilik kuramına göre de maddelerin kütleleri galaksinin büyüklüğüne göre ve galaksinin merkezine göre değişmesi gerekir. Yani galaksinin merkezinde metabolizma daha hızlı işler, galaksinin merkezinden uzaklaştıkça yavaşlar. HİÇ BİR ZAMAN SIFIR OLMAZ. Algıladığımız zaman; maddenin kütlesine ve yoğunluğuna göre olayların metabolizma hızlarından kaynaklanmaktadır. Zamanı ölçmek içinde ALLAH AYI VE GÜNEŞİ ÖRNEK GÖSTERMİŞTİR. Zaman görecelidir.

    EN’AM96 – Karanlığı yarıp sabahı ortaya çıkaran O’dur. Geceyi dinlenmeniz, güneş ve Ay’ı da vakitlerinizi hesaplamak için O yarattı. İşte bütün bunlar, azîz ve alîm (mutlak galip ve her şeyi hakkıyla bilen Allah’ın takdiridir). (KURAN-I KERİM Suat YILDIRIM meali)

    Bana göre kâinatın oluşumu atomun en küçük yapı taşının üç boyutlu simetrik dağılımının yaratılıp birbiri ile etkileşimi sonucunda atom ve diğer maddeler süreç içinde ortaya çıkmıştır ve zamanın başlangıcı da bu noktadadır. BU NOKTA MADDENİN MADDEYİ ÇEKMESİ İLE TOPLAM POTANSİYEL ENERJİNİN KİNETİK ENERJİYE YANİ HAREKETE DÖNÜŞTÜĞÜ ANDIR. KİNETİK ENERJİDE POTANSİYEL ENERJİDE MADDE VAR OLMADAN OLAMAZ. MADDE YOĞUNLAŞMAYA BİRBİRİNE YAKLAŞMAYA DEVAM ETTİKÇE DE KİNETİK ENERJİSİ ARTMAKTADIR. MADDE KÜTLE KAZANMA AŞAMALARINDA ATOMU ETKİLEYEN KUVVETLERİN MADDEYE OLAN ETKİLERİ DE DEĞİŞİM KAZANMAKTADIR. YER ÇEKİM KUVVETİ GALAKSİNİN EN DIŞINDA BİR MADDE İÇİN EN AZ %0 DEĞİL FAKAT ARTI BİR DEĞER GALAKSİNİN ORTA GÖBEĞİNE EN YAKINKEN DE %100 DEĞİL FAKAT ÇOK YAKINDIR. BANA GÖRE NE %0 OLMALI NEDE %100 OLMALIDIR. DİĞER KUVVETLERDE GALAKSİNİN DIŞINDAN İÇE DOĞRU MADDENİN ÇÖKME YOLCULUĞU DEVAM ETTİKÇE DEĞİŞİK ORANLARDA GÜÇ PAYLAŞIMI SÜRMEKTEDİR. BUNU ÖLÇÜMLER YAPARAK TESPİT ETMELİYİZ. GALAKSİMİZİN DÜNYA KONUMU İLE EŞDEĞER BİR YERİNDE OLAN BİR İNSAN 1,75 MT İSE GALAKSİNİN EN DIŞINDA 20,00 METRE OLABİLİR TABİKİ METREDE DEĞİŞECEĞİ İÇİN BUNU FARK ETMEYEBİLİRİZ.
    FAKAT BULUNDUĞUMUZ YERDEN UZAK GALAKSİLERE BAKTIĞIMIZDA BUNU GÖRMEMİZ GEREKİR. BEN KUASARLARDA BULUTSULARDA MERKEZİNDEN UZAKLAŞTIKÇA BU YANSIMALARI GÖRMEKTEYİM. HEM BU CİSİMLER YETERİNCE KİNETİK ENERJİYE SAHİP OLMADIĞINDAN IŞIMA YAPMIYORLAR YANSIYAN IŞIKLARDAN BU OLUŞUMLAR FARK EDİLİYOR. KARANLIK MADDE DİYE ADLANDIRIYORUZ.

    MADDE BİRBİRİ İLE ETKİLEŞİME GİRDİĞİNDE ZAMAN VE KÜTLE ORTAYA ÇIKAR. Ama etkileşim içine girmemiş olan maddelerde vardır ve onların etkileşimi de devam etmekte olduğundan evrenin enerjisi artmaktadır. Bu büyüme sanıldığı gibi genişleme şeklinde değil etkileşime giren maddelerin birleşmesi kütle yoğun hale dönüşmesi sonucunda yerlerini boşluğa terk etmeleri ile meydana gelmektedir. Bana göre büyük patlama falan yok ALLAH SONSUZ GÜCÜ İLE KÂİNATIN HER YERİNDE MADDEYİ YARATTI VE İLETİŞİME GEÇMELERİNİ EMRETMESİ İLE AŞK (BİRLEŞME) BAŞLADI. SONUMUZ DA AYRIŞMA NETİCESİNDE MEYDANA GELECEK. YANİ KİN VE NEFRET İNSANLARI AYRIŞTIRIR YOK EDERSE KAİNATINDA YOK EDİLMESİ AYRIŞMA YANİ MADDENİN BİRBİRİNDEN UZAKLAŞMASI İLE MEYDANA GELECEK Maddelerin birleşmeleri sonucunda yıldızlar galaksiler ve tüm bu sistem ortaya çıktı ve geniş uzay boşlukları oluştu. Aslında galaksiler bizden uzaklaşmıyor. Biz dünya ve güneş sistemi samanyolu galaksi merkezine doğru yaklaşmaktayız. Yani evrendeki bütün galaksilerde olduğu gibi içe çökme bizim samanyolu galaksimizde de devam ediyor.

    KÂİNATIN YAŞI 13,5 MİLYAR, BİLİNEN UZAYIN GENİŞLİĞİ İSE 156 MİLYAR IŞIK YILI ÇAPINDA, BUNDA BİR GARİPLİK VAR. 1 saniyede bir madde 156 milyar yıl nasıl yol alırda uzayda homojen bir şekilde simetrik olarak dağılır. Hadi diyelim aldı. Uzay orda son mu? Buluyor. Belki de 156 milyar yıl daha gitmek lazım. Hem büyük patlama doğru ise bu benimde işime yarar demek madde yeterince sıkıştırılırsa ışık hızı katlarınca hızlanarak uzaya yayılmış demektir ki o zamanda ışık hızı sabiti diye uydurdukları teoriyi kendileri çürütüyor demektir.

    Bazıları da büyük patlama ile birlikte galaksiler oluşmaya başladı ve o nedenle galaksiler uzaklaşıyor diyor. Buda doğru ise 13,5 milyar ışık yılı uzaklıkta galaksi olmaması gerekir. Haddi diyelim ki ışık madde hangi istikamete giderse gitsin saniyede 300.000 km yol alır mantığı ile…. çelişki çelişki çelişki. Biri doğru budur diyor. Diğerleri he diyor. Aksini dese diyecekler ki ne biçim fizikçi.

    Yeterince kütle yoğunluğa ulaşmış galaksilerin merkezinde, ışığın kaçış hızı ile kaçamadığı kara delikler vardır. Kara deliklerin kütle çekimi sayesinde uzak galaksi ve yıldızların ışınlarının buradan geçerken kırılması sayesinde görmekteyiz. Birde kara deliğin merkezinden çıkan ışınlar bize geç geldiği için kara delik olarak görmekteyiz. Kara delikler oluşunca bazılarında çift taraflı veya tek taraflı jetleri de oluşmakta, bu jetler maddeyi uzaya savurduğu için etkin tepki prensibine göre galaksi uzayda yol almaktadır. Kim bilir bu galaksilerin jetlerinden çıkan maddeleri kaç ışık hızı ile uzaya göndermektedir. KARA DELİK BİR TARAFA DOĞRU GİDİYOR İSE KARA DELİK 2 BOYUTLU RESİM GİBİ GÖRÜNTÜ VERMEKTEDİRLER. BİRDE DOPLER ETKİSİ KARA DELİKLERDE ÇOK ETKİLİDİR VE HER AŞAMASI BU PRENSİP DAHİLİNDE İNCELENMELİDİR. SAMANYOLU GALAKSİMİZE ÇOK UZAKLARDAN 13 MİLYAR IŞIK YILI UZAKTAN BAKAN BİR GÖZLEMCİ galaksimizin ortasında DEVASA BİR KARA DELİK GÖRÜYOR DA OLABİLİR. Çünkü SAMANYOLU GALAKSİSİNİN MERKEZİ BİZE 50.000 IŞIK YILI UZAKLIKTA OLAY UFKUNA GİRMEMİŞ TAM MERKEZİNDEKİ BİR IŞIN FOTUNU BİZE DAHA YENİ GELMİŞSE BİR KARADELİK OLDUĞUNU GÖZLE GÖREMEYEBİLİRİZ. BAŞKA BİR ÖRNEKTE 10.000 YIL ÖNCE BİZE ULAŞMIŞ GEÇMİŞTE OLABİLİR. BELKİDE 1 MİLYAR YILDA GEÇMİŞ OLABİLİR. GALAKSİMİZİN MERKEZİNDEKİ KARA DELİK GÖZLEMCİNİN YERİNE VE HIZINA GÖRE DEĞİŞİKLİK ARZ EDECEKTİR. EĞER BENİM BU TEZİM DOĞRU İSE KARA DELĞİN ÇAPI ONA YAKLAŞIRKEN KÜÇÜK UZAKLAŞIRKEN BÜYÜK OLACAKTIR. BELKİ UZAKLIK ÖLÇÜMÜNE BİR REFERANS DAHA ÇIKAR.

    Belki de bu galaksilerin tek taraflı jetleri güçlendikçe ışık hızında dahi yol alabileceklerdir. Belki de ışık hızında yol alanları bile vardır. Hem bu şekilde galaksiler uzayda yüksek hızlarda dolaşarak etkileşime girmemiş olan maddeler ile hem de diğer maddeleri toplayarak kütleleri artmaktadır. Bu sayede uzay temizlenmektedir. Diğer galaksiler ile de çarpışarak yeni oluşumlara da neden olmaktadırlar.

    IŞIK HIZI İLE GİDEN BİR ARAÇTAN GERİ İSTİKAMETE BİR IŞIN İLE BİRLİKTE BİR BİLGİ IŞIK HIZINDA BIRAKILIR İSE O BİLGİYİ BİRİLERİ BULANA KADAR VEYA ETKİLEŞİME GİRENE KADAR ORDA DURACAKTIR. (EVRENE GÖRE KONUMUNU BU ARACIN SIFIR KABUL EDERSEK Kİ BU MÜMKÜN DEĞİLDİR. ÖLÇMEKTE İMKANSIZDIR.) KARA DELİKLERDE GERÇEKLEŞEN OLAY UFKUDA TAM DA BUDUR. KARA DELİĞİN ÇEKİM GÜCÜ İLE IŞIGIN KAÇIŞ GÜCÜ DENKTİR. IŞIĞIN KAÇIŞ HIZI SANİYEDE ARTI DEĞER OLARAK HAREKET ETMEYE BAŞLADIĞINDA OLAY UFKU GÖRÜNMEYE BAŞLAR. ZAMANLA FELAN ALAKASI YOKTUR. BİR NESNE OLAY UFKUNU GEÇMEDEN ÖNCEDE O NESNEDEN ÇIKAN IŞINLARIN HIZLARI AZ OLACAĞINDAN NESNE KIRMIZIYA KAYARAK OLAY UFKUNUN BİTTİĞİ YERDE YOK OLUR.

    EVREN VE ZAMAN NE EĞİLMEKTE NEDE BÜKÜLMEKTEDİR. EVRENİN ZAMANI HER YERDE AYNI OLARAK GEÇMEKTEDİR. KARA DELİKTE OLAN BİTEN SADECE FİLMİN YAVAŞ VEYA HIZLI SEYREDİLMESİ GİBİ BİRŞEYDİR. KARA DELİGE DÜŞEN NESNE HIZLANARAK YOLUNA DEVAM EDERKEN ATOMLARI FİZİK KURALLARI İÇİNDE MERKEZİNE DOĞRU İLERLERKEN YOĞUNLAŞMAYA VE METABOLİZMASI HIZLANMAYA DEVAM EDER. BU SÜREÇ YA KUASAR GİBİ BİR NETİCEYE VARIR YA DA PATLAR. BÜTÜN MADDE UZAYA SAÇILIR SÜREÇ YENİDEN BAŞLAR. ESASINDA BU SÜREÇ ZERREDEN BÜTÜNE DOĞRU OLAN BİR ÇÖKME OLAYIDIR. UZAY MADDENİN KÜMELENMESİNDEN DOLAYI BÜYÜYORMUŞ GİBİ BİR İZLENİM BIRAKMAKTADIR. YANİ ATOM BÜZÜŞMEKTEDİR. YANİ MADDENİN EN YOĞUN OLDUĞU YERDE EN KÜÇÜKTÜR MADDENİN YOĞUNLUĞUNUN EN AZ OLDUĞU YERDE DE ATOM BİLE DEĞİLDİR. BİRLEŞMEYE BAŞLADIKÇA ATOMUN ALT BİLEŞİKLERİNDEN BAŞLAYARAK İLK ÖNCE ATOMU DAHA SONRADA SIRASIYLA ELEMENTLERİ OLUŞTURUR. BENCE BU MADDENİN HALLERİ GİBİ ATOMUN HALLERİNDEN BAŞKA BİRŞEY DEĞİLDİR. BU ATOMUN HALLERİNİ BİLİM İLERLEDİKÇE BULACAĞIZ. UZAYDAKİ OLAYLARDA BU ATOMUN HALLERİNİ BİZE GÖSTERMEKTEDİR. EVREN BÜYÜMÜYOR BİZ KÜÇÜLÜYORUZ.
    KARA DEKLER BİZE ÇOK UZAKTA OLDUKLARINDAN MERKEZLERİNE YAKIN OLAN (OLAY UFKU) YERLERDEN ÇIKAN IŞINLARIN HIZLARI YAVAŞ OLACAĞI İÇİN BİZE ULAŞMADIKLARIDA BİR GERÇEKTİR. BU DEMEK OLUYORKİ KARA DELİĞE YAKLAŞTIKÇA OLAY UFKUNUN ÇAPI KÜÇÜLMEYE BAŞLAYACAKTIR. ÇÜNKÜ (BİZİM HIZIMIZ + BİZE YAKLAŞMAKTA OLAN OLAY UFKU FOTON HIZI) = TOPLAM HIZ BİZE BUNU SAĞLAR. KARA DELİKTEN BİZ UZAKLAŞMAYA BAŞLADIKÇADA TERSİ OLACAK KARADELİĞİN ÇAPI BÜYÜYECEKTİR. BUNU UZAYDA YOLCULUK YAPARKEN İLERDE ÖLÇEBİLİRİZ. BİZE YAKLAŞAN VEYA UZAKLAŞAN GALAKSİLERDE DE GÖZLEMLEYEBİLİRİZ. BU YÖNDE ÖLÇÜMLER YAPTIĞIMIZDA BENİM HAKLILIĞIMDA ORTAYA ÇIKACAK. BELKİDE KARA DELİĞE DOĞRU YOLCULUK YAPARKEN DELİĞİN İÇİNE DÜŞENE KADAR KARA DELİK OLDUĞUNUN FARKINA BİLE VARAMAYABİLİRİZ. ÇÜNKÜ FARK ETTİĞİMİZDE IŞIK GİBİ KAÇAMAYABİLİRİZ.

    CİSMİN MERKEZİNDE METABOLİZMA EN HIZLI SEVİYEDEDİR. EN DIŞTA İSE EN AZ. SEVİYEDEDİR. DÜNYA İÇİN BUNU İNCELERSEK DUNYANIN MERKEZİNE YAKLAŞTIKCA METABOLİZMA HIZLANACAĞI İÇİN SAAT DAHİL HER ŞEY DAHA HIZLI HAREKET EDER, DÜNYADA VE UYDULARDA ATOM SAATİ İLE ÖLÇÜLEN ZAMAN FARKLI İSE BU NEDENDEN DOLAYIDIR. ATOMLARIN KÜTLE ÇEKİMİ BİRBİRLERİNİ DAHA FAZLA ETKİLER. AMA BİZ SADECE DÜNYA İÇİNDE DEĞİLİZKİ EN YAKINIMIZDA DEVASA GÜNEŞ VAR. BİRDE GALAKSİMİZ VAR. BUNLARINDA DUNYADAKİ HER ATOMA UYGULADIKLARI BİR ENERJİ VARDIR. İZAFİYET TEORİSİNE GÖRE GALAKSİMİZİ ELE ALIRSAK EN DIŞ HALKASINDA YAŞLANMA YANİ METABOLİZMA EN AZ SEVİYEDE OLACAKTIR. AMA SİZE TAVSİYEM DAHA KÜÇÜK BİR GÜNEŞ İLE DAHA KÜÇÜK BİR DÜNYA BULMANIZI TAVSİYE EDERİM. 70 YILLIK ÖMRÜNÜZ GÜNEŞ SİSTEMİNDE BULUNAN DUNYADAKİ İNSANA GÖRE 140 YIL OLACAKTIR. HEM DÜNYADA HEMDE 140 YIL YAŞADIĞINIZ YERDE ZAMAN AYNI AKMIŞTIR SADECE OLAN SİZİN METEBOLİZMANIZ AĞIR ÇEKİM GİBİ YAŞADIĞI İÇİN DAHA UZUN SÜREDE YAŞLANMANIZDAN BAŞKA BİRŞEY DEĞİLDİR. ZAMANIN HIZI YAŞANANLARI ETKİLEMEZ. AĞIR ÇEKİM YAŞAM VARSA AĞIR ÇEKİMİ ALĞILAYAN ALGILARIMIZ VAR. YANİ SİZİNDE BENİM DE ALGILADIGIMIZ ZAMAN DA GÖRECELİDİR. AMA DÜNYAYA GELDİĞİNİZDE YAŞITLARINIZ ÖLMÜŞ VE ONLARIN TORUNLARI İLE AYNI METABOLİK YAŞLARDA OLMUŞ OLURSUNUZ, AMA KÂİNATIN ZAMANINDA DEĞİŞEN BİRŞEY OLMAZ. YANİ 140 YIL GEÇMİŞ OLUR.
    ZAMAN VE MEKAN NE EGİLİR NEDEN BÜKÜLÜR. BEN SİZE SÖYLEYEYİM. GEÇMİŞ ZAMANLARDA ANILARIMIZI ÖLÜMSÜZLEŞTİRMEK İÇİN ÇEKTİĞİMİZ RESİMLER 2 BOYUTLUDUR İŞTE ONLARI BÜKEBİLİRİZ. İŞTE O RESİMLERE BAKTIĞIMIZDA O ZAMANIN ANILARI İLE DUYĞULANDIĞIMIZDA ZAMAN EĞİLİR GEÇMİŞE GİDERİZ. GEÇMİŞE SADECE FOROGRAFLARDA GİDİLİR, GELECEĞİN ASLA FOTOĞRAFI DAHİ OLAMAZ.

    Şimdi bazı insanlar ışınlanmadan bahsetmektedirler. Bu ışınlanmanın hızı neye göre olacak hiç düşünmüyorlar. Şöyle ki Elektrik hızına göre mi? Radyo sinyallerine göre mi? neye göre hepsinin de bir hızı var ve aşağı yukarı ışık hızına yakın veya iki misli diyelim ve örnek verelim. Yani biz ışınlanacağız ve 100 milyar ışık yılı uzaklıkta bir yere 50 milyar ışık yılı sonramı varacağız. Yolda giderken başımıza neler gelecek acaba tek bütün olarak mı varacağız. 50 milyar yılda ne yenip ne içilecek vardığımız yer şu anda gördüğümüz yer mi? olacak. Bir çok soru insanın aklına geliyor. Belki ışınlanma MADDENİN DOLAŞIKLIK ÖZELLİĞİ KULLANILARAK KISA MESAFELERDE KULLANILABİLİR OLABİLİR UZUN MESAFEDE OLABİLMESİ İÇİN IŞIK HIZININ KATLARINCA HIZ YAPAN BİR ARAÇLA GİDİP ORDA O SİSTEMİN ALICI VERİCİSİNİ KURMAK GEREKİR. BUNUN İÇİNDE YİNE IŞIK HIZININ KATLARINCA UZAYDA YOL ALAN ARAÇLARA İHTİYAÇ VAR.

  3. ZAMANA FARKLI BİR BAKIŞ, zaman gelip geçen, öncesi ve sonrası olan bir şey değildir. zaman kesinlikle akmıyor, gelip geçmiyor. zaman; 3 boyuta ek olarak, 3 boyut içerisinde her türlü hareketi ve olayın olmasını sağlan şeydir. zaman olmazsa hiçbir şey hareket edemez ve hiçbir olay gerçekleşemez, oturduğumuz yerden kapıya kadar gitmemiz için zamana ihtiyacımız vardır. şöyle düşünün zaman;3 boyutlu mekan içerisinde her türlü olayın olmasını sağlayan şeydir. bir oda içerinden zamanı çıkarırsanız her şey donar kalır, elektronlar bile dönmez. dünyanın dönmesini, güneşin ve galaksilerin hareketini sağlıyor. uzaydan zamanı çıkarırsanız her şey donar (hareket edemez) kalır. siz bir kütlesiniz ve uzayda her yöne hareket edebilirsiniz, yani zamanın yönü yoktur, akıp gitmez, siz onun içinde dolaşırsınız, doğmanızı vücudunuzdaki kimyasal olayları, yaşlanmanızı ve ölmenizi sağlar. zaman uzayı doldurur. zamanda geriye doğru yolculuk imkansızdır. ileri doğru; ışık hızına yakın hareket ederek veya yer çekimini olağanüstü artırarak ileri gidebilir ama kesinlikle geri gelemezsiniz. SON OLARAK, ZAMAN AKMIYOR, BİZE HAREKET İMKANI SAĞLIYOR, HIZDAN VE YERÇEKİMİNDEN ETKİLENMESİ ZAMANIN; OLDUĞUNU VE FARKLI HIZ VE ÇEKİMLERDE FARKLI GEÇTİĞİNİ GÖSTERİR. IŞIK FOTONLARI DA IŞIK HIZINDA HAREKET ETTİĞİNDEN MİLYARLARCA SENE ENERJİLERİNİ KAYBETMİYORLAR YANİ ZAMANDAN ETKİLENMİYORLAR

  4. Zamanda yolculuk yapmak teorik olarak imkansızdır nedeni eğer zamanda yolculuk mümkün olsaydı gelecekten zamanımıza insanlar gelirdi.

  5. Zamanda yolculuk kesinlikle yapılabilir ve hatta yapılıyor bile en basitinden Güneş, kara delikler v.b. yapıyor.ayrıntılı bilgi facebook UZAY ARAŞTIRMALARI ve BİLİM grubunda slayt olarak bulunmaktadır. incelemenizi tavsiye ederim çok ilginç.

  6. zaman insanların söylediği yani uydurduğu bir kavramdır diyebiliriz zaman kavramı gerçekmi onu bile bilmiyoruz ama stephen hawking’in bununla ilgili harika açıklamaları var eğer stephen hawking belgesellerine bakarsanız herşeyi daha net anlarsınız.

    birde şöyle bir teori var zamada geçmişe gitseydin ve kendini yada babanı öldürseydin ne olurdu o zaman nasıl yolculuk yapmış olurdun yada seni kim vurmuş olurdu bunu bir düşünün

  7. Zamanda yolculuk yapılabilir. Hatta yapabilen atomlar bile var. Hatta ismi ‘SKEENS ATOMU’. Bir diğeri
    ‘ALFA IŞIN FOTONLARI’. Zamanda yolculuk yapmadan önce zamanın tanımını bilmemiz lazım. Zaman deniz gibi akışkan yön değiştirebilen bir varlıktır. Enerji değildir. Tek temas edebildiği şey ise ışıktır. Her şeye etki edebilir ama sadece ışığa temas edebilir. Hatta bence evrenin devamlılığı ve yok oluşunu sağlayan zaman ve ışıktır. Zaman ikiye ayrılır. ZAMAN ZAMANI ve UZAY ZAMANI. Zaman Zamanı enerjinin hızına bağlı olan kişisel saatlerden tamamen bağımsız bir zamandır. Uzay Zamanı ise evrenseldir değişmez ve saatlerin ta kendisidir. enerjinin hızı artarsa zaman zamanı yavaşlar, uzay zamanı aynı kalır. Yani cisim ışık hızına yaklaştıkça saatler 05:00 gösterirken onun yaşadığına göre saat 03:00 olacaktır. buda zamanda ileriye yolculuk demektir. Kesinlekle zamanda geriye yolculuk yapılamaz eğer yapılırsa ( yapılamaz ) zamanda geriye gidip zaman makinesini yapmadan önceki kendini vurabilir ve öldürür. Zaman makinesi böylece yapılmamış olur. Kısacası bir paradoks ortaya çıkar.

  8. “Yorumlarınızda lütfen Türkçe dil bilgisine önem verin.
    Konuyla alakası bulunmayan, dini içerikli yorumları sitemizde yeri olmadığını düşünerek yayınlamıyoruz.”
    Keşke bunlar gerçekten uygulansa

  9. Zamanda yolculukla ilgili problem, bunun mümkün olmaması değil, mevcut insan neslinin bunu kaldırabilecek düzeyde olmamasıdır.

  10. ne geçmişe nede geleceğe yolculuk etmek yani zamanı değiştirmek hiçbir kurala göre mümkün değildir. bilim bunu değiştiremez, zaman bilim değildir. bu hayal gücüyle inanmakla zekayla olacak birşey değil zaman bir obje,element,duygu,düşünce veya bir canlı değildir zaman sadece durduramadığımız sürekli ilerleyen saniyelerdir. zamanın neden ve nasıl ileriye doğru aktığını bile bilemezken birde geçmişe dönmekten bahsediliyor anlamıyorum herşeye ihtimal verebilirim uzaylılara efsanelere bile inanabilirim bunlarda mantık var ama bunu anlamıyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir